11. Hukuk Dairesi 2016/6317 E. , 2017/6785 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 15/12/2015 tarih ve 2014/19-2015/1112 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 28/11/2017 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılar vekili Av. ... ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve sür…
**11. Hukuk Dairesi 2016/6317 E. , 2017/6785 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 15/12/2015 tarih ve 2014/19-2015/1112 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 28/11/2017 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılar vekili Av. ... ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalı ... arasında acentelik sözleşmesi imzalandığını, borcun ödenmemesi üzerine sözleşmenin feshedildiğini, diğer davalıya ait taşınmazın da davacıya ipotek edildiğini, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yaptıklarını, takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini, icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiş, sonradan ıslah dilekçesiyle talebini alacak davasına dönüştürerek 97.037,49 TL'nin dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir. Davalılar vekili, İİK'nın 149/b maddesi uyarınca takip yapılabilmesi için alacağın muaccel olması gerektiğini, takipten önce müvekkillerine ihtarname gönderilmediğini, davacıya herhangi bir borçları olmadığını, bir kısım tahsilatların kredi kartıyla yapıldığını, poliçe kredi kartı ödeme formlarının davacıya gönderildiğini, davacının primleri kredi kartıyla tahsil ettiğini, belirlenen miktardan acente komisyonlarının mahsup edilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.