Hukuk Genel Kurulu 2015/3550 E. , 2019/748 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Taraflar arasındaki “tespit” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mersin 4. İş Mahkemesince davanın reddine dair verilen 26.06.2014 tarihli ve 2012/664 E., 2014/222 K. sayılı kararın davacı vekilince temyizi üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 19.01.2015 tarihli ve 2014/24876 E., 2015/716 K. sayılı kararı ile; “...Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde…
**Hukuk Genel Kurulu 2015/3550 E. , 2019/748 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Taraflar arasındaki “tespit” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mersin 4. İş Mahkemesince davanın reddine dair verilen 26.06.2014 tarihli ve 2012/664 E., 2014/222 K. sayılı kararın davacı vekilince temyizi üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 19.01.2015 tarihli ve 2014/24876 E., 2015/716 K. sayılı kararı ile; “...Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Davalı işverenlere ait işyerinde, 12.01.2000-26.01.2012 tarihleri arasında hizmet akdine tabi olarak geçen ve davalı Kuruma bildirilmeyen çalışma sürelerinin tespitine ilişkin davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanunun 86. maddesi olup anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar, kamu düzeni ile ilgili olduğundan, özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde, kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. İnceleme konusu davada; Mahkeme, davacının, 12.01.2000-26.01.2012 tarihleri arasındaki davalı iş verenlere ait iş yerindeki çalışmalarının kesintili olduğu ve ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş ise de, dosyada yer alan bilgi ve belgeler karar vermeye elverişli görünmemektedir. Bu bakımdan, Mahkemece, davacının bu döneme ilişkin olarak vergi ve oda kaydının bulunup bulunmadığı, 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olup olmadığı araştırılmalı, davacının serbest hamal mı, yoksa, işverene hizmet akdiyle bağlı olarak çalışan bir işçi mi olduğu saptanmalı, davacının kendi nam ve hesabına bağımsız çalışıp çalışmadığı bu yönde piyasa hamallarının bağlı bulunduğu Serbest Hamallar Odası veya Yük Taşıyıcıları Odası vs. gibi bir oda veya dernek varsa davacının kaydı olup olmadığı sorulmalı, davalı işverenlerin vergi kayıt ve faaliyeti ile tescil durumları ilgili vergi dairesinden ve ticaret sicili memurluğundan araştırılmalı, böylece, davalı işverenlerin arasında hukuki ilişki olup olmadığı da saptanmalı, toplanan tüm kanıtlar değerlendirildikten sonra, elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir...” gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir. HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki belgeler okunduktan sonra gereği görüşüldü: