T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA N : 2023/419 Esas KARAR NO : 2025/1733 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/720 Esas - 2021/797 Karar TARİHİ:01/12/2021 DAVA İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 23/10/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yol…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA N : 2023/419 Esas KARAR NO : 2025/1733 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/720 Esas - 2021/797 Karar TARİHİ:01/12/2021 DAVA İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 23/10/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davalı firmadan mal/hizmet alımları sebebiyle alacaklı olduğunu, alacağın ödenmesi için Çatalca 1.Noterliğinin 26.06.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile istenmiş olmakla beraber verilen süre içerisinde müvekkil şirkete ödeme yapılmadığını, müvekkili şirketin alacağının ödenmemesi sebebiyle İstanbul 7. İcra Müdürlüğünün ... Esas Numaralı dosyasından genel haciz yolu ile icra takibi başlatılmış olduğunu, davalının takibe itiraz ettiği ve takibin durdurulduğunu, arabuluculuğa başvurulduğu fakat uzlaşma sağlanamadığını, bu nedenle itirazın iptalini isteme zarureti hasıl olduğunu, Cari Hesap, fatura, irsaliye ve diğer müvekkil şirket defter kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesiyle müvekkilin davalıdan alacaklı olduğunu, davalı itirazlarının haksız ve mesnetsiz olduğu, itirazın alacağın tahsilini geciktirmek amaçlı kötü niyetli olarak yapıldığı, itirazın iptali gerektiği davalının itirazlarının tümünün iptalini, davalı borçlunun 420 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Gaziosmanpaşa 1. İcra ve İstanbul 7. İcra Müdürlüklerine mükerrer İcra takibi yapıldığını, 1.İcra dosyasına yapılan itirazın kaldırılması için 6 aylık sürede itirazın kaldırılması davası açılmadığını, yıllık sürede de itirazın iptali davasının açılmadığını, bu nedenle davacı tarafin İstanbul 7. İcra Müdürlüğü dosyası üzerinden itirazın iptali davasını açmaya hakkı bulunmadığını, dava şartının yerine getirilmediğini, konu hakkında Yargıtay 15. HD2004/1784 E ve 2004/4153 karar sayılı ilamın ekte olduğunu, davacı tarafın cari hesap alacağına istinaden takip başlatmış ise de bu takibin haksız olduğunu, açılan davanın esas yönünden de reddi gerektiği, davacı tarafın aralarındaki anlaşmaya sadık kalmadığını, bazı birim fiyatları anlaşmaya aykırı olarak yüksek tuttuğu, davalının da aralarındaki anlaşmaya aykırı olarak fatura edilen farkları 31.05.2018 tarih ve 108678 nolu fatura ile davacıya fatura ettiğini, bu faturanın davacı tarafça iade edildiği ve iade ihtarnamesine cevaplarının ekte olduğunu, davacı tarafla davalı taraf arasında 0.1 mm Kuvars Kumun birim fiyatını 29,50 TL üzerinden anlaşılmasına rağmen 07.01.2018 den 24.02.2018'e kadar alman toplam 939,78 ton kumun birim fiyatını 31,00 TL den fatura edildiğini, bu durum davacı şirket yetkilisine iletildiğinde yapılan yanlışlığın sonraki aylarda mahsup edileceğini bildirdiği fakat sonraki aylarda böyle bir mahsup yapılmadığını, 24.02.2018 den sonra faturaların anlaşılan birim fiyattan alındığının görülebileceğini, ... nakliye birim fiyatı 600 TL iken 09.10.2017 ve 13.11.2017 de 750 TL alındığını, Çilingir-Alibeyköy arası nakliyeyi 07.12.2017 tarihli faturada 3 sefer, 28.11.2017 tarihli faturada 5 sefer olmak üzere birim fiyat 500 TL fatura edildiğini, oysa 400 TL olması gerektiğini, ... nakliyesi ise 650 TL yerine 850 TL olarak fatura edildiğini, Çatalca'ya 8 sefer 400 TL iken 600 TL fatura edildiğini, 3. Davacı tarafça 19.03.2018 tarih ve 000256 nolu sevk irsaliyesi ile gönderilen 27.08 ton ... ile 06.04.2018 tarih ve 008369 nolu sevk irsaliyesi ile gönderilen 26.30 ton ... olmak üzere toplam 53,38 ton iade edilmiş olmasına rağmen davacı tarafça fatura edildiği, bu iade ile ilgili evraklar sunulduğunu, davalı müvekkili tarafından düzenlenen 31.05.2018 tarihli fatura her ne kadar davacı tarafça iade edilmiş olsa da fatura da son 4 ürünün davacı tarafa teslim edildiği, depo çıkış fişlerinin bulunduğunu, teslim alan kişinin davacı taraf adına ... plakalı araç şoförü Muammer adlı kişi olduğunu, izah edilen nedenlerle açılmış bulunan haksız ve hukuki olmayan davanın öncelikle mükerrerlik nedeniyle dava şartı yokluğundan reddini, bu mümkün olmazsa esastan reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 01/12/2021 tarih ve 2019/720 Esas - 2021/797 Karar sayılı kararında; ".....