T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1707 KARAR NO : 2025/1425 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/426 KARAR NO : 2025/985 DAVA TARİHİ: 20/03/2017 KARAR TARİHİ: 22/10/2025 DAVA: Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali KARAR TARİHİ: 10/12/2025 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜN…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1707 KARAR NO : 2025/1425 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/426 KARAR NO : 2025/985 DAVA TARİHİ: 20/03/2017 KARAR TARİHİ: 22/10/2025 DAVA: Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali KARAR TARİHİ: 10/12/2025 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı asıl dava dilekçesinde; borcu olmadığı halde tebliğ edilmeden 03.06.2001 tarihinde ortaklıktan çıkartıldığını beyanla, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali ile yeniden ortaklığının sağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davanın zamanaşımı süresi dışında açıldığını, davacı yanın ortaklığının 03.06.2001 tarihli kooperatif genel kurul gündeminin 8. maddesinde alınan kararla sonlandırıldığını, maddenin gerekçesinden aralarında davacının da bulunduğu kimselerin kooperatiften yaptığı ilaç alımlarına ilişkin borçlarını kooperatife ödemedikleri ve bu nedenle bu kimselerin ortaklıklarının sona erdirildiğinin anlaşıldığını, kooperatif genel kurulunca davacının ortaklığına haklı nedenle son verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali istemine ilişkin davada, Yargıtay yerleşik karar ve uygulamasına göre; aidat yükümlülüğü bulunan bir kooperatifte ortağın uzun süre kooperatife uğramaması, aidat borcunun bulunup bulunmadığını takip etmemesi, genel kurullara katılmaması, çok uzun süre kooperatifle hiç ilişki kurmaması üyeliğinin sona erdiğini zımnen kabul ettiği, diğer anlatımla üyelik haklarından zımnen vazgeçtiği, eylemli olarak ortaklıktan çıkma iradesini yansıttığı anlamına geleceğini, böyle bir ortağın açtığı davanın TMK'nın 2. maddesinde öngörülen iyiniyet kuralına aykırı düştüğünün ilke olarak kabul edilmelisi gerektiğini, (Yargıtay 6.HD, 2021/2328 Esas, 2022/1933 Karar, 06/04/2022 tarihli kararı). somut dosya kapsamında yukarıda gerekçeleri açıklandığı üzere, davacının uzun süre kooperatife uğramadığı, aidat borcu bulunup bulunmadığı hususunu takip etmediği, genel kurul toplantılarına katılmadığı ve üyelik haklarından zımnen vazgeçtiği ve eylemli olarak ortaklıktan çıkma iradesinde bulunduğu, böyle bir ortağın açtığı davanın TMK'nın 2. maddesinde öngörülen iyiniyet kuralına aykırı düştüğü anlaşılmakla açılan davanın sübut bulmadığı gerekçesiyle AÇILAN DAVANIN REDDİNE karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı asıl istinaf dilekçesinde; üyelikten çıkarma işleminin tarafına tebliğ edilmediğini, yeniden eczane açtığını, tekrar üye yapılmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını ve üyeliğinin tekrar sağlanmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı Kanunun 341 nci maddesi uyarınca istinaf kanun yolu açık olan davadaki yasal şartları taşıyan istinaf incelemesi, 6100 sayılı Kanunun 355 nci maddesi uyarınca resen gözetilen kamu düzenine aykırılık halleri dışında, taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülen iddia ve savunma kapsamında kalan ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. Dava, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali istemine ilişkindir. Dava, 20.03.2017 tarihinde Malatya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) nezdinde açılmış, yargılama neticesinde HMK'nın 14/2. maddesi uyarınca kesin yetki bulunduğu gerekçesiyle "Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, HMK madde 114/ç maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden REDDİNE, dava dosyasının görevli ve yetkili BAKIRKÖY ASLİYE TİCARET MAHKEMELERİNE gönderilmesine" dair verilen kararın istinaf yoluna başvurulmaması nedeniyle 30.06.2017 tarihinde kesinleşmesi üzerine, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne tevzi edilerek 2017/630 E. sırasına kaydedildiği, yapılan yargılama neticesinde 19.04.2018 tarihli 2018/385 K. sayılı karar ile "Davanın H.M.K.'nun 150/1 maddesi uyarınca AÇILMAMIŞ SAYILMASINA," dair karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 