Hukuk Genel Kurulu 2006/139 E. , 2006/242 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki “Tapu iptali-Terkin“ davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Akşehir Asliye Hukuk Mahkemesince davanın Kısmen Kabulüne dair verilen 15.07.2004 gün ve 1999/541 E. 2004/633 sayılı kararın incelenmesi davalılar ve davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 1.Hukuk Dairesinin 22.12.2004 gün ve 2004/13765 -14224 sayılı ilamı ile, (...Dava, tapu iptal ve terkin ist…
**Hukuk Genel Kurulu 2006/139 E. , 2006/242 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki “Tapu iptali-Terkin“ davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Akşehir Asliye Hukuk Mahkemesince davanın Kısmen Kabulüne dair verilen 15.07.2004 gün ve 1999/541 E. 2004/633 sayılı kararın incelenmesi davalılar ve davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 1.Hukuk Dairesinin 22.12.2004 gün ve 2004/13765 -14224 sayılı ilamı ile, (...Dava, tapu iptal ve terkin isteklerine ilişkindir. Dosya içeriğinden,toplanan delillerden;çekişme konusu taşınmazların bir bölümünün 28.11.1997 tarih 5/3 sayılı İnançları Birleştirme Kararı uyarınca yapılan inceleme sonucu saptanan kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı anlaşıldığına göre, değinilen taşınmazlara yönelik davalının temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak,dava kısmen kabulle sonuçlandığı halde, ret ve kabul oranı gözetilmek suretiyle davacı yararına yargılama giden ve avukatlık parasına hükmedilmesi gerekirken, bu hususun düşünülmemiş olması doğru değildir. Davacı hazinenin bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü bozulmasına...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir. HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, tapu iptal ve terkin istemine ilişkindir. Davacı Hazine vekili; 3621 sayılı Kanunun 9. maddesi gereğince idare tarafından kıyı kenar çizgisi belirlenmiş olup; tapuda davalı adına kayıtlı bulunan 549,606,607,608 ve 611 parsel sayılı taşınmazların kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığını ileri sürerek, taşınmazların tapu kaydının iptali ile kıyı olarak kamuya terkinine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili; kıyı kenar çizgisinin belirlenmesine ilişkin idari işlemin davalıya bildirilmemesi nedeniyle itiraz edemediğini ve dava konusu taşınmazların tarım arazisi niteliğinde olduklarını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemenin; “dava konusu taşınmazların niteliğine yönelik olarak davalının devleti yanılgıya düşürecek kasıtlı davranışı bulunmayıp, taşınmazların kıyı vasfında olup olmadığının tespitinin teknik inceleme gerektirdiği; bu itibarla davalının, davanın açılmasına sebebiyet vermediği anlaşılmakla yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağı” gerekçesiyle; “ Dava konusu 606 ve 608 parsel sayılı taşınmaz yönünden açılan davanın kısmen kabulüne; dava konusu 549,607 ve 611 parsel sayılı taşınmazlar yönünden açılan davanın reddine; Yargılama giderlerinin davacı Hazine üzerinde bırakılmasına” dair verdiği karar, Özel Daire’ce yukarıda yazılı gerekçeyle bozulmuş; Yerel Mahkeme önceki gerekçesini tekrarla direnme kararı vermiştir.