6. Ceza Dairesi 2007/774 E. , 2010/2211 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231/5-14. Maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anla…
**6. Ceza Dairesi 2007/774 E. , 2010/2211 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231/5-14. Maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede: 5237 sayılı TCK’nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1.maddesinde yer alan suçun ögelerinin farklı olduğu; saatleri belirlenemeyen bir zamanda, üç ayrı iş yerinden sağlam ve dayanıklı kapılara zarar vererek yapılan hırsızlık eylemlerinin, şikayetleri devam eden yakınanlara karşı hırsızlığın yanı sıra, 5237 sayılı TCK’nun 116/2.maddesine uyan iş yeri dokunulmazlığını bozmak ve aynı Yasanın 151/1.maddesine uyan mala zarar vermek suçlarını da oluşturduğu halde, bu suçlarla ilgili uygulamalar yapılmaması; yakınanlar Osman Nuray ve Yakup Topçu’ya karşı işlenen suçlar için kurulan hükümlerde, 5237 sayılı TCK’nun 145.maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK’nun 522.maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle,daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek cezalardan indirim yapılması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; dosya içeriğine,toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre;suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 5275 sayılı Yasanın 99/1.maddesi gereğince,hükmolunan her bir cezanın diğerinden bağımsız olduğu ve varlıklarını ayrı ayrı koruyacağı gözetilmeden, cezaların toplanması suretiyle yazılı biçimde hüküm kurulması Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan,hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm bölümünden, “5275 sayılı Yasanın 99/1.maddesi gereğince hükmolunan cezaların toplanmasına” ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle diğer yönleri eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.