4. Ceza Dairesi 2021/36214 E. , 2024/10571 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3518 E., 2019/3798 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Katılan ve vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebil
**4. Ceza Dairesi 2021/36214 E. , 2024/10571 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3518 E., 2019/3798 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Katılan ve vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesinin kararı ile sanığın hakaret suçundan beraatine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ve vekilinin temyiz isteklerinin özetle, sanığın sözlerinin kaba hitap, ağır eleştiri, sızlanma ve nezaketsiz sözler olma sınırını aştığına, sanığın dilekçesinin bütün olarak değerlendirilmediğine, eksik inceleme yapıldığına, sanığın ifadelerinin hakaret içerikli ve kasıtlı olduğuna, hakim ve Cumhuriyet Savcısına söylenebilecek en ağır sözler olduğuna, sözlerin Anayasa Mahkemesi ve A.İ.H.M. kararlarına göre de hakaret olduğuna, dilekçenin savunma hakkının kullanılması ile alakası olmayıp hakaret kastı ile verildiğine ve re'sen tespit edilecek nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1.Katılan Ve Vekilinin Belirttiği Hukuka Aykırılık Nedenleri Yönünden Yapılan İncelemede, Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, 5237 sayılı Kanun'un 128 inci maddesinde düzenlenen ve Anayasa'nın 36 ncı maddesiyle de güvence altına alınan iddia ve savunma dokunulmazlığı; şahısların yargı mercileri veya idari makamlar nezdinde, serbestçe ve hiçbir endişenin etkisi altında kalmaksızın haklarını özgürce iddia edebilmeleri veya kendilerini savunabilmeleri imkanının sağlanmasını ifade eder. Eğer böyle bir hak olmazsa, iddia ve savunma serbestçe yapılamayacak ve söylenmesi gereken, cezai yaptırıma maruz kalma korkusuyla ifade edilemeyeceğinden, yapılan yargılama sonucunda hedeflenen, “gerçeğe ulaşma” ve “adaletin gerçekleşmesi” de söz konusu olamayacaktır. Madde gerekçesinde de açıklandığı üzere; iddia ve savunma hakkının kullanılması bağlamında, kişiler açısından somut isnat ifade eder nitelikte maddi vakıaların ortaya konulması ya da kişilerle ilgili olumsuz değerlendirmelerde bulunulması mümkündür. Bu somut isnatlar veya olumsuz değerlendirmeler, iddia ve savunma hakkının kullanılmasıyla ilişkilendirilememesi durumunda, hakaret ve hatta iftira suçunu oluşturur. İddia ve savunma kapsamında, kişilerle ilgili olarak bulunulan somut isnatların yapılan olumsuz değerlendirmelerin uyuşmazlıkla ilişkili olması lazımdır ancak, uyuşmazlığın çözümü açısından faydalı olması aranmamalıdır. Somut uyuşmazlıkla bağlantılı olmayan isnatlar gerçek olsa bile iddia ve savunma dokunulmazlığının varlığından bahsedilemez. Keza, somut vakıalara dayansa dahi uyuşmazlıkla alakası olmayan olumsuz değerlendirmeler açısından iddia ve savunma hakkının kullanılması söz konusu değildir. Somut olayda; sanığın sunduğu dilekçesindeki sözler bir bütün olarak ele alındığında; katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp 5237 sayılı Kanun'un 128 inci maddesinde düzenlenen iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında kaldığı ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığının anlaşılması karşısında, Bölge Adliye Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu Maddesinde Sayılan Kesin Hukuka Aykırılık Halleri Gözetilerek Maddi Hukuka İlişkin Sair Yönlerden Yapılan İncelemede: Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sair sebeplerin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararında katılan ve vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2024 tarihinde karar verildi.