İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/04/2026 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin, yolcu olarak bulunduğu, davalı şirkete Karayolu Yolcu Taşımacıl…
8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/79 KARAR NO: 2026/576 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 14/06/2022 NUMARASI: 2016/1093 Esas - 2022/657 Karar DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/04/2026 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin, yolcu olarak bulunduğu, davalı şirkete Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Poliçesi ile sigortalı ...plaka sayılı minibüs seyir halinde iken, 17.10.2014 tarihinde, ... plakalı resmi aracın çarpması ile meydana gelen trafik kazası neticesinde yaralandığını ve sürekli maluliyetinin oluştuğunu, kaza tarihinden iyileşme tarihine kadar bir çok masraf yaptığını, bunların tamamının belgelendirilmesinin mümkün olmadığını, davalı ... tarafından uzlaşma teklif edilmiş ise de önerilen tazminat miktarının çok düşük olması nedeniyle anlaşma sağlanamadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile (belirsiz alacak) 500,00-TL tedavi gideri, 1.000,00-TL geçici iş göremezlik ve 1.000,00-TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 2.500,00-TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 10.03.2020 tarihli dilekçe ile, maddi tazminat taleplerini 175.000,00-TL'ye artırdıklarını bildirmiştir.Davalı ..., davaya karşı cevap dilekçesi sunmamış, yargılama aşamasında sunduğu beyan dilekçeleri ile davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesince, ATK tarafından düzenlenen 23/05/2019 tarihli raporda, davacının, %16.2 (yüzdeonaltınoktaiki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin 17/10/2014 tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, 10/02/2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda, kazanın meydana gelmesinde, davalı şirkete sigortalı, ... plaka numaralı minibüsün dava dışı sürücüsü ...'in birinci derecede ve %70 oranında, ... resmi plaka numaralı aracın dava dışı sürücüsü ...'ün ikinci derecede ve takdiren % 30 (yüzde otuz) oranında kusurlu olduğu, davacının, %16,2 maluliyetine ilişkin maddi zararının 215.594,37 TL olduğu, davacının hesaplanan maddi tazminatından davalı ... tarafından sigortalanan araç sürücüsünün %70 kusur yansıtılması ile davacının davalı ... şirketinden talep edeceği maddi tazminatının (215.594,37 TL x %70 kusur oranı) 150.916,06 TL olacağı, davalı şirketin 09/12/2015 tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edileceği şeklinde görüş bildirildiği, söz konusu bilirkişi heyeti raporunun kusur yönünden denetime elverişli ise de, tazminat hesabı yönünden denetime elverişli olmaması sebebiyle yeni bir heyetten rapor alındığı, 23/11/2021 tarihli yeni bilirkişi heyeti kök raporunda, davacının talep edebileceği tazminat bulunmadığı görüşünün bildirildiği, söz konusu rapora davacı tarafça itiraz edilmesi üzerine, davacının maluliyet durum ve oranının ferdi kaza sigortası genel şartlarına göre yeniden tespiti için yeniden rapor alındığı ve ATK tarafından düzenlenen 14/06/2021 tarihli raporda, Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları A.3.2 maddesinin klinik olarak maluliyet oranı tespitine ilişkin bir barem olmadığı, sigorta teminatı içinde tazminatın yüzde (%) olarak ne kadarının kazalıya ödeneceğine ilişkin bir sigorta sözleşmesi listesi olup tıbbi maluliyet oranı ile ilgili olmadığı dolayısıyla kişinin maluliyetine neden olan Travma Sonrası Stres Bozukluğunun söz konusu sözleşmede tam karşılığı bulunmamakla birlikte “Şifa bulmaz akli denge bozukluğu” teminat kalemi üzerinden kıyasen değerlendirilebileceği kanaatinin bildirildiği, "Şifa bulmaz akli denge bozukluğu” teminat kalemi yönünden oran belirlenmesi için Adli Tıp Uzmanı bilirkişinin görüşüne ihtiyaç duyulması üzerine, daha önce rapor sunan Adli Tıp Uzmanı ile aktüer bilirkişisinden oluşan heyetten alınan 09/01/2022 tarihli ek raporda, kişide tespit edilen psikiyatrik arazın şifa bulmaz akıl hali ...