İddia, savunma, dosya içeriği deliller ve alınan bilirkişi raporlarına göre; dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında açık hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın İİK’ nın 67. maddesi gereğince iptali istemine ilişkindir. Dava konusu olayda, takip açık hesap alacağına dayalı olarak başlatılmış, davalı taraf icra takip dosyasına sunduğu dilekçesinde takibin tamamına itirazda bulunmuştur. Bu durumda ispat yükü genel karine gereğince davacı taraf üzerindedir. Davacı taraf takipte dayandığı alacağına konu edilen hizmeti sunmuş olduğunu dava değeri de değerlendirilerek HMK’nın 200/1 maddesi gereğince yazılı delillerle ispat etmelidir. Mahkememizce dosyanın bilirkişiye tevdii üzerine, taraf şirketlerin ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda, davacı şirkete ait 2018 yılı ticari defterlerinin davalı şirkete ait 2018-2019 yılına ait ticari defterlerin TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, sahibi lehine delil teşkil edebileceği, davacı tarafın 31.12.2018 tarihi itibariyle davalı taraftan 27.574,86 TL alacaklı olduğunu, davalı tarafın 31.12.2018 tarihi itibariyle davacı tarafa 60.354,33 TL borçlu olduğunu, davalı tarafça 2018 yılında verilen 3 adet çekin 2018 Ticari defterleri yerine 2019 ticari defterlerine kayıt edildiği bunun sonucunda 20.01.2019 tarihi itibariyle 11.645,87 .-TL fazla ödeme yaptığını, davalı ve davacı tarafça düzenlenen ve detayları raporun 4.bölümünde açıklanan faturaların kabülü halinde, davacı tarafın, davalıdan 11.461,88.-TL alacağının bulunduğu tespitinde bulunmuştur. Anılan bu tespitler kapsamında dava konusu somut olay değerlendirildiğinde, davacı şirkete ait 2018 yılı ticari defterlerinin davalı şirkete ait 2018-2019 yılına ait ticari defterlerin TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, sahibi lehine delil teşkil edebileceği, Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda, davacı şirketin incelenen ticari defterlerinde davalı ile hesap hareketlerini 12000276 nolu alıcılar hesap kodunda takip etmekte olduğu, davacı tarafça düzenlenen faturaların bu hesabın borcuna, davalı tarafça yapılan ödemelerin ise bu hesabın alacağına kaydedildiği, davalı tarafça düzenlenen 31.05.2018 tarih ... nolu 16.112,98-TL lik faturanın davacı hesaplarına kayıt edilmediği ve davacı tarafın 31.12.2018 tarihi itibariyle davalı taraftan 27.574,86 TL alacak bakiyesi olduğu, davalı tarafça düzenlenen 31.05.2018 tarih ... nolu 16.112,98-TL bedelli faturanın davacı yan ünvanına düzenlendiği, faturanın davalı yan ticari defterlerinde olmasına rağmen davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, faturayı oluşturan sevk irsaliyeleri incelendiğinde teslim eden ve teslim alan imzasının bulunduğu, iade edilen kumların 53,38 ton yapmakta olduğu ve faturadaki miktar ile uyumlu olduğu, dosyada 3 adet depo çıkış fiş örneğinin bulunduğu teslim eden ve teslim alan imzasının bulunduğu ve 34 LT 0191 plaka bilgisinin bulunduğunun tespit edildiği, bu hali ile 31.05.2018 tarih ... nolu 16.112,98-TL bedelli fatura nedeniyle davalının teslim yükümlülüğünü yerine getirdiğinin ticari defter, sevk irsaliyeleri, depo çıkış fiş örnekleri ile kanıtlandığı görülmüştür. Davacı tarafın ticari defterlerine göre davalı taraftan alacaklı olduğu tespit edilen 27.574,86-TLden, davalı tarafça düzenlenen 16.112,98-TL bedelli fatura bedeli mahsup edildiğinde davacının davalıdan 11.461,88-TL alacağının bulunduğu, davalı tarafından borcun ödediğine dair dava değeri de gözetilerek HMK 200/1 maddesi gereğince aynı kuvvet ve mahiyette herhangi bir belge ve delil de sunmadığı, ayrıca taraflar tacir olduğundan 3095 sayılı 2/2.maddesi uyarınca değişen oranlarda avans faizi talep edebileceği kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.Davacı alacağı likit nitelikte olup, davalının itirazında haksız bulunduğu anlaşıldığından İ.