11. Hukuk Dairesi 2010/6265 E. , 2010/5464 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.09.2008 tarih ve 2007/2322-2008/1748 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgele
**11. Hukuk Dairesi 2010/6265 E. , 2010/5464 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.09.2008 tarih ve 2007/2322-2008/1748 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı, davalı kooperatifin ortağı olduğunu, aldığı duyumlara göre yüklenici firmaya 550.000,00 TL ödenmesi yönünde yönetim kurulunun karar aldığını, bu durumda ortaklara dağıtılması gereken daire satış bedelinden ortaklık payına düşen 2.546,29 TL’nin mahsup edilmesinin gerekeceğini oysa böyle bir kesinti yapılamayacağını ileri sürerek, borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, iş değişikliği nedeniyle yükleniciye ödenen paranın davacı ortağa da yansıtılmasının gerekeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı temyiz etmiştir. Dava, İİK.nun 72. maddesi uyarınca takipten önce açılan menfi tespit davasıdır. Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı, davalı kooperatif tarafından kendisinden herhangi bir talepte bulunmadan işbu davayı açmıştır. Sözleşmenin nispiliği kuralı gereğince, yokluk hali dışında üçüncü kişilerin sözleşmeye dayalı dava açması kural olarak mümkün değildir. Bu itibarla, davacının, ortağı olduğu kooperatif ile dava dışı müteahhit arasındaki sözleşmeyle ilgili olarak dava açmasında (sözleşmeni yoklukla malul olduğu ileri sürülmediğine göre) hukuki yararı mevcut değildir. Bu durumda, mahkemece, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı gözetilerek bu gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın esasına girilmesi yerinde değil ise de, sonucu itibariyle doğru olan hükmün HUMK’nun 438/son maddesi uyarınca gerekçesi değiştirilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının reddi ile sonucu itibariyle doğru bulunan kararın HUMK’nun 438/son maddesi uyarınca değiştirilen gerekçe ile ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 17.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.