İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/03/2026 Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili sigortalısı olan ... ...AŞ tarafından Kazakistan’da yerleşik ...'ye demonte prefabrik bina ve aksamları satıldığını, emtianın sigortalının Ankara’da bulunan üretim tesisinden Kazakistan/Tengiz’de bulunan şantiye alanına kadar olan karayolu nakl…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/834 KARAR NO : 2026/540 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 11/10/2022 NUMARASI : 2019/245 Esas 2022/640 Karar DAVA: İtirazın İptali DAVA TARİHİ: 29/04/2019 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/03/2026 Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili sigortalısı olan ... ...AŞ tarafından Kazakistan’da yerleşik ...'ye demonte prefabrik bina ve aksamları satıldığını, emtianın sigortalının Ankara’da bulunan üretim tesisinden Kazakistan/Tengiz’de bulunan şantiye alanına kadar olan karayolu nakliyesinin davalı tarafından üstlenildiğini, muhtelif tarihlerde farklı araçlara yüklenen emtianın Kazakistan’daki alıcıya sevk edildiğini, 2017 Mart ayı içerisinde tahliye edilen bazı ekipmanlarda hasar tespit edildiğini, şantiye yetkilileri tarafından her bir hasarla ilgili tutanak düzenlendiğini ve şoförlere imzalatılarak fotoğraflarla belgelendiğini, hasar neticesinde müvekkili tarafından dava dışı sigortalıya toplam 10 araç için 12/09/2017 tarihinde 9.823,41-USD ve 01/03/2018 tarihinde 12.185,35-USD ödendiğini, ekspertiz incelemesi için 2.600-TLödendiğini, müvekkilinin sigortalısına ödediği toplam miktardan dava dışı ...AŞ’nin sorumlu olduğu 1 adet araç için olan hasar miktarı ve eksper ücreti payı çıkarıldığında davalının sebep olduğu hasarın 19.770.43-USD ve ekspertiz ücretinin ise 2.340-TL olarak tespit edildiğini, müvekkilinin ödeme yaparak sigortalısının tüm dava ve talep haklarına halef olduğunu, davalıya karşı tazminatın rücusu için İstanbul 33. Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında 12/09/2017 ödeme tarihli 9.823,41-USD, 01/03/2018 ödeme tarihli 9.947,02-USD ve 25/01/2018 tarihli 2.340 TL için icra takibi başlatıldığını, sonrasında taraflar arasında 13/08/2018 tarihinde imzalanan sulh protokolü uyarınca icra takibine konu olan tır hasarları için protokolde belirtilen 5 tıra ait yük hasarının navlun, ekspertiz ücreti ve işlemiş faizleri, icra vekalet ücretleri, icra harç ve giderleri için toplam 14.516,37-USD olarak kısmi ödeme yapıldığını, müvekkilin karşı taraftan kısmi ödeme dışında kalan 4 adet araç için 12/09/2017 tarihli sigorta ödemesinden 568,39-USD, 01/03/2018 tarihli sigorta ödemesinden 6.833,52-USD, 25.01.2018 tarihli sigorta ödemesine istinaden 1.040-TL bakiye alacağı kaldığını, müvekkilinin ödeme tarihinden itibaren faize hak kazandığını belirterek davalının itirazının iptaline, %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; taşımanın fillen ... ...Ltd Şti tarafından yapıldığını, müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili ile fiili taşıyıcı arasındaki sözleşme uyarınca tüm sorumluluğun fiili taşıyan tarafından üstlenildiğini, iddia edilen hasarın ne şekilde oluştuğunun, yükleme, boşaltma, istifleme esnasında oluşup oluşmadığının belli olmadığını, taşınmak için alınan emtianın üzerinde taşıyıcıyı yönlendirmesi gereken işaret ve numaraların bulunmadığını, meydana gelen hasara ilişkin davacının tek somut delilinin, kendisi tarafından Orion International Loss Adjusting Ltd. Co. adlı şirketten alınan ekspertiz raporları olduğunu, sunulan tır resimleri incelendiğinde hasarın nakliye rizikosundan meydana gelen bir hasar olmadığının anlaşıldığını, hasarın muhtemelen boşaltma sırasında meydana geldiğini, ihbarın hak düşürücü süre içerisinde yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece; davalının sorumluluğunun %25 oranında olduğu, davacı tarafın icra takibinde üç ayrı kalemden oluşan taleplerde bulunduğu, 9.823,41-USD asıl alacak yönünden takip sonrası yapılan sulh protokolü ile alınan ödemeden bakiye 568,39-USD'nin işbu davada talep edildiği, talebe konu miktarın 189 nolu... plakalı araca ilişkin olduğu, sigorta tarafından alınan ekspertiz raporuna istinaden dava dışı sigortalıya ödenen bedelin rücuen tahsilinin talep edildiği, ancak ödemeye esas alınan ekspertiz raporunda 189 nolu araca ilişkin tespite yer verilmediğinden dava dışı sigortalıya bu araç için ödeme yapılmadığı, bu hali ile davacı sigorta şirketinin bu araca yönelik talepte bulunamayacağı 9.947,02-USD alacak talebi yönünden davalı ile yapılan sulh protokolü sonucunda işbu davada 6.833,52-USD alacağın talep edildiği, davalı tarafın sorumluluğunun %25 oranında olduğu, bu durumda davalının asıl alacağa itirazının 1.720,88-USD yönünden iptali gerektiği, 2.340-TL alacak talebi yönünden davalı ile yapılan sulh protokolü sonucunda işbu davada 1.040-TL talep edildiği, ancak sigortalıya yönelik olarak 3 araç için sorumluluğun olabileceği, bunun da değerinin 780-TL olduğu, davalı tarafın sorumluluğunun %25 oranında olması nedeniyle bu talebin 195-TL yönünden kabulü gerektiği, alacağın likit olmadığı gerekçesiyle davalının bakiye asıl alacak miktarı olan 568,39-USD yönünden itirazın iptali talebinin reddine, bakiye 6.833,52 USD asıl alacak miktarı yönünden talebinin kısmen kabulü ile davalının bu asıl alacağa itirazın 1.720,88-USD yönünden iptaline, anılan bedele 01.03.2018 tarihinden itibaren yıllık %5 ... faizi işletilmesine, bakiye 1.040-TL asıl alacağa yönelik talebinin kısmen kabulü ile davalının bu asıl alacağa itirazın 195-TL yönünden iptaline, bu tutara takip tarihinden itibaren reeskont avans faizi işletilmesine, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : 1-Davacı vekili; 568,39-USD alacağın ekspertiz raporunda olmadığı yönündeki tespitin bilirkişi raporuna aykırı olduğunu, ekspertiz raporunda 189 nolu araca yer verilmediği belirtilmiş ise de 02/08/2017 tarihli ekspertiz raporunun 8. Sayfasında 189 nolu tırda meydana gelen hasarın fotoğraflarla beraber ayrıntılarına yer verildiğini, hasara konu yüklerin kurallara uygun bir şekilde istiflendiğini ve ambalajlandığını, taşıma senedinde aksi yönde bir şerh bulunmadığını, bu nedenle davalının meydana gelen hasarın tamamından sorumlu olduğunu, davalı ve fiili taşıyıcı tarafından ... 9 ve 10 maddeleri ile getirilen karineyi çürütecek herhangi bir belge sunulmadığını, yükleme ve istiflemeden müvekkilinin sorumlu olduğunun kabulü halinde dahi % 25 müterafik kusurun az olduğunu, davalının en az % 50 oranında sorumlu tutulması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2-Davalı vekili; ihbarın 7 gün içinde yapılmadığını, taşıyanın lehine karine oluşmadığını, emtianın hasarsız teslim edildiğine dair karinenin aksinin davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini, fiili taşıyıcı olmayan müvekkilinin emtiada oluşan hasardan sorumlu tutulamayacağını, müvekkilinin % 25 kusurlu kabul edilmesinin hatalı olduğunu, yükleme, istifleme, ambalajlama gibi işlemlerin göndericinin yükümlülüğünde olduğunu, somut olayda yükleme ve istifin davacının sigortalısı tarafından yerine