İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/12/2025 Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından, şirketin Ürdün fabrika…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/980 KARAR NO : 2025/1923 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 07/02/2022 NUMARASI : 2020/778 Esas - 2022/97 Karar DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/12/2025 Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından, şirketin Ürdün fabrikasında bu cihazın kullanımı ve verim elde edilmesi sebebiyle davacı şirket ile irtibata geçildiğini, yapılan görüşme ve anlaşma neticesinde davacı şirketin yurtdışından ithal ettiğini, kurulum ve servis hizmetini sağladığı ... model ... ... Motor Kontrol cihazı davalı şirkete teslim ettiğini, tasarruf sağlayan ... ... ... Motor Kontrol cihazı, karşı taraf konumunda davalının “Kemalpaşa OSB Mahallesi, Kemalpaşa ... Caddesi, ...,Kemalpaşa/İzmir" adresinde bulunan fabrikasında çalışma ve ölçüm yapılarak iş bu cihazın fabrikanın ... marka yüksek basınç kompresörünün 315 kW’lık elektrik motorunu kontrol etmek üzere, fabrikada bulunan Siemens marka motor sürücü yerine Kasım 2009 tarihinde montajı sağlandığını, cihazın kurulumunun sağlanması akabinde, istenen verim ve tasarruf sağlanmış ve bu cihaz ile ilgili olarak muhatap yana 08.02.2018 tarih, A seri, ... sıra no.lu fatura tanzim edilerek gönderildiğini, ancak bu fatura bedeli ödenmediği gibi davacı şirketin temin, teslim ve kurulumunu sağladığı cihaz da iade edilmediğini, bu sebeple davacı şirket tarafından tanzim edilen 08.02.2018 tarih, A seri, ... sıra no.lu ve 85.185,68 TL bedelli faturanın tahsili amacıyla İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, işbu takibe davalı borçlu şirket itiraz edildiğini, davaya konu alacağın dayanağı olan ... ... Anonim Şirketi’nin uhdesinde bulunan, müvekkili şirkete teslim edilmeyen ... model ... ... Motor Kontrol cihazının muhatap yana ait “Kemalpaşa OSB Mahallesi, Kemalpaşa ... Caddesi, ..., Kemalpaşa/İzmir" adresinde bulunup bulunmadığı hususunun tespiti sebebiyle Kemalpaşa Sulh Hukuk Mahkemesi'ne başvurulmuş olup, Kemalpaşa Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/54 D.İş sayılı dosyası üzerinden yapılan tespit sonucu tanzim edilen raporda cihazın davalı şirket uhdesinde bulunduğu tespit edildiğini beyan ederek, İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına haksız ve yersiz şekilde yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeni ile davalının, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödenmesine; yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket, bildirdiği delilleri ibraz etmediğini ve/veya bu belgeleri taraflarına tebliğ edilmediğini, kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının iddia ettiği alacağın bulunduğu varsayımında dahi iddia edilen alacağın, zamanaşımına uğradığından zamanaşımı def'ileri bulunduğunu, davacının, işbu itirazın iptali davasını 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde ikame etmediğinden davanın reddi gerektiğini, dava konusu ödeme emri usulüne uygun olarak düzenlenmediğinden davanın usulden reddi gerektiğini, davalı şirket ile davacı taraf arasında herhangi bir satış akdi bulunmadığı gibi davalı şirketin hiçbir surette dava konusu cihazı satın alma iradesi doğmadığını, zira davacı şirketin iddialarının tamamı kötü niyetli ve çıkar sağlamaya yönelik olup işbu iddiaların ispatına yarar herhangi bir delil de sunulamadığını, bununla birlikte dava dilekçesindeki kötü niyetli ve çıkar sağlamaya yönelik tüm iddiaların aksine; davacı şirket tarafından yaklaşık 11 yıl önce ilgili cihazın tanıtımını yapmak adına davalı şirket iş yerine geldiğini ve cihaz deneme/test gayesi ile davalı şirket iş yerine bıraktığını; ancak cihazın taahhüt edilen yeterli ve gerekli performans verimliliğine sahip olamayacağı anlaşıldığından dava konusu cihazın, davalı şirket tarafından kullanılmadığını ve satın alınmadığını; bu süreç içerisinde ve akabinde her ne kadar davacı şirkete cihazın satın alınmayacağını def'aatle bildirilerek cihazın iade alınması hususunda bildirimlerde bulunulmuşsa da cihazın ısrarla geri alınmadığını, Kemalpaşa Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/54 D. İş numaralı dosyası kapsamında alınan raporu delil olarak göstermişse de ilgili raporda da açıkça yer aldığı üzere cihazın, kutu içerisinde demonte şekilde bulunduğunun tespit edildiğini, 2018 yılında fatura düzenlenerek işbu faturanın, davalı şirkete tebliğ edildiğini, bunun üzerine davalı şirket tarafından İzmir 7. Noterliğinin 09.03.2018 tarihli ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile ilgili faturaya süresi içerisinde derhal itiraz edilerek, fatura kabul etmediğini beyan ederek haksız ve mesnetsiz davanın usul ve esastan reddini, tüm vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Tüm bu nedenlerle davacının incelenen kayıtlarında davalının davacıya 85.185,68 TL tutarda borçlu bulunduğu ve davacının alacağının varlığını ispat ettiği anlaşılmış olup davacının davasının kabulü ile davalının İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, asıl alacak 85.185,68 TL'ye takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle aynen devamına karar verilmiştir.Davacının İcra İnkar Tazminatı İsteğine ilişkin yapılan değerlendirmede ise Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre itirazın iptali davalarında İİK’nın 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmamaktadır. Bu yasal koşullar yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Olayımızda davalının borcunun cari