İ.K.nun 67/2. maddesi hükmü gereğince takdiren kabul edilen asıl alacak miktarın %20'si oranında icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması gerekmiştir. " gerekçesi ile, ''1-Davanın KISMEN KABULÜNE, davalının İstanbul 7. İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı takibine yaptığı itirazın 11.461,88-TL asıl alacak yönünden İPTALİNE, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık değişen oranlarda avans faizi ile takibin DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin reddine,2-Hükmolunan 11.461,88-TL.nin % 20 si oranında 2.292,37-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin davalı ... İnşaat Taahhüt Sanayi Ticaret Ltd. Şti'den mal / hizmet alımları sebebi ile doğan alacağının ihtarname ile istenmiş olmasına rağmen ödenmemesi üzerine İstanbul 7. İcra Müdürlüğünün ... Esas numaralı dosyasından genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlattığını, davalı borçlunun borca, anaparaya, faize ve borcun tüm ferilerine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalının defterlerini usulüne aykırı tutmuş olduğunun ortaya çıktığını, kök bilirkişi raporunda davalı tarafın borçlu olduğunun raporda ortaya çıktığını, zira davalının kök rapora karşı itirazlarında herhangi bir somut iddia ortaya koyamadan yalnızca borçlu olmadıkları için rapora itiraz ettiklerini belirttiğini, Bilirkişi raporunda davalı tarafın önce yine davalı tarafından sunulan 2018 yılına ait ticari defterlerin TTK ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun olarak tutulduğu belirtilirken yine bilirkişi raporunun aynı sayfasında "...Davalı tarafça 2018 yılında verilen 3 adet çekin 2018 ticari defterleri yerine 2019 ticari defterlerine kayıt edildiği..."nin belirtildiğini, önceki bilirkişi raporunda bu yönden açık bir çelişki bulunmadığını, davalı tarafın ticari defterlerinde 2018 yılında verilen çeklerin 2019 yılında kaydedilmesinin öncelikle ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmadığını gösterdiğini, usulüne uygun olarak tutulmayan ticari defterlerin ise huzurda görülen bu davada ispat kabiliyeti olmadığını ve hükme esas alınamayacağını, Bilirkişi ek raporunun "sonuç" bölümünde 31.05.2018 tarihli 16.112,98-TL tutarlı ve yalnızca davalı kayıtlarında bulunan bir fatura hesaplamaya dahil edilerek söz konusu fatura müvekkil şirket kayıtlarında bulunsa idi ne şekilde bir borç-alacak ilişkisi olacağına dair afaki bir hesaplamaya gidildiğini, davalı şirketin ticari kayıtları usulüne uygun olarak tutulmadığını, ayrıca müvekkil şirket kayıtlarında bulunmayan ve davalı tarafından belgelendirilmemiş bir faturadan sorumlu tutulmalarının hukuka aykırı olduğunu, söz konusu 31.05.2018 tarihli 16.112,98-TL tutarlı ve yalnızca davalı kayıtlarında bulunan faturayı hiçbir şekilde kabul etmediklerinin beyan edildiğini, söz konusu faturanın davalı tarafından usulüne aykırı ve kötüniyetli olarak düzenlendiğini, buna ilişkin bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, Bilirkişi ek raporunun 4. sayfasında "...Davacı tarafın aşağıdaki cari hesap ekstresine göre 10/07/2018 tarihi itibariyle 52.574,86-TL davalı taraftan alacaklı olduğu, daha sonra 25/09/2018 tarihinde Davalı taraftan 25.000,00-TL'lik çek alındığı ve 31.12.2018 tarihi itibariyle 27.574,86-TL alacaklı olduğu..." denildiğini, bilirkişi raporunda da açıkça belirtildiği gibi müvekkil şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun olduğunu, müvekkil şirket tarafından dava konusu icra takibine konu edilen alacağın bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi belgeleriyle sabit olduğunu, Müvekkil şirketin defter ve kayıtları usulüne uygun olduğunu, ancak davalının defterlerinin usule uygun tutulmadığını, bir takım faturaların bilinçli olarak farklı zamanlarsa kaydedilerek yanıltma yoluna gidildiğini, ancak bu itirazlarının mahkemece değerlendirilmediğini, İddiasını ispatlamakla yükümlü olan müvekkilden rapora teknik yönden yapılan itirazlarının dikkate alınmadığını, gerekçeli kararda da belirtildiği üzere müvekkilin ispat yükü üzerinde olan taraf olduğunu, müvekkilin ticari defterleri usule uygun tutulmuşken davalının defterlerinde çelişkiler olduğunun dikkate alınmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, taraflar arasındaki ticari satım ilişkisine dayalı bakiye cari hesap alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine davalı borçlunun itirazı üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı tarafça, davalı hakkında İstanbul 7. