4. Ceza Dairesi 2014/39590 E. , 2015/25859 K. "" Tebliğname No : KYB - 2014/282540 Tehdit suçundan kimliği M.. Ş.. hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 14/01/2014 tarihli ve 2014/392 soruşturma, 2014/158 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin, İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 12/03/2014 tarihli ve 2014/225 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına…
**4. Ceza Dairesi 2014/39590 E. , 2015/25859 K.** **"İçtihat Metni"** Tebliğname No : KYB - 2014/282540 Tehdit suçundan kimliği M.. Ş.. hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 14/01/2014 tarihli ve 2014/392 soruşturma, 2014/158 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin, İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 12/03/2014 tarihli ve 2014/225 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02/09/2014 gün ve 282540 sayılı istem yazısıyla dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi: İstem yazısında; “Dosya kapsamına göre, müştekinin, tehdit edildiği iddiası üzerine yürütülen soruşturma sonucu kimliği M.. Ş.. hakkında, eylemin suç olmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür." şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, Cumhuriyet savcısı tarafından müştekinin şikâyet dilekçesi üzerine herhangi bir araştırma yapılmaksızın karar verildiği, müştekinin dilekçesinde geçen iddialara ilişkin araştırma yapması, husumetli olduğunu belirttiği kişilerin dinlemesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA I-Olay: Tehdit suçundan kimliği M.. Ş.. hakkında yapılan soruşturma sonucunda, Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığının 14/01/2014 tarihli kararıyla, müştekinin aracının üzerine zarf içine konulmuş vaziyette bulunan bir adet merminin, tek başına tehdit suçunu oluşturmayacağı gerekçesiyle takipsizlik kararı verildiği, müşteki Ali Demirel vekilinin karara süresinde itirazı üzerine, İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 12/03/2014 tarihli kararıyla itirazın reddine karar verildiği, kesin olan bu karara karşı müşteki vekilinin eksik soruşturma yapıldığına ilişkin müracaatı üzerine, kanun yararına bozma talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır. II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı: Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara müşteki vekili tarafından eksik soruşturma yapıldığı gerekçesiyle yapılan itirazın reddine dair merci kararının, hukuka uygun olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir. III- Hukuksal Değerlendirme: