10. Ceza Dairesi 2021/8750 E. , 2023/11191 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Aralarındaki bağlantı nedeniyle Dairemizin 2021/4561 Esasında kayıtlı İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2016 tarihli ve 2015/592 Esas, 2016/130 Karar sayılı dosyası ile birlikte incelenmiştir. Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddes…
**10. Ceza Dairesi 2021/8750 E. , 2023/11191 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Aralarındaki bağlantı nedeniyle Dairemizin 2021/4561 Esasında kayıtlı İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2016 tarihli ve 2015/592 Esas, 2016/130 Karar sayılı dosyası ile birlikte incelenmiştir. Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Sanığın 22.09.2014 tarihli eylemi ile hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan 2014/88440 numaralı soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca 10.11.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiştir. B. Sanığın 22.09.2014 tarihli eylemi ile hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca 19.02.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiştir. Sanık hakkında daha önce 10.11.2014 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiğinden iş bu soruşturma dosyasında verilen 19.02.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılarak 2014/88440 numaralı soruşturma dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. C. Sanığın 18.10.2014 tarihli eylemi ile hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca 25.02.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiştir. Sanık hakkında daha önce 10.11.2014 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiğinden iş bu soruşturma dosyasında verilen 25.02.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılarak 2014/88440 numaralı soruşturma dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. D. Sanığın 07.05.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi 10.11.2014 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali kabul edilerek 16.06.2015 tarihinde 2014/88440 numaralı soruşturma dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. E. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.06.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. F. Sanığın 04.06.2015 tarihli eylemi nedeni ile 02.09.2015 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasında İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.12.2015 tarihli ve 2015/658 Esas, 2015/806 Karar sayılı kararı ile İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/489 Esas sayılı dosyası ile fiili ve hukuki irtibat bulunduğundan birleştirme kararı verilmiştir. G. İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 28.01.2016 tarihli ve 2015/489 Esas, 2016/43 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği özetle; Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve sanığın cezai ehliyetinin olmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR (İlk Derece Mahkemesinin Kabulüne Göre) Sanığın 22.09.2014 tarihinde saat 03:30 da durdurulduğunda üzerinde suç unsuru olup olmadığı sorulduğunda üzerinde bulunan uyuşturucu maddeyi teslim ettiği ve sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, aynı gün saat 20:40 da durdurulan sanığın üzerinde suç unsuru olup olmadığı sorulduğunda üzerinde bulunan uyuşturucu maddeyi teslim ettiği, 18.10.2014 tarihinde durdurulduğunda üzerinde suç unsuru olup olmadığı sorulduğunda üzerinde bulunan uyuşturucu maddeyi teslim ettiği ve 07.05.2015 tarihinde şüphe ile durdurulan sanığın üst araması yapılacağı sırada üzerinde bulunan uyuşturucu maddeyi teslim ettiği anlaşılarak açılan kamu davasında sanığın 04.06.2015 tarihli eylemine ilişkin açılan kamu davasının da birleştirilmesine karar verilmiş ve yapılan yargılamada sanığın tüm eylemlerinin (22.09.2014, 18.10.2014, 07.05.2015, 04.06.2015 tarihleri itibariyle) mahkememiz birleşen dosyanın iddianamenin düzenlenme tarihi olan 02.09.2015 tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu dolayısıyla tüm eylemlerin iddianame düzenlenene kadarki süreyi kapsadığından tek bir eylem olarak kabul edildiğinden sanık hakkında bu durumun alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; A. İddianame ve gerekçeli karar başlığında suç tarihinin, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına konu edilen "22.09.2014 " yerine "22.09.2014, 18.10.2014, 07.05.2015 ve 04.06.2015" olarak yanlış yazılması, B. Sanığın 22.09.2014 eylemine ilişkin ele geçen uyuşturucu maddenin miktarı ve ele geçiriliş şekli dikkate alındığında; sanığın eyleminin uyuşturucu madde ticareti suçunu oluşturup oluşturmadığının, buna bağlı olarak delillerin tartışılması ve hukukî durumunun belirlenmesi görevinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğuna yönelik tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir. Sanık hakkında, 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının içeriğinde, sanığın bu karara itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresi ve mercinin de gösterilmemesi suretiyle usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadığı, 10.11.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı dikkate alınarak, sanığa kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte kararın yeniden tebliğ edilmesi gerektiğinden, bu kapsamda inceleme konusu olayda sanığın yükümlülüklerine uymaması eylemini, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden gerçekleştirdiği anlaşılmakla, sanık hakkında kovuşturma şartlarının oluşmaması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak, kararın infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi yerine yargılamaya devamla sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması, nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.01.2016 tarihli ve 2015/489 Esas, 2016/43 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, diğer yönleri incelenmeksizin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2023 tarihinde karar verildi.