(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/15677 E. , 2012/44006 K. "" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kamu Kurum ve Kuruluşları Aleyhine Dolandırıcılık HÜKÜM : Beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış b…
**(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/15677 E. , 2012/44006 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kamu Kurum ve Kuruluşları Aleyhine Dolandırıcılık HÜKÜM : Beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, faille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Somut olayda; Gediz Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.07.2001 tarih ve 2001/245 Esas, 2001/295 Karar sayılı kesinleşmiş ilamıyla boşanmalarına karar verilen sanık ... ... ve ...'ün, gerçekte bir arada yaşamaya devam ederek muvazaalı boşanma yaptıklarından ve bu boşanma kararına istinaden sanık ...'ın babasından kalan ölüm maaşını almak suretiyle kamu kurumu niteliğinde olan ...'nı zarara uğrattığından bahisle dolandırıcılık suçundan cezalandırılmaları istemiyle açılan kamu davasında; sanığın kesinleşmiş bir mahkeme kararı ile eşinden boşandığı, sanığın böyle bir kararın varlığına rağmen bir arada yaşayıp yaşamama hususunda özgür iradesi ile davranabileceği, bu durumda hak sahibine maaş bağlanıp bağlanılmaması hususunun kurumun takdirinde bulunduğu ve usulsüz yapılan bir ödeme ve zarar var ise bunun idare tarafından Hukuk Mahkemelerinde açılabilecek davalar yoluyla tazmin edilebileceği, bu nedenle sanıklara isnat edilen dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının suç konusu olayda oluşmadığına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 15.11.2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. Karşı Oy; İddianamede; kadının, vefat eden babasından dolayı aylık almak için mahkeme kararı ile muvazaalı olarak boşandığı kocası olan diğer şüpheli ile aynı evde birlikte yaşamaya devam etmelerine rağmen Sosyal Güvenlik Kurumundan maaş almaları nedeniyle cezalandırılmaları talep edilmiştir. Mahkemece verilen beraat kararının gerekçesinde, sanıkların boşanmalarından sonra da evlilikleri süresince oturdukları aynı evde birlikte yaşamalarında dolandırıcılık suçunun unsurlarının gerçekleşmediği belirtilmiştir.