getirildiğini, ekspertiz raporunda da belirtildiği üzere emtiaların gelişigüzel yüklendiğini, taşıma sırasında meydana gelen bir hasar bulunmadığını, müvekkiline atfedilen müterafik kusur oranının yüksek olduğunu, davacının sigortalısına ödediği meblağın hatır ödemesi niteliğinde olduğunu, halefiyeti kazanamadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, uluslararası taşıma sırasında davacı tarafından sigortalanan emtianın davalı taşıyıcı tarafından taşınması sırasında hasara uğraması nedeniyle, sigortalıya ödenen bedelin rücuen tahsili istemine ilişkindir. Taşımanın güzergahı itibariyle uyuşmazlığın ... Konvansiyonu hükümlerine göre çözümü gerekir. Sigorta hukukundan kaynaklanan halefiyet ve rücu hususlarında ise 6102 sayılı TTK hükümleri esas alınacaktır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır. Sigortalıya ait prefabrik bina aksamı emtianın Ankara'dan Tengiz/Kazakistan'daki alıcıya naklinin davalı akdi taşıyıcı tarafından üslenildiği, taşımanın fiili olarak ... şirketi tarafından yerine getirildiği, 9 farklı taşımada meydana gelen hasarlar nedeniyle davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına 12/09/2017 tarihinde 9.823,41-USD, 01/03/2018 tarihinde 12.185,35-USD ödeme yapıldığı, ödemeyi alan sigortalı firma tarafından hakların davacı sigorta şirketine temlik edildiği, satışın ... teslim şartı ve ödemenin mal mukabili kararlaştırıldığı, hasar bedelinin yükte menfaati bulunan sigortalı firmaya yapılması nedeniyle halefiyet koşulunun gerçekleştiği ve davacının aktif husumetinin bulunduğu, her bir taşımanın numaralandırıldığı, 34, 35, 37, 41, ve 42 nolu taşımalar nedeniyle tarafların 13/08/2018 tarihli protokolle sulh oldukları ve bu kapsamda davalı akdi taşıyan tarafından sigorta şirketine asıl alacak ve feriler de dahil olmak üzere 14.516,37-USD ödeme yapıldığı, protokolde 189, 314, 351 ve 364 nolu taşımalar yönünden anlaşılamadığının belirtildiği, davacının işbu davaya konu icra takibinde anlaşma sağlanamayan taşımalardaki hasar ödemelerin talep edildiği, dava konusu taşımalara ilişkin her bir teslimde hasarlı emtiaların tespit edilerek tutanak altına alındığı, bahsi geçen tutanaklarda araç sürücülerinin de imzasının bulunduğu anlaşılmaktadır. MR nin 17/1. maddesi gereğince taşıyıcı, eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen süre içinde uğranılan ziya, gecikme ve hasardan sorumludur. ...'nin 17/2 maddesi uyarınca, eğer kayıp, hasar ya da gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlemesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmişse taşımacı sorumlu tutulamaz. ...’nin 18/2 maddesi uyarınca, kayıp, hasar ve gecikmenin 17/2 maddede öngörülen nedenlerden birinden doğduğunu kanıtlamak taşımacıya aittir. Yine ...'nin 30. maddesi gereğince, hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden itibaren yedi gün içinde ziya veya hasarın taşıyıcıya ihbar edilmemesi halinde, taşıyıcının emtiayı sağlam olarak teslim ettiği hususunda karine oluşacaktır. Somut olayda emtianın varış tarihinde fiili taşıyıcının araç şoförünün de imzasının bulunduğu tutanak ile emtiadaki hasar tespit edilmiştir. Davalının araç şoförünün imzasını taşıyan hasar tutanağı karşısında, davalıya süresinde hasar ihbarının yapıldığı sabittir. Yukarıda belirtildiği üzere ...'nin 17/2 maddesinde, yükün ambalajının kifayetsiz ya da ambalajsız olmasından veya araca hatalı istiflenip, sabitlenmesine bağlı tertipleme hatalarından dolayı vuku bulan hasarlardan taşıyıcının sorumlu tutulamayacağı öngörülmüş olmakla