11. Hukuk Dairesi 2014/7973 E. , 2014/11464 K. "" MAHKEMESİ : KONYA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 16/08/2011 NUMARASI : 2010/719-2011/291 Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/08/2011 tarih ve 2010/719-2011/291 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine do…
**11. Hukuk Dairesi 2014/7973 E. , 2014/11464 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : KONYA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 16/08/2011 NUMARASI : 2010/719-2011/291 Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/08/2011 tarih ve 2010/719-2011/291 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, Almanya Aschaffenburg Eyalet Mahkemesi tarafından verilen 17.11.2009 tarih 30613/08 kararın kesinleştiğini ileri sürerek, bu kararın tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, tenfizi istenen kararın konusunun şirket ortağı tarafından sermaye olarak konulan paranın tahsili istemi olduğu, böyle bir istemin TTK’nın 329 ve 405. maddelerine aykırı olduğu, aynı konuda Türk mahkemelerinde açılan davaların bu nedenle reddedildiği, yabancı mahkeme kararının şirket ortakları arasında eşitsizliğe neden olduğu, tenfizi istenen kararı veren mahkemece davalının savunma hakkının kısıtlandığı, yabancı mahkeme kararının kamu düzenine aykırı olduğu, bu nedenle tenfiz şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Davaya konu Almanya Aschaffenburg Eyalet Mahkemesi’nin yapmış olduğu yargılama sonucu verdiği kararın tercümesinden, kararın davalıya posta yoluyla 05.02.2010 tarihinde tebliğ edildiği ve karara 23.03.2010 tarihinde kesinleşme şerhi düşüldüğü anlaşılmıştır. Dosyada tenfizi istenen kararın tebliğine ilişkin evraklar bulunmamaktadır. Mahkemece tenfiz isteminin reddine ilişkin gerekçelerden birisi, tenfizi istenen mahkeme kararının Türk kamu düzenine aykırı olduğudur. Gerçekten de, yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak alınmış ve kesinleşmiş ilamlar hakkında, yetkili mahkemenin tenfiz kararı verebilmesi için 5718 sayılı Kanun'un 54/c maddesi uyarınca, hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması gereklidir.