11. Hukuk Dairesi 2020/5458 E. , 2022/2601 K. "" MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUKDAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 05.03.2020 tarih ve 2018/550 E- 2020/146 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nce verilen 09.06.2020 tarih ve 2020/394 E- 2020/387 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca inc…
**11. Hukuk Dairesi 2020/5458 E. , 2022/2601 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUKDAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 05.03.2020 tarih ve 2018/550 E- 2020/146 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nce verilen 09.06.2020 tarih ve 2020/394 E- 2020/387 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 29.03.2022 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkili şirket ile davalı banka arasında gram altın limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığını, diğer davacıların da bahsi geçen kredi sözleşmesinin müteselsil kefili olduklarını, düzenli ve eksiksiz ödemeler yapılmasına karşın davalının kredi hesabını kat ederek bakiye borcun 24 saat içinde ödenmesinin istendiğini, kat işleminin taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine aykırılık taşıdığını, hesap kat koşullarının gerçekleşmediğini, daha öncesinde bildirimde bulunmaksızın hesabın kat edilerek bakiye borcun istenmesinin iyi niyet kurallarıyla da bağdaşmadığını, öte yandan kredi evrakları arasında imzalanan teminat senedi vasfındaki boş senedin davalı banka tarafından kötü niyetle ve taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı şekilde doldurulmak suretiyle icraya konulduğunu, takibe konu borcu fazlasıyla karşılayacak ipoteğin bulunmasına karşın kambiyo senedine istinaden takip yapılmasının doğru olmadığını, müvekkillerinin taksitleri ödeme talebinin de reddedildiğini ileri sürerek takip dosyasında davalıya borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, dava konusu senedin teminat senedi olmayıp kredi borcunun ödenmesi amacıyla verildiğini, davalıların sözleşmeye aykırı şekilde kuyumculuk faaliyetlerini terkedip kredi taksitlerini vadesinde ödememesi nedeniyle sözleşmeye istinaden hesabın kat edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, kredi ilişkisinin kat edilerek ödenmeyen borç için yasal takibe geçilmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı, davalı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur.