T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/464 KARAR NO : 2025/818 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/06/2025 KARAR TARİHİ : 14/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: (I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: (1) Davacı Tarafın İddialarının Özeti:Davacı vekili dava dilek…
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/464 KARAR NO : 2025/818 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/06/2025 KARAR TARİHİ : 14/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: (I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: (1) Davacı Tarafın İddialarının Özeti:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... A.Ş. ... tarafından ... kaynaklı mevduat alacağının tahsili için davalı ... Bank AŞ ve ... aleyhine açılan alacak davası neticesinde, ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E. ... K. Sayılı kararıyla; davanın kabulüne, 18.500,00 TL asıl alacağın 13.12.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi uyarınca işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verildiğini, söz konusu karara karşı ... Bank A.Ş. Ve müvekkili kurumları tarafından temyiz kanun yoluna başvurulduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nce yerel mahkeme kararının onanmasına karar verildiğini, Yargıtay'ın “onanması” kararı neticesinde, ... Bank AŞ ve ... tarafından karar düzeltme talebinde bulunulduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ... E. ... K. sayılı kararıyla; 1- davalı ... Bank vekili tarafından karar düzeltme dilekçesinde zamanaşımı def'inin açıkça ileri sürülmemiş olmasına göre davalı ... Bank vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddine, 2- "davacının 1999 tarihinde Bankaya yatırdığı parasını aynı yıl paranın ... hesabına aktarıldığı, işbu davanın ise 2011 yılında 10 yıllık zamanaşımı süresinden sonra açıldığı, bu itibarla davalı ... hakkındaki davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığı anlaşıldığından, dairemizin 11.06.2020 tarih ... E. ...K. Sayılı onama ilamının davalı ... yönünden kaldırılarak, yerel mahkeme kararının yukarıdaki gerekçeyle davalı ... yönünden bozulmasına 19.12.2022 tarihinde karar verildiğini, Yargıtay bozma ilamı sonrası yapılan muhakeme neticesinde, ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E.... K. sayılı kararıyla; davacının davasının kısmen kabulü ile, davalı ... yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, davalı ... Bank AŞ yönünden önceki karar kesinleştiğinden “hüküm tesisine yer olmadığına” 22.06.2023 tarihinde karar verildiğini, söz konusu karara karşı davacı ve davalı ... Bank AŞ vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmadığını, ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E. ... K. sayılı kararının Yargıtay'ca onanması neticesinde, alacaklı vekilince ... Bank AŞ aleyhine ... 2. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasından ilamlı icra takibi başlatıldığını, ... Bank AŞ tarafından dosya borcu 322.906,84 TL 22.07.2020 tarihinde ödendiğini, icra dosyasına ödenen tutarın, ... ile ... arasında yapılan 09.08.2021 tarihli Hisse Devir Sözleşmesi kapsamında ... Bank AŞ tarafından ... 41. Noterliğinin ...tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kurumlarından tazmini talep edildiğini, Kurumlarınca ... Bank AŞ'ye 05.08.2020 tarihinde 327.059,74 TL ödeme yapıldığını, Yerel mahkeme kararının davalı ... lehine Yargıtay'ca bozulması ve akabinde ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E. ... K. sayılı kararıyla davalı ... yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş olması nedeniyle, müvekkili ... tarafından ... ile ... arasında yapılar 09.08.2021 tarihli Hisse Devir Sözleşmesi kapsamında ... Bank AŞ nedeniyle davalı ... Bank AŞ aleyhine ... 29. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi ... tarihinde başlatıldığını, ... Bank AŞ tarafından icra takibine itiraz edilerek icra takibinin durdurulduğunu, icra takibine yapılan itirazın iptali için huzurdaki davayı açma zarureti hasıl olduğunu, hisse devri sözleşmesi kapsamında ... Bank A.Ş.'ye ödenen tutarın ...'ye iadesinin gerekli olduğunu, açıklanan nedenlerle ve Mahkemece de re'sen nazara alınacak sair nedenlerle davalı borçlunun ... 29. İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere, icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. (2) Davalı Tarafın Savunmalarının Özeti:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süreden sonra ikame edildiğini, bu nedenle davanın süre nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini, 9.08.2001 Tarihli HDS'nin 6/13, 8/1 ve 8/2 hükümleri uyarınca offshore mudiileri tarından açılan davalara ilişkin tek sorumluluğun ...'ye ait olduğunu, müvekkili banka'ya kusur isnat edilmesi mümkün olmadığını, kusurlu olanın Offhore davalarının takibini bırakan ... olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için müvekkili bankanın ...'ye iade ile yükümlü olduğu kanaatine varılsa dahi bu alacaktan ...'nin müveklil banka'ya olan borçlarının mahsup edilmesi gerektiğini, bu nedenle de müvekkili bankanın ...'ye herhangi bir borcu bulunmadığını, ...ödenen bedel için müvekkili bankadan faiz talebinde bulunulması hukuka aykırı olduğunu, davacı ... aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, detaylarıyla izah edilen ve Mahkemece resen gözetilecek gerekçelerle davanın süre nedeniyle reddine, Mahkemece aksi kanaatte olunması durumunda esastan reddine, ... aleyhine dava konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini savunmuştur. (II) ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER: 1-... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası, 2-Tüm dosya kapsamı. (III) DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, SABİT GÖRÜLEN VAKIALAR, ÇIKARILAN SONUÇ VE HUKUKÎ SEBEPLER: Davacının davası itirazın iptali davasıdır. Dosyaya celp edilen takip dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine ... 29. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığı ve davalı tarafından icra takibine süresi içinde itiraz edildiği anlaşılmıştır. Taraflar arasında; 1990'lı yıllarda davacı ...'ye devredilmiş ve akabinde tüm aktif ve pasifleri ile ... A.Ş. çatısı altında birleştirilmiş banka hisselerinin, davacı ... tarafından 09.08.2001 tarihli Hisse Devir Sözleşmesi ile dava dışı ...'na (...) devredildiği, devirden sonra bankanın ... Bank A.Ş. ile birleştiği ve ... Bank A.Ş. hisselerinin 18.06.2007 tarihli Hisse Devir Sözleşmesi ile ... Bank NV'ye devredildiği ve bankanın unvanının bu kez 07.07.2008 tarihinde ... Bank A.Ş. olduğu, dava dışı mudi ... tarafından offshore hesabından kaynaklanan alacağın tahsili için ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyasında açmış olduğu davanın kabulüne dair kararının Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin ... Esas ...Karar sayılı kararı ile onandığı, onama kararından sonra dava dışı ... tarafından başlatılan ... 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına davalı ... Bank tarafından takip borcuna ilişkin yapılan ödemenin tarafların kabulünde olan hisse devir sözleşmesi kapsamında talep üzerine davacı ... tarafından davalı bankaya ödendiği, Yargıtay onama kararına karşı işbu davanın taraflarının ayrı ayrı karar düzeltme başvurusunda bulundukları, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararı ile ...’nin karar düzeltme talebinin kabulüne, davalı ... Bank'ın karar düzeltme talebinde zamanaşımı itirazında bulunmaması sebebiyle karar düzeltme talebinin reddine karar verildiği, Yargıtay bozma kararı doğrultusunda ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararı ile ... yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, davalı banka yönünden ise daha önce verilen hüküm kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği, verilen kararın kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği hususunda herhangi bir uyuşmazlık yoktur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı tarafından daha sonra yapılan kanun