T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/2238 - 2025/2522 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/2238 KARAR NO : 2025/2522 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 15/12/2021 NUMARASI : 2020/244 E. - 2021/439 K. DAVANIN KONUSU : Marka Başvurusunun Kısmen Reddine Dair YİDK Kararının İptali Dairemizce verilen 18/10/2024 tarih ve 202…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/2238 - 2025/2522 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/2238 KARAR NO : 2025/2522 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 15/12/2021 NUMARASI : 2020/244 E. - 2021/439 K. DAVANIN KONUSU : Marka Başvurusunun Kısmen Reddine Dair YİDK Kararının İptali Dairemizce verilen 18/10/2024 tarih ve 2022/1495 Esas 2024/1629 sayılı kararı Yargıtay, 11. Hukuk Dairesi'nin 11/09/2025 tarih ve 2025/490 Esas 2025/5300 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş olmakla dava Dairemizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 2018/68438 sayılı 16,35,36,37,41.sınıf emtialara ilişkin "..." ibareli marka başvurusuna, davalı Şirket'in 2007/53902 sayılı 36 ve 37.sınıflarda tescilli "..." ibareli markasına dayalı olarak itiraz ettiğini, müvekkilinin YİDK sürecinde kullanım ispatı talep ettiğini, Markalar Dairesi’nin davalının itiraza mesnet markasının kullanımının ispatlanmadığını kabul ederek itirazı reddettiğini, davalının bu karara itirazının dava konusu YİDK kararı ile itiraza mesnet markanın "inşaat hizmetleri" alanında kullanımının ispatlandığı belirtilerek kısmen kabul edildiğini, böylece marka başvurusunun nihai olarak kısmen reddedildiğini, ret gerekçesi markanın kullanımının ispatlanmadığını, sunulan kullanım delillerinin, başvuru tarihi 23.07.2018 ile bu tarihten geriye dönük beş yılın son günü olan 23.07.2013 arasındaki 5 yıllık süreçte ciddi markasal kullanımı ispata elverişli olmadığını ileri sürerek, dava konusu 2020-M-3413 YİDK kararının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı Şirket vekili, gerek müvekkilinin itiraza mesnet markasında gerekse dava konusu marka başvurusunda ayırıcı ve çekirdek unsurun “...” ibaresi olduğunu, bu nedenle karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, müvekkilinin 36 ve 37.sınıflarda tescilli 2007/53902 sayılı “...+şekil” markalarının tanınmış olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının "... " ibareli marka başvurusu ile davalının "...+şekil" ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik oluştuğu, davalı tarafından kullanım ispatı "inşaat hizmetleri " açısından yerine getirildiğinden bu hizmetler ile aynı ve ilişkili olan davacı markasının kapsamında olup da reddedilen " SINIF 37: inşaat hizmetleri, inşaat araç - gereçlerinin ve iş makinelerinin kiralanması hizmetleri " açısından kurum kararının yerinde olduğu, her iki markada "..." ibaresinin belirleyici unsur olarak ön plana çıktığı, davalı firmanın 2007/53902 sayılı markası açısından “inşaat hizmetleri”nde 6769 sayılı SMK 19 ve ilgili yönetmelik 29.ncu madde kapsamında ciddi kullanımını ispat ettiği, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu " SINIF 37: inşaat hizmetleri, inşaat araç - gereçlerinin ve iş makinelerinin kiralanması hizmetleri " için ayırdığı satın alma/yararlanma süresi içinde, davacının "... " ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalının "...+şekil" ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, 37.sınıftaki sayılan hizmetler açısından SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşullarının oluştuğu, Kurum kararının yerinde olduğu, başvuru markasının kapsamından çıkartılan ve inşaat hizmetleri ile ilişkili ve bağlantılı olduğu değerlendirilen SINIF 35: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Beton, alçı, toprak, kil, taş, mermer, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler: metalden olmayan binalar/yapılar, yapı elemanları, direkler, bariyerler, tabii veya sentetik ısı ile yapıştırılabilen kaplamalar, çatılar için ziftli kartonlar, ziftli kaplamalar, ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) açısından ise bu hizmetler ile 37.nci sınıftaki inşaat hizmetleri ilişkili ve bağlantılı hizmetler olmadığından ve ayrıca davalı taraf da bu hizmetlerde kullanım ispatı yerine getirmediğinden SMK 19/2 göndermesi ile SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşullarının oluşmadığından kurumun bu konudaki kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, dava konusu Türk Patent'in 2020-M-3413 sayılı YİDK kararının dava konusu edilen 2018/68438 sayılı markanın kapsamında yer alan 35. Sınıftaki "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Beton, alçı, toprak, kil, taş, mermer, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler: metalden olmayan binalar/yapılar, yapı elemanları, direkler, bariyerler, tabii veya sentetik ısı ile yapıştırılabilen kaplamalar, çatılar için ziftli kartonlar, ziftli kaplamalar, ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir." hizmetleri yönünden YİDK kararının iptaline, diğer kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı şirkete ait 2007/53902 sayılı “...” markasının dava konusu başvuru tarihinden geriye doğru beş yıllık süre içerisinde ciddi markasal kullanımının ispatlanmadığını, dosya kapsamında karşıt görüşle rapor düzenleyen marka ve patent vekili bilirkişinin de bu görüşte olduğunu, aksi yönde görüş açıklayan bilirkişilerin ise bu alanda uzman olmadıklarını, YİDK nezdinde süresinden sonra sunulan kullanım delillerine itibar edilemeyeceğini, davalı Şirket'e ait marka ile müvekkiline ait markanın farklı olduğunu, aralarında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, ilgili sınıftaki tüketici kesiminin dikkat ve özen seviyesinin yüksek olması sebebiyle markaları karıştırmayacağını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı Şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, başvuru konusu “... üsküdar+şekil” markası ile müvekkilinin 36 ve 37. sınıflarda tescilli 2007/53902 sayılı “...+şekil” markasının benzer olduğunu, aralarında SMK 6/1 uyarınca ortalama tüketici nezdinde benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğunu, itiraza mesnet markalarının kullanımının ispatlandığını, davacı şirketin marka başvurusunun müvekkili Şirket'in projelerinin devamı niteliğinde algı oluşturduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markalarının 35.5 sınıftaki hizmetler bakımından da benzer olduğunu, aralarında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından alınan kararın 35.sınıf bakımından iptaline neden olan ilk derece mahkemesi kararının hatalı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Dairemizin 18/10/2024 tarih, 2022/1495 Esas, 2024/1629 Karar sayılı kararında özetle, Yerel Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesine gelince; taraflar arasındaki uyuşmazlığın, redde mesnet "...+şekil" ibareli markanın "inşaat hizmetleri" bakımından kullanımının ispatlanıp ispatlanmadığı, buna göre dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında, başvuru kapsamından çıkarılan 35 ve 37. sınıfta yer alan hizmetler yönünden SMK'nın 6/1. maddesi uyarınca iltibas koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında olduğu, SMK'nın 19/2. maddesi "6. maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir." hükmünü havi olduğu, dava konusu YİDK kararı ile redde mesnet marka sahibinin sunduğu delillere göre redde mesnet 2007/53902 sayılı markanın tescilli bulunduğu 37. sınıf "inşaat hizmetleri"nde kullanıldığı kabul edilerek, dava konusu başvuru kapsamından anılan hizmetler ile bu hizmetlere benzer bulunan 35.5 sınıfta yer alan bir kısım hizmetlerin çıkarıldığı, dava, dava konusu başvuru sahibi tarafından bahsi geçen YİDK kararının iptali istemiyle açıldığına göre, uyuşmazlığın, redde mesnet markanın "inşaat hizmetleri"nde kullanıldığının ispatlanıp ispatlanmadığı, sonucuna göre redde mesnet markanın iltibas değerlendirmesinde dikkate alınıp alınamayacağı incelenmek suretiyle çözüme kavuşturulması gerektiği, redde mesnet marka sahibi davalı şirketin, davacının başvuru sürecindeki kullanım ispatı talebi üzerine markanın kullanımı ile ilgili sunduğu delillerden olan faturaların birçoğunun kullanımın ispat edilmesi gereken 23.07.2013-23.07.2018 tarih aralığında olmadığı, ayrıca itiraz gerekçesi markayı içermediği, 11.10.2010 tarih ve 825024 sayılı faturada “...” ibaresinin yer aldığı ancak tarih itibariyle red gerekçesi markanın kullanım ispatı olarak kabul edilecek şartları taşımadığı, diğer faturalarda “...” ibaresinin yer aldığı, tanıtım araçlarının bir kısmında, markasal kullanım bulunmaktaysa da tarih bulunmadığı, bir kısmında ise sadece www.....com alan adının bulunduğu, tanıtım araçlarının çoğunun da, faturalarda olduğu gibi “...” ibaresini içerdiği, bu delillerin de tarihsiz olduğu, bahsi geçen delillerin redde mesnet markanın "inşaat hizmetleri" bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanıldığını ispatlamaya yeterli olmadığı, redde mesnet marka sahibi davalı şirketin, Markalar Dairesi Başkanlığı'nın kararına itiraz dilekçesi ekinde kullanımla ilgili sunduğu yeni delillerin süresinden sonra ibraz edilmesi nedeniyle dikkate alınması mümkün olmadığı gibi, sunulan tüm deliller değerlendirildiğinde dahi kullanımın ispatlanamadığı, bu duruma göre, davalı şirket'in kullanımını ispatlayamadığı 2007/53902 sayılı markasının SMK'nın 6/1. maddesi kapsamında iltibas değerlendirmesinde dikkate alınması mümkün bulunmadığından dava konusu YİDK kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, mahkemece "inşaat hizmetleri" bakımından kullanımın ispatlandığı kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar, verilmiş, karar davalılar vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmiştir. YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİNİN 11/09/2025 TARİH VE 2025/490 ESAS 2025/5300 KARAR SAYILI İLAMININ ÖZETİ: Dairemiz kararının davalılar vekilleri tarafından temyizi üzerine anılan Yargıtay ilamı özetle, davacının marka başvurusuna konu "..." ibareli marka ile itiraz gerekçesi "..." ibareli markanın, “...” kelime unsurunu ortak olarak içermeleri nedeniyle görsel ve işitsel yönden iltibasa yol açabilecek düzeyde benzer oldukları, bilirkişi raporundaki çoğunluk görüşünde de isabetle belirtildiği üzere dosyadaki bilgi ve belgeler, inşaat sektörünün mahiyeti gereği bir bütün olarak değerlendirildiğinde, söz konusu yatırımların yıllara yaygın maliyeti yüksek, markasal kullanımın aktif olarak başlayabilmesi için de uzun bir inşaat, taahhüt ve pazarlama süresi gerektiren emtialarla ilgili olduğu, davalı tarafın ibaresini davacı taraftan daha önce ihdas ederek, inşaat hizmetleri bakımından fiili olarak kullandığı, firmanın Ankara’da bu ismi/markayı taşıyan konut projeleri yaptığı ve tamamladığı, her ne kadar sunulan delillerin büyük bir bölümünde tarih bilgisi mevcut olmasa da veya bazı reklam/tanıtım materyallerinde isimli proje ile ilgili tarihler belirtilen tarihlerden öncesine ya da sonrasına ilişkin yani somut olayda kullanımın ispatlanmasının gerektiği zaman diliminin dışında olsa da sunulan tüm deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde, itiraz sahibi tarafından yapılan inşaat projesine ilişkin basında çıkan haberlerin bir bölümünün başvurudan önceki beş yıllık zaman dilimi içinde kaldığı görülmekle, itiraz gerekçesi markanın tescil kapsamında yer alan hizmetlerden ‘inşaat hizmetleri’ bakımından kullanımının ispatlandığı kabul edilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığı" gerekçesiyle Dairemiz kararının davalılar yararına bozulmasına karar verilmiştir. GEREKÇE : Dava, marka başvurusunun kısmen reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dairemizce usul ve yasaya uygun bulunan bozma ilamına uyulmuştur. Dairemizce uyulmasına karar verilen bozma ilamında da açıklandığı üzere, davacı şirketin dava konusu "... " ibareli marka başvurusu ile davalının "...+şekil" ibareli tescilli markası arasında, başvuru kapsamında çıkarılan uyuşmazlık konusu mal ve hizmetler yönünden, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, dava konusu başvuruya ilişkin işlem dosyasına davalı Şirket tarafından sunulan kullanım delillerinin, davalı Şirketin redde mesnet 2007/53902 sayılı markasının kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden, inşaat sektörünün yıllara yayılan üretim süreci dikkate alındığında, ciddi kullanım olarak ispata yeterli deliller olarak değerlendirildiği ve sonuçta itiraza mesnet 2007/53902 sayılı markanın tescil kapsamında yer alan 37.sınıf "inşaat hizmetleri" bakımından kullanıldığını kanıtladığı, dava konusu YİDK kararı ile başvuru markasının kapsamından çıkarılan 35 ve 37.sınıf hizmetlerin, davalı markasının kullanımının ispatlandığı 37. sınıf "inşaat hizmetleri" ile benzer olduğu, aynı tüketici kitlesine hitap ettikleri gibi birbirlerini bütünleyici/ tamamlayıcı hizmet niteliği taşıdıkları, nitekim Yargıtay 11. Hukuk 2022/4968-2024/1277 E/K sayılı ilamında da aynı hususların kabul edildiği, bu bağlamda dava konusu YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 54,40-TL harçtan mahsubu ile bakiye 561,00-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 5-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 360,00-TL posta masrafı, 220,70-TL istinaf yoluna başvurma harcı, 2.107,80-TL temyiz kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 2.688,50-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı Kurum'a verilmesine, 6-Davalı ... Yapım Yatırım ve İşletme A.Ş tarafından istinaf aşamasında yapılan 65,00-TL posta masrafı, 220,70-TL istinaf yoluna başvurma harcı ve temyiz aşamasında yapılan 2.107,80-TL temyiz kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 2.393,50-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, 7-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333), 8-Davacıdan alınması gereken 615,40-TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL harcın, davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 9-Davalı ... peşin olarak alınan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde anılan davalıya iadesine 10-Davalı ... Yapım Yatırım ve İşletme A.Ş'den peşin olarak alınan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde anılan davalıya iadesine, 11-Davalılar kendilerini istinaf aşamasında vekille temsil ettirdiklerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T' nin 2/4 maddesine göre hesaplanan 22.000,00-TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, Dair, duruşmaya katılan davalı şirket, davalı ... vekilinin yüzlerine karşı, diğer tarafın yokluğunda, yapılan açık yargılama sonucunda 24/12/2025 tarihinde HMK 361 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 24/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/01/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.