11. Hukuk Dairesi 2015/1242 E. , 2015/6098 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/11/2014 tarih ve 2014/318-2014/487 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm be
**11. Hukuk Dairesi 2015/1242 E. , 2015/6098 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/11/2014 tarih ve 2014/318-2014/487 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirket ortaklar kurulu tarafından sermaye taahhüdünü süresi içerisinde yerine getirmediği gerekçesiyle müvekkilinin ortaklıktan çıkarılmasına karar verildiğini oysa, ihtarname ve tebligatların usulüne uygun yapılmadığını kaldı ki, diğer ortakların dahi sermaye taahhüdünü yerine getirmediklerini ileri sürerek, çıkarma kararının iptaline ve ortaklık payına isabet eden alacaklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, usulüne uygun ihtarname çekilerek davacının ortaklıktan çıkarıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, hak düşürücü süre içerisinde dava açılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, davalı limited şirket ortaklığından çıkarma kararının iptali istemine ilişkin olup, yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, Dairemiz bozma ilamında davanın yasal hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerektiği belirtilmiş, mahkemece de bozma ilamına uyulmakla birlikte bozma ilamı çerçevesinde davanın hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı hususunda herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmadan davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.