yolu başvurusu nedeniyle bozulan ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı karar doğrultusunda dava dışı mudi ...'e ödenen bedelden davalı bankanın sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, davalı bankanın bahsi geçen yargılamanın karar düzeltme aşamasında açıkça zamanaşımı itirazında bulunmamasının davalı bankanın ödenen bedelden sorumluluğunu gerektirip gerektirmediği hususlarından kaynaklanmaktadır. Hukuki nitelendirme hakime aittir. Türk Borçlar Kanununda teselsül hükümleri 162 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre TBK 162. Madde "Birden çok borçludan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumlu olmayı kabul ettiğini bildirirse, müteselsil borçluluk doğar. Böyle bir bildirim yoksa, müteselsil borçluluk ancak kanunda öngörülen hâllerde doğar. TBK 163. Madde "Alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir. Borçluların sorumluluğu, borcun tamamı ödeninceye kadar devam eder. TBK 164. Madde "Müteselsil borçlulardan biri, alacaklıya karşı, ancak onunla kendi arasındaki kişisel ilişkilerden veya müteselsil borcun sebep ya da konusundan doğan def’i ve itirazları ileri sürebilir. Müteselsil borçlulardan biri ortak def’i ve itirazları ileri sürmezse, diğerlerine karşı sorumlu olur. TBK 165. Madde "Kanun veya sözleşme ile aksi belirlenmedikçe, borçlulardan biri kendi davranışıyla diğer borçluların durumunu ağırlaştıramaz." şeklindedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. Maddesi ise "(1)Bölge adliye mahkemelerinin, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. (2) Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26/9/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 444 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.(Ek cümle: 1/7/2016-6723/34 md.) Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez. (3) Bu Kanunda bölge adliye mahkemelerine görev verilen hallerde bu mahkemelerin göreve başlama tarihine kadar 1086 sayılı Kanunun bu Kanuna aykırı olmayan hükümleri uygulanır." şeklindedir. Mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. Maddesi ise; "I-Yargıtay kararlarına karşı tefhim veya tebliğden itibaren 15 gün içinde aşağıdaki sebeplerden dolayı karar düzeltilmesi istenebilir; 1- (Değişik: 16.07.1981-2494/31)Temyiz dilekçesi ve kanuni süresi içinde verilmiş olması şartiyle karşı tarafın cevap dilekçesinde ileri sürülüp hükme etkisi olan itirazların kısmen veya tamamen cevapsız bırakılmış olması, 2- Yargıtay kararında birbirine aykırı fıkralar bulunması, 3- Yargıtay incelemesi sırasında hükmün esasını etkileyen belgelerde bir hile veya sahteliğin ortaya çıkması. 4- Yargıtay kararının usul ve kanuna aykırı bulunması, II. Yargıtay evvelce cevapsız bırakılan itirazları kendi görüşüne göre hükme etki yapacak nitelikte bulmazsa karar düzeltilmesi isteği üzerine vereceği kararda bu itirazları reddederken herbiri hakkında gerekçe göstermek zorundadır. III. (Değişik:26.02.1985 -3156/22) Yargıtayın aşağıdaki kararları hakkında karar düzeltmesi yoluna gidilemez. 1- Miktar veya değeri yüz elli milyon liradan az olan davalara ait hükümlerin onanması veya bozulmasına ilişkin kararlar 2- 8 inci maddede gösterilen davalara ait hükümlerin onanması veya bozulmasına ilişkin kararlar (8 inci maddenin II numaralı fıkrasının 6 nolu bendindeki davalar, bu fıkranın (1) numaralı bendindeki hüküm saklı kalmak koşuluyla; kira sözleşmesine dayanan tahliye ve akdin feshi davaları ile bu davalarla birlikte açılmış kira alacağı ve tazminat davaları ve bunlara karşılık olarak açılan davalar ve Kat Mülkiyeti Kanunundan doğan davalar hariç), 3- Görevsizlik, yetkisizlik, hakimin reddi, dava veya karşılık davanın açılmamış sayılması, davaların birleştirilmesi ve merci belirtilmesi kararları, 4- Hakemlerin verdiği hükümlerin ve bu Kanunun tahkim hükümlerine göre mahkemece verilecek kararların onanmasına veya bozulmasına ilişkin kararlar." şeklindedir. Dosyaya celp edilen ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; dava dışı ... tarafından ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında alacak davası açıldığı, işbu davanın taraflarının anılan davaya karşı ayrı ayrı zamanaşımı itirazında bulundukları, ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas 2012/676 Karar sayılı kararı ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verildiği, dava davacısının temyiz başvurusu sonucunda Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ... Esas... karar sayılı kararı ile "Dava, ... A.