11. Hukuk Dairesi 2013/12139 E. , 2013/17938 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 7. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/10/2010 tarih ve 2009/502-2010/701 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma t…
**11. Hukuk Dairesi 2013/12139 E. , 2013/17938 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 7. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/10/2010 tarih ve 2009/502-2010/701 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının depolama alanı olarak kullandığı arazide çıkan yangın nedeniyle, bu arazinin bitişiğinde bulunan müvekkili nezdinde İşyeri Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalı olan dava dışı işyerinde meydana gelen 8.086,00 TL hasar bedelinin 06.06.2008 tarihinde dava dışı sigortalıya ödendiğini, anılan miktarın rücuen tahsili için davalı aleyhine başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile takibin devamını, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, yangının müvekkil şirketin resmi depolama alanının bitişiğinde kalan boş arazide çıktığını, anılan yerin dava dışı sigortalı şirkete ait fabrikanın sınırında kaldığını, müvekkili şirketin sorumluluk alanı içerisinde olmayan bir yerde çıkan yangın nedeniyle müvekkiline kusur izafe edilemeyeceğini, yangın neticesinde müvekkilinin kullanmadığı atık malzemelerin de yandığını, sigortalının hasar gören mallarının kimyasal mallar olup, kapalı olan fabrika alanı içerisinde depolanması gerekirken ruhsatsız ve mevzuata aykırı bir şekilde fabrika bahçesinde depolanmış olması nedeniyle yangından hasar gördüğünü, davacı şirketin kendi sigortalısının kusur ve ihmali ile oluşan hasar nedeniyle, sigortalısına ödeme yaptığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma, keşif, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, yangının çıktığı alanın, dava dışı sigortalı şirkete ait fabrikanın bitişiğindeki alan olduğu ve sahibinin davacı olmadığı, itfaiye raporlarına göre burada bulunan inşaat deposundaki kimyasal temizlik malzemelerinin kundaklama sonucu yandığı ve sigortalıya ait asit depolarına sirayet ederek hasara uğramalarına neden olduğu, her ne kadar bilirkişi raporunda dolaylı olarak davalının sorumlu olduğu belirtilmiş ise de davalının bu yangını çıkardığına ya da bu yangının çıkarılmasına yardımı bulunduğuna dair somut bir delilin elde edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, sigorta rücu davası olup mahkemece yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda, davalının oluşan zarardan dolaylı sorumluluğunun bulunduğu görüşü belirtilmiş, mahkemece davalının bu yangını çıkardığı ya da çıkarmasına yardımı bulunduğuna dair delil elde edilemediği gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Ancak, tüm dosya kapsamından, davalının kendisine ait inşaat kalıplarını boş araziye korumasız olarak bıraktığı ve davacı şirketin sigortalısına sirayet eden yangının da bu inşaat kalıplarının yanmasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Dava konusu yangın sonrası İtfaiye Müdürlüğünce düzenlenen yangın raporunda da, yangının çıkış sebebi olarak davacı şirketin sigortalısına ait binanın bitişiğinde bulunan arazi üzerine davalı firmaca bırakılan polyester inşaat kalıplarının bilinmeyen kişilerce yakılması olarak tespit edilmiş, ekspertiz raporuyla aynı husus belirtilerek, oluşan zararın davalıya ait inşaat kalıplarının yanması sonucu gelişen yangının sigortalıya ait binaya sirayet etmesi nedeniyle gerçekleştiği açıklanmıştır. Dosyada mevcut tüm raporlardan yangın olayının, boş arsaya davalı tarafından atılan inşaat kalıplarından kaynaklandığı anlaşıldığına göre, gerekli tüm önlemleri alsaydı dahi bu yangını önleyemeyeceğini ispat külfeti davalıdadır. Mahkemenin kabulünde olduğu üzere, davalının sorumlu olması için yangını bizzat çıkarması ya da çıkmasına yardımcı olmasına gerek yoktur. Bu nedenlerle, mahkemece bu yönler gözetilmeksizin davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.