T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/149 KARAR NO : 2026/105 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 03/12/2025 tarihli ara karar NUMARASI: 2025/1029 Esas (Derdest) DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali [Depolama (saklama) hizmetinden kaynaklı] Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında, ...../12/2025…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/149 KARAR NO : 2026/105 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 03/12/2025 tarihli ara karar NUMARASI: 2025/1029 Esas (Derdest) DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali [Depolama (saklama) hizmetinden kaynaklı] Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında, ...../12/2025 tarihli ara kararda yazılı nedenlerle davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;müvekkili tarafından davalı/borçlu şirket aleyhine Bursa ..... Genel İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, ödeme emrinin gönderildiğini, davalı/borçlu şirket tarafından borcun tamamına ilişkin olarak yapılan kötü niyetli itiraz üzerine takibin durduğunu, taraf uyuşmazlığı zorunlu arabulucuğa tabi olduğundan dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak görüşmeler sonucunda da tarafların anlaşamadığını, müvekkili firmanın yurt içi ve yurt dışında kara, hava ve deniz yollarıyla yük ve eşya taşımacılığı, nakliye komisyonculuğu, depo-antrepoculuk, kurye ve lojistik danışmanlık hizmetleri sunduğunu, davalı firma ile müvekkili arasında 2022 yılından beri devam eden bir ticari ilişki olduğunu, bu kapsamda davalı firmanın kendisi adına çeşitli kurum ve kuruluşlar tarafından gönderilen ürünlerin, müvekkili firma tarafından serbest depolama alanlarında depolanması için müvekkili firmadan depolama hizmeti satın aldığını, taraflar arasındaki depolama sözleşmesi kapsamında hizmetler yürütüldüğünü, bu hizmet karşılığında bir ayda belli bir palet sayısına kadar sabit ücret belirlendiğini, bu sayının aşılması halinde ise günlük palet aşım fiyatları yansıtıldığını, sözleşmede fiyat teklifinin 2022 başında sözleşme ilişkisinin kurulduğu tarihten 31.05.2022 tarihine kadar geçerli olduğunu ve 01.06.2022 tarihinde fiyatın güncelleneceğini, taraflar arasındaki anlaşmanın bu şekilde ilerlemekte olduğunu, nitekim 2022 yılına ilişkin fiyat bilgisinin revize edildiğinin maili ve 2022 yılı sonu mutabakat mektubunu dilekçe ekinde sunulduğunu, özetle yeni dönem fiyat bilgisinin davalı firmaya bildirildiğini, bildirilen fiyatlar üzerinden mutabık kalınması akabinde hizmet bedellerine ilişkin faturalar düzenlendiğini ve davalı tarafın hiçbir faturaya itiraz etmeyerek fatura içeriklerinin kesinleştiğini, davalı firmaya en son gönderilen 14.09.2023 tarihli mail ile güncel miktar iletildiğini, 2024 yılında verilen depolama hizmeti kapsamında depolama geliri, indirme- yükleme bedeli ve mesai gideri hizmetleri karşılığında; toplam 376.110,00 TL bedelli fatura kesildiğini, cari borcuna karşılık olarak müvekkili firma emrine ileri tarihli 2 adet toplamda 600.000,00 TL bedelli çek verildiğini, çek bedellerin zamanında ödenmemesi ve 320.376,35 TL bedelli cari alacağının ödenmemesi üzerine, toplam 920.376,35 TL ana alacak ve ferilerini içeren 1.306.572,93 TL müvekkilinin alacağının tahsili için Bursa ..... Genel İcra Dairesi ... E. Sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın haksız ve kötü niyetli olarak başlatılan icra takibine itiraz ettiğini, işbu itirazın kaldırılması amacı ile davanın açıldığını, müvekkilinin alacağının bir hizmet sözleşmesinden doğmuş olduğunu, fatura ve karşılıksız çıkan çek bedellerini içeren muavin döküm alacağına ilişkin olduğunu, müvekkilinin üstlenmiş olduğu depolama hizmetini eksiksiz ifa etmesine karşılık davalı firmanın müvekkilinin alacağını ödemediğini, davalı yanın takibe itirazının açık ve net bir şekilde süreci uzatma, ödemeyi geciktirme amacı taşıdığını, müvekkilinin alacağının likit ve borçlunun itirazının haksız olduğundan davalı aleyhine İİK.m.67/2 gereğince %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, borçlu tarafından söz konusu muaccel borcun uzun süredir ödenmemesi, borçlu şirketin mallarını kaçırmasından endişe edildiğini, müvekkilinin alacağının rehinle veyahut başka bir teminat ile de temin edilmemiş olduğundan borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının öncelikle ihtiyaten haczini , davalı/borçlu tarafından icra takibine yapılan haksız itirazın 1.306.572,93 TL üzerinden iptali ile takibin devamına, davalı/borçlu’nun dava ve takip konusu olan alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince ihtiyati haciz talebinin değerlendirildiği ..../12/2025 tarihli ara kararla; "...