11. Hukuk Dairesi 2012/3629 E. , 2013/8809 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.11.2011 tarih ve 2011/32-2011/338 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 30.04.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... ve Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağ
**11. Hukuk Dairesi 2012/3629 E. , 2013/8809 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.11.2011 tarih ve 2011/32-2011/338 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 30.04.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... ve Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin ortağı olduğu davalı şirketin 08.07.2010 tarihli genel kurul toplantısında, bilanço kâr /zarar cetvelinin oylanması ve kabulü hakkındaki 5. gündem maddesi, yönetim kurulu ve denetim kurulunun oybirliği ile ibra edildiğine dair 6. gündem maddesi, yönetim kurulu seçimine dair 7. gündem maddesi ve murakıp seçimine dair 8. gündem maddesi ile alınan kararların yasaya ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek, iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, yapılan ceza yargılaması sonucunda davalı şirket genel kurul toplantısında esas alınan hazirun cetveli ile pay defterinin uyumlu olduğunun açıklığa kavuştuğu, TTK'nın 360. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hamile yazılı bir hisse senetleri sahiplerinin, rey haklarını umumi heyette kullanabilmeleri için, hisse senetlerini veya bunlara mutasarrıf olduklarını gösteren belgeleri, toplantı gününden bir hafta önce şirkete tevdie mecbur bulundukları, davacının elindeki hamile yazılı hisse senetlerini şirket yönetim kuruluna ibraz ederek giriş kartı almadığı ya da bu konuda mahkemeden alınmış herhangi bir kararı hükumet komiserine sunmadığı, kaldı ki davacının nama yazılı hisse senetleri yönünden toplantıya kabul edilmiş olduğu, davacının alınan kararlara TTK'nın 381. maddesi uyarınca muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirtmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava, davalı anonim şirketin 08.07.2010 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların iptali istemine ilişkindir. Davanın açıldığı ...Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 30.12.2010 tarih ve 2010/154 Esas, 262 Karar sayılı ilamı ile davalının süresinde yaptığı işbölümü itirazının kabulüne karar verilmiş, taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen bu karar üzerine, dosya kendiliğinden ... Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmiştir.Oysa işbölümü itirazının kabulü nedeniyle verilen gönderme kararı üzerine yapılacak işlemlerin, görevsizlik kararı üzerine yapılacak işlemlerden bir farkı bulunmayıp, işbölümü itirazının kabulüne karar veren mahkemenin, HUMK’nın 193. maddesine göre dosyayı kendiliğinden o mahkemeye gönderme yetkisi yoktur. Bu durumda davacının işbölümü itirazının kabulü nedeniyle verilen gönderme kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde gönderen veya gönderilen mahkemeye başvurarak davalıya tebligat yaptırması gerekmektedir. Aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verilir. Bu on günlük süre, gönderme kararı yüze karşı verilmiş ise kararın verildiği (tefhim edildiği) tarihten, yoklukta verilmişse tebliğ edildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Somut uyuşmazlıkta ise ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 30.12.2010 tarihli gönderme kararının taraf vekillerinin yüzüne karşı verildiği halde, davacı tarafından yasal süresi içinde tahrik dilekçesi verilmediği veya karşı tarafa tebligat yaptırılmadığı anlaşılmaktadır.Bu durum karşısında mahkemece, anılan husus üzerinde durulup, süresinde verilen bir tahrik dilekçesi yok ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmesine girişilip yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 2-Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.