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra dosyası ile; 27.574,86 TL.cari hesaptan kaynaklı asıl alacak, 256,66 TL. İhtarname masraf alacağı, 2.223,61 TL. İşlemiş faiz olmak üzere toplam: 30.055,13 TL. alacağın tahsili talebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibe davalı/borçlunun itirazı üzerine eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.Davacı ve davalı şirketin ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle düzenlenen mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen kök raporda; Davacı ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davalıdan 27.574,86 TL. Alacaklı olduğu, davalı ticari defterlerine göre ise davalının 11.645,67 TL. Davacıdan alacaklı gözüktüğü, davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve davacı ticari defterlerinde kayıtlı 14/04/2018 - 30/04/2018 - 07/05/2018 - 14/05/2018 - 15/05/2018 - 22/05/2018 - 23/05/2018 tarihli toplam 23.106,52 TL. Miktarlı 7 adet faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalı tarafça davacı adına düzenlenen ve davalı defterlerinde kayıtlı 31/05/2018 tarihli 16.112,98 TL. Bedelli iade faturasının davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı, taraf ticari defterleri arasındaki farkın bu faturalardan kaynaklandığı belirtilmiştir.Mahkemece 05/03/2021 tarihli duruşmanın 1 nolu ara kararı ile; Davacı vekiline, bilirkişi raporunda ayrıntılı dökümü yapılan 7 adet toplamda 23.106,52.-TL'lik faturaların davalıya tebliğine ve fatura konusu malların teslim edildiğine ilişkin delil ve belgelerini sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verildiği, davacı vekili ara karar doğrultusunda uyap sisteminden 12/03/2021 tarihinde gönderdiği dilekçe ile;'' ...Fatura konusu mallardan bir kısmı nakliye bedeli olduğundan onlara ait bir sevk irsaliyesi söz konusu değildir. Zira nakliye bedelinin bir sevki söz konusu olamaz. Ancak taşınabilir bir mal olan ... faturalarına dair sevk irsaliyeleri mevcut olup 117508 numaralı fatura yalnızca nakliye bedeli olduğundan sevk irsaliyesi bulunmazken diğer fatura numaralarına istinaden sevk irsaliyeleri ek olarak dilekçemiz ekinde ibraz ediyoruz...,'' şeklinde beyanda bulunduğu ve dilekçe ekinde sevk irsaliyelerini ibraz ettiği, anlaşılmıştır.Mahkemece 02/06/2021 tarihli duruşma ara kararı uyarınca bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verildiği, bilirkişi ek raporunda; Taraflarca düzenlenen faturaların kabulü halinde davacı ticari defterlerine göre davacının davalıdan 11.461,88 TL. Alacaklı olduğu, davalı ticari defterlerine göre ise davalının davacıya 11.460,85 TL. Borçlu olduğu belirtilmiştir.Mahkemece, bilirkişi ek raporu doğrultusunda taraflarca düzenlenen faturalar kabul edilerek yukarıdaki gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, davalı tarafından davacı adına düzenlenen 31.05.2018 tarihli 16.112,98-TL tutarlı iade faturası incelendiğinde; Faturanın muhteviyatının , "... Farkı, ... Nakliye Farkı, ... ... Yapım Nakliye Farkı, ... Nakliye farkı, Çatalca nakliye farkı, nakliye, ... iadesi, 8x12 film bordür, 8cm kilit taşı gri, 12x16 yol brodürü, Palet" olduğu, davalı taraf cevap dilekçesi ile; Davacı tarafın aralarındaki anlaşmaya sadık kalmayarak bazı birim fiyatları anlaşmaya aykırı olarak yüksek tuttuğunu, aralarındaki anlaşmaya aykırı olarak fatura edilen farkları 31.05.2018 tarih ve 108678 numaralı fatura ile davacıya fatura ettiğini belirtmiş ise de, dosya kapsamına göre taraflar arasında düzenlenmiş ve dosyaya sunulu herhangi bir sözleşmeye rastlanamadığı, bundan dolayı ürünlerin birim fiyatları ve nakliye birim fiyatları konusunda herhangi bir delil olmadığı, davalı faturası davacı tarafça kabul edilmeyerek iade edildiğinden ispat yükünün davalı üzerinde olduğu, davalı tarafça da ürün birim fiyatları ve nakliye birim fiyatlarının ne kadar olduğuna ilişkin delil ibraz etmediğinden iade faturasına konu '' ... Farkı, ... Nakliye Farkı, ... ... Yapım Nakliye Farkı, ... Nakliye farkı, Çatalca nakliye