7. Hukuk Dairesi 2011/4429 E. , 2011/8400 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava; taşınmaz üzerinde bulunan muhtesatın mülkiyetinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece; davalı ... ile miras bırakan ... ... arasında görülen müdahalenin men'i ve ecrimisil davası sonunda davalının bir kısım muhtesatları yaptığının mah
**7. Hukuk Dairesi 2011/4429 E. , 2011/8400 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava; taşınmaz üzerinde bulunan muhtesatın mülkiyetinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece; davalı ... ile miras bırakan ... ... arasında görülen müdahalenin men'i ve ecrimisil davası sonunda davalının bir kısım muhtesatları yaptığının mahkemece belirlendiği bu nedenle davalının hapis hakkını kazandığı, önceki günlü bu kararın davanın tarafları ve külli haleflerini bağlayacağı, davacının davasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç ve gösterilen gerekçe davanın niteliğine ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir. Dosya içeriğinden, tarafların ortak miras bırakanı ... ... adına kayıtlı, ortaklığın giderilmesi davasına konu 1283 ada 16 parsel sayılı taşınmaz üzerinde biri ... Sokağa bakan 4 kapı numaralı bina, diğeri ... Sokağa bakan 3 kapı numaralı bina olmak üzere 2 ayrı bina bulunduğu, davacının ... Sokağa bakan 4 kapı numaralı binada bulunan 2. normal kattaki 2 dairenin kendisi tarafından yapıldığını öne sürerek mülkiyetinin kendisine ait olduğunun tespiti istemiyle görülen davayı açtığı, davaya konu dairelerin ortak miras bırakanın sağlığında 1976/1977 yıllarında yapıldığı, davalılardan ... tarafından ortak miras bırakan aleyhine Gaziosmanpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1993/158 esas sayılı dosyasında açılan mülkiyet tespiti davası ile yine ortak miras bırakan tarafından davalılardan ... aleyhine aynı mahkemenin 1993/994 esas sayılı dosyasında açılan elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davasının ise ... Sokağa bakan 3 kapı numaralı binadaki daireler olduğu, yapılan yargılama sonucunda mahkemece mülkiyet tespiti davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, elatmanın önlenmesi davasının ... yararına hapis ... tanınmak suretiyle kabulüne, ecrimisil davasının reddine karar verildiği, kararın tebliğe çıkartılmaması nedeniyle elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemiyle açılan dava sonunda verilen kararın kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Taşınmazın elbirliği halinde mülkiyet esaslarına tabi olması ve mirasçıların birlikte hareket etmeleri zorunluluğu nedeniyle davalı olan mirasçılardan bir kısmının davayı kabulünün hukuksal sonuç doğurmayacağı, bu beyanın diğer mirasçıları bağlamayacağı doğrudur. Ne var ki, mirasçıların birkaçının bu şekildeki beyanı davanın kabulü yönünden bir hukuki sonuç doğurmasa da maddi vakanın ikrarı niteliğinde olduğundan kendilerini bağlar ve davada delil oluşturur. Ortak miras bırakan ile davalılardan ... arasında daha önce görülen davalara konu dairelerin aynı daireler olmadığı, bunların farklı binalarda bulunan farklı daireler olduğu, verilen hükmün de kesinleşmediği gözetildiğinde elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davası sonucunda verilen hükmün görülen davada kesin hüküm oluşturmayacağı ve bu nedenle de tarafları bağlamayacağı da kuşkusuzdur. Muhtesat tespiti davalarında iddianın yazılı belge ile ispatı zorunluluğu bulunmadığından davacının iddiasının ispatı için inşaat sözleşmesi, fatura fiş gibi belge sunamaması, yine proje ve inşaat ruhsatının tapu maliki adına düzenlenmesi zorunluluğu bulunduğundan binanın röleve projesinin ortak miras adına düzenlenmiş olması da sonuca etkili bulunmadığından mahkemenin bu konuda gösterdiği gerekçeler yerinde değildir. Davalılardan ... ve ... ...’in davacı tarafından emek harcanıp masraf yapılarak davaya konu dairelerin davacı tarafından meydana getirildiğini belirtip açılan davayı kabul ettikleri, davacı tanıklarından ...’un da davaya konu dairelerin davacı tarafından meydana getirildiğini belirterek davacı iddiasını doğruladığı, diğer davacı tanıklarının ise dairelerin kim tarafından meydana getirildiği konusunda bilgi sahibi olmadıkları, davaya konu dairelerin yapıldığı 1976/1977 yıllarından ortak miras bırakanın öldüğü 2005 yılına kadar yaklaşık 30 yıl kadar dairelerden birinde davacının oturduğu, diğerini kiraya vererek tasarruf ettiği, ortak miras bırakan ile davacı arasında bu süre içinde dairelerin aidiyeti konusunda bir uyuşmazlık da çıkmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece açıklanan bu olgulara değer verilerek davacının iddiasını kanıtladığının kabul edilmesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 684. maddesi hükmünde, bir şeye malik olan kimsenin o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olacağının, 718. maddesi hükmünde de arazi üzerindeki mülkiyetin kullanılmasında yarar olduğu ölçüde üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını da kapsayacağının, bu mülkiyetin kapsamına yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynakların da gireceğinin açıklanması karşısında taşınmaz üzerinde bulunan bina, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhtesatların mülkiyetinin kural olarak arzın mukadderatına tabi olacağı, muhtesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemeyeceği, aksine bir hüküm bulunmadıkça muhtesatların mülkiyetinin taşınmazın malik veya maliklerinden başka birisine veya maliklerden bir veya birkaçına ait olduğunun tespitinin dava edilemeyeceği gözetilerek davanın kısmen kabulü ile davaya konu dairelerin davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmekle yetinilmesi, davacının mülkiyet tespiti isteminin ise reddine karar verilmesi gerekirken delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yersiz gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi isabetsiz, davacı ...’in temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan 108,40 TL temyiz harcın istek halinde davacıya iadesine, 22.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.