7. Hukuk Dairesi 2024/455 E. , 2024/5648 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1025 E., 2023/1430 K. DAVA TARİHİ: 01.04.2021 KARAR: Davacının istinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ: Adana 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2021/111 E., 2022/379 K. Taraflar arasındaki inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı v
**7. Hukuk Dairesi 2024/455 E. , 2024/5648 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1025 E., 2023/1430 K. DAVA TARİHİ: 01.04.2021 KARAR: Davacının istinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ: Adana 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2021/111 E., 2022/379 K. Taraflar arasındaki inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının annesi olan ... ...'ın dava konusu Adana ili,... ilçesi, ... Mahallesi, 10844 ada 5 parsel sayılı taşınmazdaki 78/11861 payı 1997 yılında kendisine ait olan birikimlerle satın almak için davalı olan eşi ...'a şifahen ve resmi olmayan şekilde yetki verdiğini, davalının bu temsil yetkisini kötüye kullandığını, yetkisiz temsilci olduğunu, dava konusu taşınmazı davacının annesine devredeceği vaadiyle kendi üzerine tescil ettirdiğini, davacının müteveffa annesinin davalı tarafından hataya ve hileye düşürüldüğünü, açıklanan bu sebeplerle dava konusu taşınmazın davalı adına yapılan tescilinin iptal edilerek taşınmazın davacının annesi müteveffa ... ... adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde; taşınmazı ... Gök isimli kişiden aldığını, ücretini kendisinin ödediğini, dava konusu taşınmazı 24 yıldan beri iyi niyetli olarak kullandığını, 10 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğunu belirterek davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı tarafın inançlı işlem iddiasını ispatlayacak nitelikte yazılı delil veya yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir belge sunmamış olduğundan inançlı işlem iddiasını ispatlayamadığı, yine dava konusu taşınmazın davalı adına tescil edilmesi işleminin yolsuz tescil niteliğinde olduğu da ispatlanamadığı sonuç ve kanaatine varılmış, davacının yemin deliline dayanmadığı görülmekle, davacı tarafa yemin delili hatırlatılmayarak açılan davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davanın inanç sözleşmesine dayalı olarak açılmadığını, davalı ...'ın müteveffa muris ...'ya, erkek kardeşinin ve ailesinin elden vermiş olduğu meblağlar, düğünde kendisine takılan ziynetleri, örgü ve el işiyle biriktirdiği kazançları ve yastık altı birikimleri alarak dava konusu taşınmazı satın almak için şifahen ve resmi olmayan şekilde yetki verdiğini, davalı Lütfi'nin de ...'nın okuma yazma bilmemesini fırsat bilerek bu temsil yetkisini kötüye kullandığını, başka bir ifadeyle yetkisiz temsilci eylemiyle dava konusu taşınmazı kendi üzerine tescil ettirdiğini, müteveffa ...'nın taşınmazın kendisi adına alındığını düşündüğünü ve adına bir an önce tescil ettirmesini istediğini, yerel mahkemenin hukuki nitelendirmeyi yanılgılı olarak "inanç sözleşmesi" olarak değerlendirip hüküm kurmasının hukuka aykırı olduğunu, davalı Lütfi'nin dava konusu taşınmazı muris ...'ya tekrar devredeceği vaadi ile hata ile hileye düşürmek suretiyle kendi üzerine aldığını, bu hususun tanık beyanları ile açıkça ispat edildiğini, hata ve hile eylemlerinin ispatının tanık dahil her türlü delille mümkün olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesine ait kararda usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemiyle temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, inançlı işleme dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu 05.02.1947 tarihli ve 1945/20 Esas, 1947/6 Karar sayılı kararı. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile özellikle Bölge Adliye Mahkemesinin kararında belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.