11. Hukuk Dairesi 2018/678 E. , 2019/2472 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada ... 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 16/03/2017 tarih ve 2016/270-2017/102 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yi
**11. Hukuk Dairesi 2018/678 E. , 2019/2472 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada ... 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 16/03/2017 tarih ve 2016/270-2017/102 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkillerin dava dışı kişilerle birlikte "AMATÖR DENİZCİ EL KİTABI" isimli eseri vücuda getirdiklerini, eserdeki çizimlerin ve grafiklerin müvekkili ...'a ait olduğunu, müvekkili ...'nın ise diğer eser sahiplerinden eser ile ilgili işleme, çoğaltma, yayma, umuma iletim gibi mali hakları devir aldığını, anılan eserin ilk olarak 2005 yılında kamuya sunulduğunu, davalı kurumun "DENİZCİNİN EL KİTABI" isimli eserin yayımcısı olduğunu, davalının kamuya sunduğu kitapta yer alan bir kısım grafik ve çizimlerin, anlatımların müvekkillerine ait kitaptan alındığını, bu şekilde müvekkillerinin çoğaltma, yayma ve işleme gibi mali ile umuma arz, adın gösterilmesi ve eserin bütünlüğünün korunmasına ilişkin manevi haklarına tecavüzde bulunulduğunu ileri sürerek, 5846 sayılı FSEK'nın 68. maddesi uyarınca mali hakların ihlali karşılığı şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın ve FSEK'nın 70. maddesi uyarınca manevi hakların ihlali karşılığı 5.000,00 TL manevi tazminatın, tecavüz tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsilini ve davalının eserin yeni baskılarını yapmak suretiyle muhtemel tecavüzünün önlenmesini talep etmiş, akabinde 17.01.2016 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini 5.382,00 TL’ye yükseltmiştir. Davalı vekili, müvekkili tarafından hazırlatılan ve kamuya sunulan eserin eğitici, öğretici, temel denizcilik kavramlarını içeren bir eser olduğunu, tamamen mevzuatın gereği bilgiler içerdiğini, bağımsız ve özgün bir çalışma olduğunu, konuların benzer olmasının usulsüz alıntı olarak değerlendirilemeyeceğini, görsellerdeki teknik kesitleri ve gövde biçimleri gibi konuların zaten standart olduğunu ve değiştirilmesinin mümkün olmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve bilirkişi raporuna göre, davalı yan eylemlerinin FSEK’in 84. maddesi hükmüne göre haksız rekabet teşkil ettiği, bilirkişi raporuyla belirlenen 5.382,00 TL maddi tazminatın somut olayın özellikleri ve hak be nesafe uygun görüldüğü ancak, davacının 1086 sayılı HUMK yürürlükte iken açtığı davada fazlaya ilişkin hakları saklı tutmak kaydıyla 1.000,00. TL maddi tazminat isteminde bulunduğu, akabinde 18.01.2017 tarihinde verdiği talep artırım dilekçesiyle maddi tazminat talebi bakımından talebini artırdığı ancak, davanın mülga 1086 sayılı HUMK yürürlükte iken açıldığı, belirsiz alacak davası niteliğinde olmadığı, bu nedenle de talep artırım dilekçesi ile bedelin artırılması yoluna gidilemeyeceği, davanın reddine ilişkin mahkememizin ilk kararının bozulmasından sonra tazminat hesabı belirlenmesine gidildiği, yerleşik yargı içtihadına göre bozmadan sonra ıslah da yapılamayacağı anlaşıldığından, davacı vekilinin talep artırım veya ıslah niteliğindeki yeni isteminin davaya katılması yönündeki talebinin reddine karar verildiği, davalının eylemleri sebebiyle her bir bası için 2.500,00. TL, toplam 5.000,00. TL manevi tazminata hükmedilmesinin hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, tecavüzünün önlenmesine, 1.000,00. TL maddi ve 5.000,00.TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, maddi tazminata 01.07.2010 tarihinden, manevi tazminatın 2.500,00.-TL'sine 01.07.2010 tarihinden; 2.500,00.TL'sine de 01.02.2011 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir. Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davalıdan harç alınmasına yer olmadığına, 01/04/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.