Ş. aracı kılınarak ... Ltd. Şti.'ne yatırılan vadeli mevduatın faiziyle birlikte davalılardan tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçelerle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.Oysa, Dairemizin yerleşik uygulaması çerçevesinde davalı tarafın sorumluluğunun BK’nın 41, 55 ve TTK’nın 336. maddelerinden kaynaklanması ve davacının zararının parasını ... bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren doğması nedeniyle zamanaşımı süresinin ilke olarak bu tarihten başlayacak olması nedeniyle davalılar vekilinin zamanaşımı def'inin bu kapsamda değerlendirilmesi gerekmesine rağmen mahkemece isabetli görülmeyen gerekçelerle yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile bozulduğu, bozma kararına karşı davalılar vekillerinin ayrı ayrı karar düzeltme talebinde bulundukları ve davalıların karar düzeltme taleplerinin Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ...Karar sayılı kararı ile "Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı ... Bank A.Ş. vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir." gerekçesi ile reddine karar verildiği, bozma sonrası ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ... Esas... Karar sayılı kararının yine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ...Esas... Karar sayılı kararı bozulduğu, bozma kararına karşı yapılan karar düzeltme isteminin Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararı ile reddine karar verildiği, bozma kararı sonrasında ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararı ile dava dışı ...'in davasının kabulüne karar verildiği, verilen karar karşı yapılan temyiz başvurusu sonucunda Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2019/4073 Esas 2020/2818 Karar sayılı kararı ile ilk derece Mahkemesince verilen kararın onanmasına karara verildiği, verilen karara karşı yapılan karar düzeltme başvurusu sonucunda ise Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararı ile " Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu’nun 22/04/2022 Tarihli ve ... Esas,...Karar sayılı kararı gereğince, mudilerin ... alacaklarının tahsiline yönelik açtıkları davalarda zamanaşımının başlangıcının tespitinde ... hesabına aktarma tarihi esas alınarak, daha önceden temyiz incelemesinden geçmiş dosyalar bakımından içtihadı birleştirme kararının, usuli kazanılmış hakkın istisnalarından biri olduğu gözetilerek, zamanaşımına ilişen temyiz itirazları konusunda bir değerlendirme yapılması ve davalı tarafça zamanaşımı hususunda bir temyiz sebebi ileri sürülmemiş olsa dahi, feri müdahil tarafından temyiz nedeni olarak getirilmek kaydıyla davalı yönünden zamanaşımı incelemesinin yapılması, dava konusu olay bakımından ceza mahkemesince banka yöneticilerinin eyleminin dolandırıcılık olarak nitelendirildiği gözetilerek uzamış ceza zamanaşımı süresinin bu suça göre belirlenmesi ve uzamış ceza zamanaşımı süresinin 10 yıllık zamanaşımı süresinden kısa olması halinde her halükarda 10 yıllık zamanaşımı süresinin esas alınması, zamanaşımı durduran ve kesen sebeplerden davacı tarafça daha önce açılmış olan bir dava bulunması halinde zamanaşımı süresinin, o davanın kesinleşme tarihinden itibaren 10 yıl olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Tüm bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlığa gelindiğinde, davacının bankaya 1999 yılında para yatırdığı ve aynı yıl paranın off-shore hesabına aktarıldığı, işbu davanın ise 2011 yılında 10 yıllık zamanaşımı süresinden sonra açıldığı, bu itibarla davalı ... hakkındaki davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığı anlaşıldığından, dairemizin 11.06.2020 Tarih ...Esas, ... Karar sayılı onama ilamının davalı ... yönünden kaldırılarak mahkeme kararının yukarıdaki gerekçeyle davalı ... yönünden bozulmasına karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile "davalı ... BANK A.