birlikte, ambalaj, yükleme, boşaltma ve istifleme gönderici ve alıcıya ait olsa bile taşıyıcının basiretli bir tacir gibi davranarak nezaret görevi ve sorumluluğunun bulunduğu yerleşik yargı uygulamasıdır. Taşınacak emtianın ambalajsız veya ambalajının kifayetsiz olması ya da araca ve güzergaha uygun olmayan şekilde sabitlenmesi halinde taşıyıcı göndereni uyarmadan ve ...'nin 8 ve 9. maddelerine uygun olarak taşıma senedine çekince koymadan yükü teslim alır ve yükte bu sebepten hasar meydana gelirse, öncelikle zarara sebep olan hatayı taşıyıcının nezaret borcu esnasında kendi bilgisiyle fark edip edemeyeceğinin tespiti gerekecektir. Fark edebileceği durumlarda, hasar kifayetsiz ambalaj veya istif hatasından ya da yükün usulüne uygun bir şekilde sabitlenmemesinden kaynaklansa da zararın taşıyan ve gönderen arasında paylaştırılması ve taşıyıcıya müterafik kusur atfı gerekmektedir. Yükleme ve istif hatasının açıkça göründüğü hallerde, kusurun ağırlıklı bölümü gönderenin üzerinde bırakılır. Sigorta eksperi tarafından tanzim olunan raporda, sigortalı tarafından Kazakistan'da yerleşik ... isimli firmaya muhtelif faturalar kapsamında satışı gerçekleştirilen emtialardaki söz konusu hasarların ekipmanların farklı boyutlarda ve farklı cinste (ahşap, metal vs.) malzemeler olması sebebi ile dorse içerisine yapılan yüklemelerde ekipmanlar arasında boşluklar oluştuğu ve her ne kadar araç üzerinde gerekli sabitleme ve emniyete alma işlemi yapılmış olsa da Kazakistan'a giden karayolunun durumuna ve nakliye sırasında yol şartlarına bağlı oluşan sarsıntılar esnasında dik ve hacimli ekipmanların kayarak birbirine veya dorse yan duvarlarına korkuluklarına çarpması, sürtünmesi ve aynı zamanda 364 nolu tır sevkiyatında gerçekleştirilen tahliye çalışmaları sırasında ekipmanların devrilmesi neticesinde söz konusu hasarların meydana geldiği tespit edilmiştir. Aynı husus 05/06/2020 ve 04/07/2022 tarihli bilirkişi raporlarında belirtilmiş olup hasarın yetersiz sabitleme, istifleme ve ambalajlamadan meydana geldiği yönünde görüş bildirilmiştir. Buna göre yapılan değerlendirmede emtiaların tek yönlü sabitlendiği, bu şekilde sağa ve sola kaymaların önlenemediği,yüklerin birbirlerine ve dorse duvarına çarparak zarar gördükleri, hasarın sabitleme, istifleme ve ambalajlamadaki yetersizlikten kaynaklandığı sonucuna varılmaktadır. Emtianın nakliye araçlarına yüklemesinin davacının sigortalısı tarafından fabrikasında kendi elemanları tarafından yapıldığı dosyada bulunan belgelerden tespit edilmiştir. Sabitleme ve istifleme hatasının gönderen tarafından basit bir inceleme ile tespit edilebilecek nitelikte olduğu anlaşıldığından, davalı taşıyıcının hafif derecede olmak üzere kusuru bulunduğunun kabulü gerekir. Bu durumda yetersiz sabitleme ve istiflemenin yol koşulları ile birleşmesi neticesinde meydana gelen hasarda, davalı taşıyıcının kusur oranının %25 olarak kabulü ile bu oranda tazminata hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Buna karşışık, 189 nolu taşıma ile ilgili hasar tespitine 02/08/2017 tarihli ekspertiz raporunda yer verilmiş olup, diğer taşımalarda olduğu gibi hasar teslim sırasında tutanak altına alınmıştır. Bahsi geçen ekspertiz raporunda 568,39-USD olarak hesaplanan hasar tutarı 12/09/2017 tarihinde sigortalıya ödenmiştir. Bu durumda 189 nolu taşımada meydana gelen hasar nedeniyle davacının rücuen tazminata hak kazandığı anlaşılmakla, bu hasar talebi yönünden davanın reddi doğru olmamıştır. Protokol kapsamı dışında kalan dava konusu edilen 189, 314, 351 ve 364 nolu