İİK.'nın 258. Maddesi gereğince ihtiyati haciz isteyen alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olacağına ilişkin hükmün değerlendirilme sinde, faturaların alacağın varlığına kanaat verecek yeterli belgelerden olmadığı, alacağın varlığının ve miktarının yaklaşık ispat koşuluyla ispatlanamadığı ve tespitinin yargılamayı gerektirdiği, karşı tarafın mal kaçırdığına dair de herhangi bir delil bulunmadığı, ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığı..." gerekçesiyle, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki depolama sözleşmesi kapsamında hizmetler yürütüldüğünü, bu hizmet karşılığında bir ayda belli bir palet sayısına kadar sabit ücret belirlendiğini, bu sayının aşılması halinde ise günlük palet aşım fiyatlarının yansıtıldığını, sözleşmede fiyat teklifinin 2022 başında sözleşme ilişkisinin kurulduğu tarihten 31.05.2022 tarihine kadar geçerli olduğu ve 01.06.2022 tarihinde fiyatın güncelleneceğinin düzenlendiğini, fiyat bilgisinin revize edildiği maili ve 2022 yılı sonu mutabakat mektubunu dosyaya sunduklarını, bildirilen fiyatlar üzerinden mutabık kalınması akabinde hizmet bedellerine ilişkin faturaların düzenlendiğini ve davalı tarafın hiçbir faturaya itiraz etmediğini, taraflar arasında hizmet bedellerine ilişkin bir anlaşmazlığın olmadığını, faturalar ile her fatura içeriklerine konu depolanan ürünlerin yer aldığı teslim- sipariş fişlerini sunduklarını, fişlerin altında açıkça "Teslim Aldım" ibaresi ile personel isim ve imzası bulunduğunu, davalı tarafın, cari borcuna karşılık vadeli çekler keşide ettiğini, çeklerin müvekkili carisine işlendiğini, muamelesiz olduğundan ve bedeli tahsil edilemediğinden davalı firmaya iade edilerek iade kaydı da müvekkili carisine davalı borcuna kaydedildiğini, çek suretleri ve muavin kaydının dosyaya ibraz edildiğini, ..... formlarının celbi talep edilmiş olmasına karşılık müzekkere cevabı beklenmeden red kararı verildiğini, yaklaşık ispat koşulunun yerine getirildiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Talep, İİK'nın 257 vd. maddeleri uyarınca, ihtiyati haciz isteminin reddine dair verilen ara kararın, aynı Kanun'un 258/3 maddesi uyarınca istinafına ilişkindir. İlk derece mahkemesince, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş; bu ara karara karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.Talep eden vekili, karşı taraftan alacaklı olduğu iddiasına dayanak olarak, sözleşmeyi, mutabakat mektubunu, e-postaları, faturaları ve muavin defteri göstermiştir. Karşı tarafça alacağın varlığının kabul edildiğine dair herhangi bir bilgi, belge veya kanaat getirecek delil sunulmamıştır.İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup maddede, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir.İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel ve rehinle temin edilmemiş olması gerekmektedir. Somut talepte; talep eden tarafça dosyaya ibraz edilen mutabakat mektubu 31.12.2022 tarihli olup davalı şirketin kaşe ve imzası da bulunmamaktadır. Cari hesap alacağına konu birden fazla fatura bulunması nedeniyle hangi faturaların cari hesaptaki çekler dışında olduğunun da tespiti mümkün değildir.Çeklerin davalı tarafa iade olması ödemeye karine teşkil etmekte olup, bedelsiz iade iddiasını ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacıdadır. Ara karar tarihi itibariyle dosyaya sunulan bilgi ve belgeler, İİK'nın 258. maddesinde aranan yaklaşık ispat koşulunu sağlamaya yeterli görülmemiştir. Davanın ilerleyen aşamalarında oluşacak yeni delil durumuna göre mahkemeden tekrar talepte bulunulması mümkün olup ara karar tarihi itibariyle yasal koşulları oluşmadığından, ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara kararda bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, İİK'nın 258/3 ve 353/1.b.1 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irat kaydına, bakiye 116,60 TL istinaf karar harcının davacı yandan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 22.01.2026 KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.f ve 391/3 maddeleri uyarınca karar kesindir.