Ş. vekilinin karar düzeltme talebinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, dairemizin 11.06.2020 Tarih...Esas,... Karar sayılı onama ilamının davalı ... yönünden kaldırılarak mahkeme kararının yukarıdaki gerekçeyle davalı ... yönünden BOZULMASINA," karar verildiği, bozma kararı sonrasında ise ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararı ile davanın ... yönünden zamanaşımı nedeniyle reddine, diğer davalı ... Bank yönünden ise hüküm tesisine karar verilmesine yer olmadığına" karar verildiği anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan ... 2.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile diğer kayıt ve belgelere göre dava dışı ... tarafından işbu davanın tarafları aleyhine ilama dayalı icra takibi başlatıldığı ve davalı ... Bank tarafından dava dışı ...'e 322.906,84 TL ödeme yapıldığı, davalı ... Bank'ın talebi üzerine davacı tarafından ... Bank'a 05.05.2020 tarihinde Bank'a 327.059,74 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı ... tarafından ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında açılan alacak davasında işbu davanın tarafları arasında teselsül ilişkisi bulunduğu, TBK 164/2 maddesi uyarınca ortak def’i ve itirazları ileri sürmeyen tarafın diğer davalıya karşı sorumlu olduğunun kabulü gerektiği, davalı ... Bank'ın anılan davada dava dilekçesine karşı cevap dilekçesinde zamanaşımı itirazında bulunması sebebiyle Mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verildiği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ... Esas... karar sayılı ile ilk derece Mahkemesinin kararının bozulduğu, devam eden yargılamalar sonucunda ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararına karşı yapılan temyiz başvurusunda dahi davalının açıkça zamanaşımı itirazında bulunduğu, buna rağmen verilen kararın onanmasına karar verildiği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin... Esas ... Karar sayılı onama kararına karşı yapılan karar düzeltme başvurusunda, davalı tarafından her ne kadar ayrıca zamanaşımı itirazında bulunulmamış ise de, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. Maddesi uyarınca dava tarihinde yürürlükte bulunan Mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. Maddesine göre, "Temyiz dilekçesi ve kanuni süresi içinde verilmiş olması şartiyle karşı tarafın cevap dilekçesinde ileri sürülüp hükme etkisi olan itirazların kısmen veya tamamen cevapsız bırakılmış olması," halinin de karar düzeltme isteminde bulunma sebeplerinden birisi olduğu, karar düzeltme talebine dayanak onama kararında zamanaşımı itirazına hangi nedenle itibar edilmediğine ilişkin bir gerekçeye yer verilmediği, davalının temyiz başvurusunda ileri sürdüğü ve hükme etkisi olan zamanaşımı itirazının cevapsız bırakıldığı, bu durumda temyiz dilekçesinde açıkça zamanaşımı itirazında bulunan davalının, onama kararına karşı karar düzeltme talebinde bulunurken zamanaşımı itirazını yeniden açıkça ileri sürmese dahi, TBK 164/2 maddesi uyarınca yükümlülüğünü yerine getirdiğinin kabulü gerektiği, bundan dolayı dava dışı 3. Kişiye ödenen bedelden davalının sorumluluğuna gidilemeyeceği anlaşılmakla davacının sübut bulmayan davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; Davacının davasının REDDİNE, Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.833,33 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, Taraflarca yatırılan bakiye gider ve delil avanslarının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 14/11/2025 KATİP ¸e-imzalıdır HAKİM ¸e-imzalıdır Davacı Gider Avansı Yatırılan Avans : 2.500,00 TL Davalı Gider Avansı Yatırılan Avans : 00,00 TL Yargılama Gideri Detayları Posta Giderleri : 240,00 TL