taşımalar yönünden hasar tutarı 7.401,91-USD olarak hesaplanmıştır. Davalı % 25 müterafik kusuru ile sorumlu olduğundan davalının itirazının 1.850,47-USD yönünden iptali gerekirken, 189 nolu taşıma nedeniyle davanın reddi doğru olmamıştır....'nin 27. maddesinde hak sahibinin ödenecek tazminat için faiz isteyebileceği, ancak faizin ödeme isteğinin yazılı olarak, taşımacıya gönderildiği tarihten başlayacağı, böyle bir istekte bulunulmaması halinde faizin davanın açıldığı tarihten itibaren istenebileceği düzenlenmiştir. Somut olayda davacı sigortalısının davalıdan yazılı ödeme isteğinde bulunduğuna dair bir delil ibraz edilmemiştir. Yine davacı tarafından hazırlanan rücu yazısının davalıya tebliğine ilişkin bir delil bulunmamaktadır. Bununla birlikte davacının hasar talebinde bulunduğu, dava konusu 4 adet taşıma ile ilgili tazminat talebinin reddedildiği 13/08/2018 tarihli protokolden anlaşılmaktadır. Bu durumda temerrütün 13/08/2018 tarihinde meydana geldiğinin kabulü gerekirken ...'ye tabi taşımada ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru değil ise de aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından üzerinde durulmamıştır. Açıklanan nedenlerle; 189 nolu taşıma yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 1.850,47-USD ve 260-TL asıl alacak yönünden kısmen iptali ile takibin 1.850,47-USD alacak yönünden 01/03/2018 tarihinden itibaren ...'nin 27. maddesi gereğince yıllık %5 faiz işletilerek, 260-TL alacak yönünden takip tarihinden itibaren avans faizi işletilerek devamına, fazla istemin, davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/10/2022 Tarih 2019/245 Esas 2022/640 Karar sayılı kararın HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kısmen kabulüne, davalının, İstanbul 33. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 1.850,47-USD ve 260-TL asıl alacak yönünden kısmen iptali ile takibin 1.850,47-USD alacak yönünden 01/03/2018 tarihinden itibaren ...'nin 27. maddesi gereğince yıllık %5 faiz işletilerek, 260-TL alacak yönünden takip tarihinden itibaren avans faizi işletilerek devamına, fazla istemin reddine, Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine" İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ; "Alınması gereken 769,59-TL nispi karar harcının mahkeme veznesine yatırılan 772,77-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla olan 3,18-TL harcın istek halinde davacıya iadesine, Davacı tarafça yatırılan 813,99-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 7.100-TL bilirkişi ücreti ve 457,40-TL tebligat-posta masrafı olmak üzere toplam 7.557,40-TL yargı giderinin davanın kabul oranına göre hesaplanan 1.885-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanının davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine taktir olunan 11.266,22-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı lehine takdir olunan 11.266,22-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 1.360-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabulü oranında hesaplanan 1.021- TL'sinin davacıdan, 339-TL'sinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına," Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile kalan 552,10-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Yatırılan 179,90-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine, Davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Davacı tarafından yapılan 42,60-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 15-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 25/03/2026