%100 e kıyasen değerlendirildiğinde; Adli Tıp Kurumu’nun maluliyet raporunda takdiren uyguladığı indirim oranında 3/7 olarak değerlendirilmesinin uygun olacağı ve talep edebileceği maddi tazminatın 75.000,00-TL olabileceği, tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılandığı, karşılanmayan tedavi giderine ilişkin belge sunulmadığı kanaatinin bildirildiği, Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası yönünden, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ile buna bağlı Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden sonra düzenlenen 25.03.2004 tarihli Genel Şartlar A.3.2 maddesi 1.fıkrasında, hangi zarar durumunda veya organ kaybında ne oranda tazminat ödeneceğinin tablo halinde gösterildiği, bu sigorta türünün sigortalı olarak gösterilen yolcu, sürücü ve sürücü yardımcıları yararına yapılmış bir ferdi kaza meblağ (can) sigortası olduğu, poliçede yazılı maluliyetin gerçekleşmesi halinde, iş görmezlik halinin oluştuğu organ veya organlar dikkate alınarak, sigorta bedelinin poliçede belirlenen oranı dâhilinde ödeme yapılması gerektiği, buna göre Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortasında sadece daimi sakatlık zararının teminat altında olduğu, 09/01/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda adli tıp uzmanının teknik yönden değerlendirme ve tespitinin, kaza sonrası davacıda oluşan kaza ile illiyeti olan yaralanmaların, tespit edilen sakatlık oranı ve Genel Şartlar'a ekli cetvellere göre kıyasen belirlenmesi ve 3/7 olarak tespit edilen oran üzerinden yapılan tazminat hesabı yönüyle denetime elverişli olduğu, davacı tarafın ıslah talebine göre davanın kısmen kabulü gerektiği, davacı tarafça davalı ... şirketine yapılan başvuruda maluliyete ilişkin usulüne uygun sağlık kurul raporu bulunmaması sebebiyle belirlenen tazminata dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği, davacının geçici iş göremezlik talebinin teminat dışında kaldığı, ...'ya tedavi bedellerinin yansıtıldığı, bunun dışında yapılan tedavi giderlerini ispata elverişli belge sunulmadığı gerekçesi ile; "1-Davanın KISMEN KABULÜ ile 75.000,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatının dava tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Geçici iş göremezlik ve tedavi giderleri talebi yönünden davanın REDDİNE" karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekilinin istinaf nedenleri; kusur tespitine ilişkin rapora bir diyecekleri olmadığı, müvekkilinin zararının tespiti yönünden alınan aktüer bilirkişi ve doktor bilirkişi tarafından düzenlenen raporun ise hüküm kurmaya elverişli olmadığı, ATK tarafından, müvekkilinin rahatsızlığının "şifa bulmaz akli denge bozukluğu" teminat kalemi içerisinde değerlendirilebileceği bildirildiği göz önüne alındığında bilirkişi tarafından kıyas yapılırken indirim oranının 3/7 olarak belirlenmesinin hatalı olduğu, söz konusu indirim oranının yüksek olduğu, bilirkişi heyeti ek raporuna itirazları doğrultusunda ek rapor alınması gerektiği hususlarına ilişkindir. Davalı vekilinin istinaf nedenleri; davanın, davacı ...'a velayeten açılmasına, davacı ...'ın yargılama aşamasında reşit olmasına ve asaleten vekaletname sunmasına rağmen gerekçeli karar başlığında davacı olarak babası ...'ın gösterilmiş olmasının, tazminatın adı geçen kişi adına takdir edilmesi sonucunu doğurduğu, hükme esas alınan ATK raporu ve bilirkişi raporunun hatalı olduğu, müvekkiline, şifa bulmaz akli denge bozukluğu maddesi uygulanmak suretiyle sorumluluk yüklenmiş ise de, davacının, kazanın meydana geldiği 2014 tarihinden sonrasında psikolojik tedavi kaydı bulunmadığı, davacının beyanlarına dayanılarak uyum bozukluğu bulunabileceğinin bildirildiği, davacının, bir kez muayenesi ile depresif uyum bozukluğu nedeniyle oran verilebileceği düşüncesinin tıbben doğru olmadığı, davacının rahatsızlığının sürekli olup olmadığının da belirsiz olduğu, hükme esas alınan bilirkişi heyeti ek raporunda tıbbi tespitler bakımından, davacıdaki maluliyetin kıyasen 3/7 olarak belirlenmesinin hatalı olduğu, söz konusu oranın teminat limitinin yaklaşık %43'üne denk geldiği, ancak bilirkişi tarafından herhangi bir tıbbi bilgi ve belge yokken sadece ATK raporuna dayanılarak hatalı oran belirlendiği, düzenlenen bilirkişi heyet asıl ve ek raporunda psikiyatri alanında uzman doktor bulunmadığı hususlarına yöneliktir. Dava, trafik kazasına bağlı cismani zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası, yolculuğun