22.03.2023 tarihli 2020/1411 E. 2023/451 K. sayılı kararı ile:"duruşma tarihinden önce uyap üzerinde gönderilen istifa dilekçesi dikkate alınarak yeni bir duruşma günü belirlenip, istifa dilekçesi ile birlikte davacı asile bildirimde bulunulması gerekirken "duruşma gününden haberdar olmasına rağmen duruşmaya katılmadığı" gerekçesiyle dosyanın işlemden kaldırılması ve yasal süre içerisinde yenilenmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi adil yargılanma hakkının ihlali mahiyetinde olduğundan..." gerekçesiyle dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere kaldırma kararı verildiği, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/426 E. sırasına kaydedilen dava dosyasında yapılan yargılama neticesince yukarıda belirtildiği şekilde davanın reddine dair verilen karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.İlk Derece Mahkemesince 25.10.2023 tarihli celsede kooperatif kayıtlarının temin amacıyla oluşturulan ara karara karşı davalı vekilince 20.11.2023 tarihinde verilen cevapta:"Müvekkil Kooperatifin 03.06.2001 tarihli olağan Genel Kurul'unda, ödemelerini yapmayarak Kooperatifi güç durumda bırakması sebebiyle veren davacının, ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmiştir. Ortaklıktan 2001 yılında çıkarılan davacıya ait dosya, kişisel veri içerdiğinden tüm kayıtlar Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Gereğince imha edilmiştir. Bu yüzden davacı ... ile ilgili müvekkil Kooperatiften, ortaklıktan çıkarılması dışında bilgi ve belge mevcut değildir." denilerek ek olarak yalnızca davalı ... Üretim Temin Dağıtım Kooperatifi'nin 03.06.2001 tarihli genel kurul toplantı tutanağının yayımlandığı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin 21.06.2001 tarihli sayı:5322 sayfa :107-108'in gönderildiği anlaşılmıştır. Dava konusu edilen 03.06.2001 tarihli genel kurul toplantısının davacının ihracına ilişkin 8 nolu gündem maddesi:"ödemelerini yapmayarak kooperatifimizi güç durumda bırakan aşağıda isimleri yazılı ortakların, ortaklıktan çıkarılmalarına oy birliği ile karar verildi" şeklinde olup, kararın altında yer alan tablonun 38. sırasında davacının isminin bulunduğu anlaşılmıştır. Davacının ihracına ilişkin bu genel kurul kararının davacıya tebliğine ilişkin evrakın davalı kooperatif tarafından sunulamaması ve davacının tebligat yapıldığında dair beyanı dikkate alındığında 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16/3. maddesi uyarınca davanın 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde iptal davasının açtığı anlaşılmıştır.6100 sayılı HMK’nın 352. maddesinde, başvuru şartlarının yerine getirilmemesi, başvuru sebepleri veya gerekçesinin hiç gösterilmemesi halinde gerekli kararın verileceği bildirilmiştir. HMK'nın 355/1. maddesinde "inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu re'sen gözetir." düzenlemesine yer verilmekle kural olarak Bölge Adliye Mahkemesinin taraflarca ileri sürülmemiş hususları inceleme konusu edemeyeceği ifade edilmiştir. Somut olayda; davalı asil süresinde istinaf dilekçesi sunmuş, dilekçesinde başvuru sebeplerini veya gerekçesini hiç göstermemiştir. Bu durumda davalı tarafın gerekçeli istinaf dilekçesi bulunmadığından, sadece kamu düzenine ilişkin hususların re'sen incelenebileceği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesi kararında kamu düzenine aykırılık teşkil eden herhangi bir husus bulunmadığından, davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 352/1.d maddesi uyarınca reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M: Gereçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 352/1.d maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE,2-Davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden, istinaf başvurusu sırasında alınmayan 1.683,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 615,40 TL istinaf karar harcının toplamı olan 2.298,50 TL harcın HMK'nın 339/1 maddesi uyarınca davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-İlk derece mahkemesi tarafından, davacının yatırdığı gider avansı kullanılarak karşılanan istinaf posta ve tebligat masrafının davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Yatırılan gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.10/12/2025