11. Hukuk Dairesi 2011/10436 E. , 2012/16338 K. MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ (SARIYER 1. SULH HUKUK MAHKEMESİ) Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 24. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/03/2011 tarih ve 2009/670-2011/139 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içer…
**11. Hukuk Dairesi 2011/10436 E. , 2012/16338 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ (SARIYER 1. SULH HUKUK MAHKEMESİ) Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 24. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/03/2011 tarih ve 2009/670-2011/139 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalıların bina maliki olduğu ve sigortalının aynı binada kiracı bulunduğu iş yerinde 10.09.2008 tarihinde yağan yağmur nedeniyle bina ortak yerlerinden su tahliye borularının tıkanması sonucu sigortalı iş yerine sirayet eden sular neticesi bowling salonu olan iş yerinde 2 adet elektronik aksamın arızalanması sonucu sigortalıya 30.04.2009 tarihinde 3.624 USD onarım tazminatı ödendiğini ileri sürerek bu miktarın faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, müvekkillerinin yapı sahibi olduğunu, binanın su kanal ve borularında hiçbir eksiklik ve teknik zorunluluklara aykırılık bulunmadığını, hasarın oluştuğu tarihte aşırı yağmur yağdığını, belediyeye ve iskiye ait yağmur suyu kanalları ve rögarların taştığını, bu zarardan müvekkillerinin sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığını, husumetin müvekkillerine yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacının sigortalısı şirketin davalılara ait taşınmazda kiracı olduğu, davalılara ait yapıdaki su borularının hatalı bir şekilde bina içinden geçirilmesi ve yetersiz şekilde yapılmış olmalarından dolayı davaya konu olan zararın meydana geldiği, yapım hatası ve noksanlığı ile oluşan zarar arasında nedensellik bağının bulunduğu, davalıların yapı sahibi olduğu, B.K.'nın 58. maddesine göre bir yapının sahibi o şeyin kötü yapılmasından ya da bakım noksanlığından doğan zararlardan sorumlu tutulduğu gerekçesiyle davanın kabulüne 3.624 USD alacağın 30.04.2009 tarihinden itibaren devlet bankalarının bu yabancı para ile açılmış mevduatlara ödediği en yüksek faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 241,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 16/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.