başlangıcından bitişine kadar, otobüsün içinde veya dışında, otobüs hareket halinde iken veya değilken, yolculuk sırasında veya bekleme, duraklama ve mola yerlerinde karşılaşılabilecek her türlü kazalara karşı, sigortalılar (yolcular, sürücüler ve yardımcılar) yararına taşımacı tarafından yaptırılması zorunlu bir kaza (can) sigortası olup, kazanın oluşunda taşımacının yada sürücü ve yardımcılarının bir kusurları bulunmasa bile, ölümlerde sigorta poliçesinde yazılı tutarın tamamı, bir zarar (destekten yoksunluk) hesabı yapılmaksızın, ölen kişinin mirasçılarına eksiksiz ve kesintisiz olarak; yaralanmalarda beden gücü kayıp oranına göre zarar gören kişilere ödenir. Ödenecek tazminat miktarı yönünden “zarar sigortası - tutar (meblâğ) sigortası” ayrımında Zorunlu Koltuk Sigortası bir “tutar (meblâğ) sigortası”dır. Zarar sigortasında sigortacının ödeyeceği tutar, “sigorta değeri” ya da “sigorta poliçesinde yazılı tutar” olmayıp, sigortalının ya da üçüncü kişinin uğradığı “zararın tutarı”dır. Meblâğ sigortasında ise, sigortacı, sigorta ettirilen kişinin zarara uğraması durumunda, somut zarar ne olursa olsun, sigorta sözleşmesinde belirlenen tutarı (meblâğı), başka bir deyişle, sigorta poliçesinde yazılı olan “sigorta bedelini” eksiksiz ve tam ödemek zorundadır. 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ile buna bağlı Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden sonra düzenlenen 25.03.2004 tarihli Genel Şartlar A.3.2 maddesi 1.fıkrasında: “Bu sigorta ile teminat altına alınan bir kaza, sigortalının kaza tarihinden itibaren iki yıl içinde sakatlığına yol açtığı takdirde, tıbbi tedavinin sona ermesi ve sakatlığın kesin olarak tespiti sonucunda, sakatlık tazminatı aşağıda belirtilen oranlar dahilinde kendisine ödenir.“ denildikten sonra hangi zarar durumunda veya organ kaybında ne oranda tazminat ödeneceği (01.07.2006 tarihinden itibaren) tablo halinde gösterilmiştir. Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinde; ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 05.04.2019 tarihli 6309 karar sayılı raporda, davacının yapılan göz muayenesi ile psikiyatrik muayenesi neticesinde, %16,2 oranında sürekli maluliyeti bulunduğunun bildirildiği, mahkemece, koltuk ferdi kaza poliçesi genel şartları gereğince maluliyet oranın belirlenmesinin talep edilmesi üzerine düzenlenen ATK 2. İhtisas Kurulu'nun 21.05.2021 tarihli 8941 karar sayılı raporunda da; davacının, trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının sorulduğu üzere Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları A.3.2 maddesinin klinik olarak maluliyet oranı tespitine ilişkin bir barem olmadığı, sigorta teminatı içinde tazminatın yüzde (%) olarak ne kadarının kazalıya ödeneceğine ilişkin bir sigorta sözleşmesi olup, tıbbi maluliyet oranı ile ilgili olmadığı dolayısıyla, kişinin maluliyetine neden olan travma sonrası stres bozukluğunun söz konusu sözleşmede tam karşılığı bulunmamakla birlikte "Şifa bulmaz akli denge bozukluğu" teminat kalemi üzerinden kıyasen değerlendirilebileceği kanaatinin bildirildiği, ilk derece mahkemesince, hükme esas alınan, 09.01.2022 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda da, kişide tespit edilen "şifa bulmaz akli denge bozukluğu" arazının, Genel Şartlar A.3.2 maddesi gereğince teminat karşılığının %100 olduğu, buna göre ATK raporu ile belirlenen travma sonrası stres bozukluğunun kıyasen değerlendirilmesi neticesinde, ATK raporunda maluliyet oranına uygulanan 3/7 indirim oranının uygulanmasının yerinde olacağı, buna göre davacının (175.000,00-TLx3/7) 75.000,00-TL tazminat talep edebileceği kanaati bildirildiği ve mahkemece ek rapor hükme esas alınarak karar verildiği görülmüştür. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesine dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, denetime ve hüküm vermeye elverişli, gerekçeli ve açıklayıcı nitelikteki ATK 2. İhtisas Kurulu'nun 21.05.2021 tarihli 8941 karar sayılı raporu doğrultusunda, davacının, davaya konu kaza neticesinde oluşan travma sonrası stres bozukluğu nedeniyle maluliyetinin, Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları A.3.2 maddesinde belirtilen "şifa bulmaz akli denge bozukluğu" teminat kalemi üzerinden kıyasen değerlendirilmesinde isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin bu hususa yönelik istinaf talepleri yerinde değildir. Ancak, hükme esas alınan 09.01.2022 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda, Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları A.3.2 maddesinde belirtilen "şifa bulmaz akli denge bozukluğu" teminat kaleminin karşılığı %100 maluliyet üzerinden kıyasen 3/7 oranında indirimin yapılması gerektiği ve davacının 75.000,00-TL tazminat talebinde bulunabileceği kanaati bildirilmiş ve mahkemece de bu doğrultuda karar verilmiş ise de, somut olaya özgü koşullar, dosya kapsamı ile bu hususa ilişkin yerleşik yargısal içtihatlar göz önüne alındığında uygulanan oranın fazla olduğu, yerleşik yargısal içtihatlar kapsamında bir oran belirlenmesi gerektiği, bu oranında da % 25 olmasının hakkaniyete uygun olacağı sonucuna varılmıştır. Hal böyle olunca da, davalı vekilinin bu hususa isabet eden istinaf talebi yerinde olup, davacı vekilinin istinaf talebi ise yerinde değildir. Bundan ayrı, eldeki dava, davacı ...'a velayeten açılmış olup, davacı yargılama aşamasında reşit olmuştur. Bu durumda, davacının, yargılama aşamasında reşit olduğu gözden kaçırılarak gerekçeli karar başlığında, davacı olarak ... yerine, davayı velayeten açan babasının adına yer verilmesi de hatalı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin HMK m. 353/1-b/1 hükmü gereğince esastan reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairece tespit edilen hukuka aykırılıklar yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HMK m. 353/1-b/2 hükmü gereğince, davacının travma sonrası stres bozukluğundan kaynaklanan maluliyetinin Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları A.3.2 maddesinde belirtilen "şifa bulmaz akli denge bozukluğu" teminat kalemi üzerinden kıyasen değerlendirildiğinde, davacının maluliyetinin %25 oranında olduğu kabul edilerek, davanın kısmen kabulü ile, (175.000,00-TLx25/100) 43.750,00-TL tazminatın dava tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, geçici iş göremezlik ve tedavi giderleri talebi yönünden davanın reddine karar vermek suretiyle yeniden esas hakkında hüküm kurmak gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/İstanbul ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../06/2022 tarih ve 2016/.... Esas 2022/... Karar sayılı kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE, davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KISMEN KABULÜNE, (HMK.m.353/1-b/2) 2/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde davalı tarafa İADESİNE, 3/İstinaf yasa yoluna başvuran davacıdan alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 651,30-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, 4/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 5/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı ve davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerinde bırakılmasına, 6/İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..../06/2022 tarih ve 2016/... Esas- 2022/.... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 7/Davanın KISMEN KABULÜ ile 43.750,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatının dava tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, a/Geçici iş göremezlik ve tedavi giderleri talebi yönünden davanın REDDİNE, b/Alınması gerekli 2.988,56-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 29,20-TL harç ile 2.946,00-TL tamamlama harcının mahsubu ile eksik kalan 13,36-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, c/Davacı tarafça başlangıçta yapılan 33,50-TL gider ile yargılama aşamasında yapılan 2.668,60-TL olmak üzere toplam 2.702,10-TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 675,53-TL yargılama gideri ve peşin yatan harç gideri 2.975,20-TL'nin toplamı olan 3.650,73-TL yargılama giderinin davalı tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı yan üzerinde bırakılmasına, d/Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 43.750,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, e/Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre belirlenen 43.750,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 8/Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.08/04/2026