11. Hukuk Dairesi 2009/1078 E. , 2010/6521 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 2.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.09.2008 tarih ve 2007/914 - 2008/1965 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları …
**11. Hukuk Dairesi 2009/1078 E. , 2010/6521 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 2.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.09.2008 tarih ve 2007/914 - 2008/1965 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin 08/12/2006-08/12/2007 tarihleri arasında işyeri sigorta poliçesi ile sigortalı işyerinin, 04/01/2007 tarihinde davalı kuruma ait Halit Ziya Sokak üzerinde bulunan ana şebeke su borusunun patlaması sonucu hasara uğradığını, müvekkili şirketçe yaptırılan ekspertiz incelemesi sonucu hasarın davalının ana şebeke su borusunun patlaması sonucu oluştuğu ve 1.598,00 YTL hasar meydana geldiği tespit edilerek 13/03/2007 tarihinde hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, TTK'nun 1301. maddesi gereği müvekkili şirketin sigortalısının haklarına halef olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.598,00 YTL hasarın ödeme tarihi 13/03/2007'den itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davaya bakmakla görevli mahkemenin İdare Mahkemeleri olduğunu, meydana gelen zarar ile müvekkili idare eylemi arasında bir illiyet bağı bulunmadığını, davacının sigortaladığı işyerinin bulunduğu binanın imara aykırı, iskansız kullanma izni olmayan bir bina olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı kuruma ait ana şebeke temiz su borusunun patlaması sonucu sızan suların davacı sigortalıya ait işyerine dolarak işyerindeki eşyaların hasara uğramasına sebebiyet verdiği, sigortalı işyerinin tapu kayıtlarına göre vasfı depo (dükkan) olarak kullanıma ayrıldığı, sokak temiz su şebekesinin davalının sorumluluğunda olduğu ve bakım ve onarım yükümlülüğü bulunduğu, bu nedenle aşırı şekilde toprağa karışan suların işyerinin bodrum katına sızmasında ve oluşan hasarda sigortalının herhangi bir kusuru olmadığı gerekçesiyle meydana gelen zararın 1.580,00 YTL olması nedeniyle bu miktar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 08,45 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 07.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.