hesap ve ticari defterlere göre açık ve net olarak belirli ve belirlenebilir olduğundan İcra İflas Kanununun 67/2.maddesi gereğince asıl alacağın %20'si olan 17.037,10 TL icra inkar tazminatının da davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ..." karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının iddia ettiği alacağın bulunduğu varsayımında dahi iddia edilen alacak, zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı def'imiz, sayın yerel mahkeme tarafından hiçbir şekilde değerlendirilmediğini, dava konusu ödeme emri usulüne uygun olarak düzenlenmediğinden davanın usulden reddi gerektiğini, davalı şirket ile davacı taraf arasında herhangi bir satış akdi bulunmadığı gibi davalı şirketin hiçbir surette dava konusu cihazı satın alma iradesi doğmadığını, davacı şirket iddialarını ispata yarar herhangi bir delil sunamadığını, ayrıca dosyada alınan tek bilirkişi heyet raporunda da işbu hususta açıkça görüş ve kanaate yer verilmiş olup bunlara rağmen verilen davanın kabulüne ilişkin verilen karar hukuka aykırı olduğunu, davacı şirket tarafından son derece kötü niyetli olarak 9 yıl sonra düzenlenen ve davalı şirkete gönderilen faturanın usulen de herhangi bir geçerliliği bulunmadığını, mahkemece faturanın geçerliliği dahi incelenmediğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE: Dava, ticari satım sözleşmesine dayalı faturadan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince süresinde istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, davanın ispatlanıp ispatlanmadığı noktalarındadır.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı hakkında, İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, " TA 85.185,68 TL" sebebine dayalı olarak 85.185,68 TL asıl alacağın tahsili istemiyle 02.01.2019 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Davalı taraf ise, taraflar arasında alım satış ilişkisi bulunmayıp, satım sözleşmesi bulunmadığını savunmuştur.Mahkemece davalının zamanaşımı itirazı konusunda olumlu olumsuz herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır.Taraflar arasında yazılı satış sözleşmesi bulunmamakla birlikte takibe dayanak faturaya göre taraflar arasındaki ilişki, ticari satımdan kaynaklanmaktadır. Takibe dayanak fatura alacağı Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesinde belirtildiği üzere on yıllık zamanaşımına tabi olup, davaya konu icra takibi 10 yıllık genel zamanaşımı süresi içinde başlatıldığından davalının zamanaşımı definin yerinde olmadığının kabulü gerkmiştir.Davalı taraf esasen davacıdan kendisine mal teslimi yapıldığını kabul etmekle birlikte, bunun satış sözleşmesi kapsamında değil cihazın tanıtımı için getirildiği , deneme ve test için bırakıldığını savunmaktadır. Ancak davalının vasıflı ikrar niteliğindeki savunması bölünemeyeceğinden davacının iddialarını ispat etmesi gerekir. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde, dava konusu alacağın 10.02.2018 tarihli 15690 numaralı 85.185,68 TL tutarlı faturadan kaynaklandığı, davacının defterlerine göre davalıdan söz konusu fatura nedeniyle 85.185,68 TL alacaklı olduğu, faturanın davalı defterinde kayıtlı olmadığı, Ba formunda da bildirmediği tespit edilmiştir.Somut olayda, söz konusu cihazın davalıya 2009 yılında teslim edildiği, taraflar arasında satım sözleşmesinin kurulduğu, her ne kadar davalı söz konusu cihazın deneme ve test için bırakıldığını, cihazın iade alınmadığını iddia etmişse de, bu iddialarına ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunmadığı, Kemalpaşa Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/54 D.İş dosyasında yapılan tespitte cihazın davalının uhdesinde olduğunun tespit edildiği, davalı tarafından da cihazın bedelinin ödenememiş olduğu zaten davalının bu yönde bir savunmasıda bulunmadığı görülmüş olduğundan Mahkemece asıl alacak yönünden davanın kabul edilmesinde bir isabetsizlik görülmemişse de, takip talebinde faiz oranın yazılmadığı ancak faiz talep edildiğinden yasal faize hükmedilmesi gerekirken avans faizine hükmedilmesi isabetsiz görülmüştür. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince avans faiz yönünden karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 1- Davanın KABULÜNE, davalının İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİNE, asıl alacak 85.185,68 TL'ye takip tarihinden itibaren yasal faizi uygulanmak suretiyle aynen DEVAMINA, 2- Asıl alacağın %20'si olan 17.037,10 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.819,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.454,76 TL harçtan mahsubuyla bakiye 4.364,24 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 4- Davacı tarafından yapılan 54,40 TL başvurma harcı, 1.454,76 TL peşin harç, 7,80 TL vekalet harcı, 46,00 TL posta masrafı ve 1.600,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 3.162,96 TL yargılama giderinın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5- Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1, 13/2 maddesi uyarınca 11.874,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6- Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinden davalıdan alınarak Hazineye irad kaydına, 7-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider ve delil avansının HMK 333 .maddesi ve Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca yatırana iadesine 8-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak; a-Davalı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, b-Davalı tarafça istinaf aşamasında yatırılan 220,70 TL istinaf başvuru harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 17/12/2025