İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/09/2025 Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; davalı bankanın müvekkili hakkında ... AŞ Altıyol şubesine ait, 7045167 seri nolu, 20/08/2022 keşide tarihli, 150.000- TL bedelli çek nedeniyle ... Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ...E sayılı dosyasıyla kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlattığını, müvekkilinin 06/09/2022 tar…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1341 KARAR NO : 2025/1405 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DAVA:Menfi Tespit DAVA TARİHİ: 08/09/2022 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/09/2025 Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; davalı bankanın müvekkili hakkında ... AŞ Altıyol şubesine ait, 7045167 seri nolu, 20/08/2022 keşide tarihli, 150.000- TL bedelli çek nedeniyle ... Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ...E sayılı dosyasıyla kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlattığını, müvekkilinin 06/09/2022 tarihinde İstanbul Anadolu 5. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2022/675 Esas sayılı dosyasıyla imzaya itiraz ettiğini,çek üzerinde ki imzanının müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek ... Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı takibine konu çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, kötüniyetli hareket eden davalının %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.CEVAP: Davalı vekili; davacı tarafından İstanbul Anadolu 5. İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/675 Esas sayılı dosyası ile imzaya itiraz davası açılmış olup, huzurdaki dava ile ileri sürülen itirazların imzaya itiraz davasında da ileri sürüldüğünü, bu nedenle huzurdaki davanın derdestlik nedeniyle ve davacının huzurdaki davayı açmakta hukuki yararının bulunmaması nedeniyle usulden reddi gerektiğini, müvekkilinin iş bu takip konusu çekte iyiniyetli meşru hamili olduğunu, kıymetli evrak üzerinde sahte olduğu iddia edilen imza sadece kendisi yönünden hükümsüzlük sonucunu doğurduğunu, iyiniyetle kambiyo evrakını iktisap eden üçüncü şahsa karşı bu yöndeki itirazlar ileri sürülemediğini ileri sürerek derdestlik ve hukuki yarar yokluğundan dolayı davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; imza itirazı mutlak bir defi olup, herkese karşı ileri sürülebileceğini, çekteki imzanın davacıya ait olmadığının bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, davanın kabulü ile davacının ... Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takibine konu çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespiti gerektiğini, dava, davacı (borçlu) lehine sonuçlanması halinde, davalı (alacaklı) aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedileceği,borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz (İİK 72/5). dava konusu çekte davacının atılı imzası bulunmadığı halde hakkında takip yapılması, bir güven kurumu olan bankaların en hafif kusurlarından dahi sorumlu olacakları nazara alınarak davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmiştir. (Yargıtay Kapatılan 19.HD 2014/16717 E, 2015/2572 K)İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili; davacının ... AŞ tarafından kendisine verilen çek defterinin ne şekilde elinden çıktığını açıklayamadığını, müvekkili iyiniyetli meşru hamil olmakla beraber çek üzerinde yer alan imzaların sıhhatini kontrol etme gibi bir sorumluluğu olmadığını, meşru hamil müvekkili aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin mümkün olmadığını, alınan bilirkişi raporunun eksik hatalı ve denetime elverişsiz olduğunu, işbu rapor doğrultusunda karar verilmesinin kararın bozulmasını gerektirdiğini, kararının kaldırılmasına, işbu talebi kabul görmez ise kötü niyet tazminatının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava;icra takibine konu çekte ki keşidecinin imza inkarına dayalı menfi tesbit istemine ilişkindir. Davacı aleyhinde başlatılan icra takibinde imzaya itirazı İstanbul Anadolu 5. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2022/675 Esas, 2023/86 Karar sayılı kararıyla;alınan 06/12/2022 tarihli grafolog bilirkişi raporu ile çek üzerinde ki keşideci imzasının davacıya borçluya ait olmadığından icra takibinin durdurulmasına karar verilmiş bu karar istinaf incelemesi sonucunda kesinleşmiştir. İcra Hukuk mahkemesinin imza itirazına ilişkin kararı takip hukuku dışında maddi hukuk bakımından kesin hüküm teşkil etmediğinden aynı sebeple menfi tesbit davası açılabileceği yerleşik yargı uygulamasıdır. Davacının icra takibinin durdurulması kararından sonra da menfi tesbit davası açmakta hukuki yararı bulunmaktadır. Dosyada alınan bilirkişi raporunda imza incelemesi çek keşide tarihinden önceki ve sonra ki tarihlerde çok sayıda mukayese imzalar ile teknik araçlar kullanılarak yapıldığı hükme elverişli olup, yine İcra Hukuk Mahkemesi'nde alınan grafolog bilirkişi raporu ile uyumlu olduğundan yetersiz inceleme ile karar verildiğine ilişkin davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. "İcra ve İflâs Kanunu’nun 72/5. maddesinde borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan icra takibinin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması durumunda istem üzerine takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere borçlunun dava nedeniyle uğradığı zararın alacaklıdan tahsiline karar verileceği öngörülmüştür. Ancak, menfi tespit davasını kazanan borçlu lehine tazminata karar verilebilmesinin bazı şartları vardır. Alacaklının icra takibinde sadece haksız olması yeterli olmayıp, yasa maddesindeki açık düzenleme uyarınca aynı zamanda takibin kötü niyetle yapılmış olması da zorunludur. Takibin haksızlığı, alacaklının hiç ya da talep ettiği miktarda bir alacağı bulunmadığı hâlde icra takibine girişmesi hâlinde söz konusu olur. Madde metninde yer alan kötü niyet ise alacaklının haksız olduğunu bildiği hâlde sırf borçluyu zarara uğratmak amacıyla takibe girişmesi hâlinde gerçekleşir. (Yargıtay HGK'nın 2020/297 esas, 2022/835 karar sayılı ilamı)Görüldüğü gibi, davacı/borçlu yararına tazminat ve para cezasına hükmedilebilmesi için, davanın kabulü yanında, davalı/alacaklının, senedi takibe koymakta “kötü niyetli” veya “ağır kusurlu” da olması gerekir. Maddede bahsi geçen davalı/alacaklının kötü niyeti veya ağır kusuru da dosyadaki tüm delillerle hiç şüpheye yer bırakmayacak şekilde kanıtlanmalıdır. Somut olayda ise; takip anında ki kötüniyet dikkate alınacak olup; takip tarihinden sonra ki gelişen kötüniyet dikkate alınmayacaktır. Takibe konu çekte davacı keşideci olup, lehtarın ..., lehtardan sonra ...AŞ nin cirosuyla davalı bankaya geçtiği; çekin banka huzurunda imzalanmadığı;ibraz şerhinde yazılan şerh de hamili bağlayıcı nitelikde olmadığından davacı takibinde haksız ise de kötüniyetli kabul edilemeyecektir. İlk derece mahkemesinin atıf yaptığı yargıtay ilamı ise banka huzurunda alınması gereken genel kredi sözleşmelerinde ki kefalet imzasının inkarına ilişkindir.Açıklanan nedenlerle, icra takibine konu çekte imzanın davacıya ait olmadığı belirlenmiş ise de; davalı bankanın takipte ağır kusurlu ve kötüniyetli olduğunun kanıtlanmadığı, çekin ibrazında muhatap bankanın keşidecinin imza sirkülerinde ki imzalarıyla uyumsuzluk tesbit edildiğine ilişkin şerhin hamil açısından bağlayıcı olmadığı gözönüne alındığında takip başlatmakta kötüniyet koşulunu sağlamadığı gözetilerek davacı tarafın kötüniyet tazminatının reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle ,çek keşideci imzası davacıya ait olmadığı belirlendiğinden davanın kabulüne karar verilmesi yerinde ise de ;takipde kötüniyetli sayılamayacak davalı banka aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi yerinde görülmemiş ,davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına,yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç olmadığından yeniden karar verilerek davanın kabulüne, davacının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/06/2025 Tarih 2023/463 Esas - 2025/484 Karar sayılı kararın HMK'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kabulüne; davacının, davalıya İ... Banka Alacakları İcra Dairesi'nin... esas sayılı takibine konu ... A.Ş. Altıyol şubesine ait, 7045167 seri nolu, 20/08/2022 keşide tarihli, 150.000 TL bedelli çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, Koşulları olmadığından davacı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin reddine," İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ; "Alınması gereken 10.246,50-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından yatırılan 2.561,63-TL nin mahsubu ile kalan 7.684,87-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafça yatırılan 2.642,33-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından sarf edilen 4.000-TL bilirkişi ücreti, 500,50-TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 4.500,50-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı vekili için takdir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine," Davalı tarafından yatırılan 2.562-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Davacı tarafından sarf edilen 305-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 23/09/2025