farkı, nakliye,'' açıklamalı iadelerin davalı tarafça ispat edilemediği, iade faturası içeriğinde belirtilen ''... iadesi, 8x12 film bordür, 8cm kilit taşı gri, 12x16 yol brodürü, Palet'' açıklamalı ürünlerin iadesine ilişkin davalı tarafça sevk irsaliyesi ve depo teslim fişi ibraz ettiği, mahkeme gerekçesinde de ayrıntılı açıklandığı üzere iade faturası içeriğinde belirtilen toplam 5.865,00 TL. Miktarlı ürünün davacı tarafa iade edildiğinin tespit edildiği, bu durumda davalı tarafça düzenlenen 31.05.2018 tarihli 16.112,98-TL tutarlı iade faturasının muhteviyatına göre ''... iadesi, 8x12 film bordür, 8cm kilit taşı gri, 12x16 yol brodürü, Palet'' açıklamalı ürünlerin iadesine ilişkin 5.865,00 TL iade faturasının ispat edildiği halde ''... Farkı, ... Nakliye Farkı, ... ... Yapım Nakliye Farkı, ... Nakliye farkı, Çatalca nakliye farkı, nakliye, '' açıklamalı iadelerin davalı tarafça ispat edilemediği, buna göre 31.05.2018 tarihli 16.112,98-TL tutarlı iade faturasının (16.112,98TL - 5.865,00 TL. = ) 10.247,98 TL. Yönünden haklı olarak düzenlendiği davalı tarafça ispat edilemediği, bu tespitlere göre mahkemece (11.461,88 + 10.247,98 = ) 21.709,86 TL. Yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken yukarıdaki gerekçe ile 11.461,88 TL. üzerinden kısmen kabul kararı verilmesi yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, Dairemizce, 21.709,86 TL asıl alacak üzerinden davanın kısmen kabulü yönünde yeniden karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; A-Davacının istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ İLE,İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/12/2021 tarih ve 2019/720 Esas - 2021/797 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle, 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE,Davalının İstanbul 7. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine yaptığı itirazın 21.709,86 TL. asıl alacak yönünden İPTALİNE, Takibin 21.709,86 TL. asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık değişen oranlarda (takip talebindeki talep edilen oranı geçmemek üzere ) avans faizi ile birlikte DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin reddine,2-Hükmolunan 21.709,86 TL. alacağın % 20'si oranında 4.341,97-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 1.483,00-TL nispi karar ve ilam harcından, dava ilk açılırken davacı taraftan peşin alınan 362,99.-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.120,01 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan 362,99.-TL peşin harcın, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan 44,40.-TL başvurma harcı, 800,00.-TL bilirkişi masrafı ve 120,50.-TL posta giderleri olmak üzere toplam 964,50.-TL yargılama giderinin, davadaki kabul ret oranına göre 694,44-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan giderin davacı üzerinde bırakılmasına,6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'deki esaslara göre kabul edilen miktar üzerinden hesap ve taktir olunan 21.709,86.-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,8-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'deki esaslara göre ret edilen miktar üzerinden hesap ve taktir olunan 8.345,27.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,9-İstanbul Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00.-TL arabuluculuk tarife bedelinin, davadaki kabul ret oranına göre 950,40.-TL'nin davalıdan, 369,60.-TL'nin ise davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, İSTİNAF YÖNÜNDEN: 10-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 11-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL istinaf karar harcının talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, 12-Davacı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 109,00 TL dosya masrafı olmak üzere toplam 601,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 13-Davalı tarafından sarfedilen yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,14-Artan gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine,15-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,16-Kararın tebliğ ile harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 23/10/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.