11. Hukuk Dairesi 2022/7041 E. , 2023/6355 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/341 Esas, 2018/752 Karar HÜKÜM : Dava ret Taraflar arasındaki şirket ortaklığından ayrılma ve ayrılma akçesi istemli davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekç…
**11. Hukuk Dairesi 2022/7041 E. , 2023/6355 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/341 Esas, 2018/752 Karar HÜKÜM : Dava ret Taraflar arasındaki şirket ortaklığından ayrılma ve ayrılma akçesi istemli davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı ... ile davalı şirkette %50’şer hisseye sahip olduğunu, şirketi tek başına müdür olarak temsil yetkisi bulunan davalı ortağın şirket faaliyelerini müvekkiline danışmadan yürüttüğünü, şirket karar defteri incelendiğinde bu durumun ortaya çıkacağını, şirketin gelir gider dengesini doğru yönetemediğini, şirketin kredi limitinin tamamını kullandığını, şirketin faaliyetlerinden elde edilecek gelirin ne zaman şirket hesaplarına gireceği, miktarı ve bu gelirler ile hangi ödemelerin ne zaman yapılacağının belirsiz olduğunu, müvekkilinin şirkete borç para verdiğini ama henüz iade edilmediğini, davalı şirketin en önemli gelir kaynağı olan sözleşmenin fesih edildiğini, bu iş sebebiyle davalı şirketin tedarikçilere ve çalışana borcu olduğunu ileri sürerek, davacının şirket ortaklığından ayrılmasına izin verilmesini, davalı ortağın müdürlük yetkisinin kaldırılmasını, müvekkilinin ayrılma akçesinin hesaplanarak davalı şirketten tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; şirket ortağı yönünden husumet itirazında bulunarak, davacının ortak olmak için imzaladığı protokol gereğince ödemesi gereken meblağları ödemediğini, şirketteki tüm önemli iş ve işlemler davacının bilgisi ve onayı ile gerçekleştiğini, şirketin defter ve kayıtlarına göre davacının bir alacağının bulunmadığını, davacının iyi niyetli ve dürüst davranmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkemece Verilen İlk Karar Mahkemece 28.01.2016 tarih, 2014/515 E. ve 2016/48 K. sayılı kararı ile davacının davalı şirkete 10.01.2013 tarihinde ortak olduğu, davacının ortak olduğu tarihten önce davacı ve davalı ortak arasında akdedilen 25.07.2012 tarihli sözleşmenin 3 üncü maddesinde davalı şirkette tüm kararların ortak karar alınarak uygulanacağının kararlaştırıldığını, davalı şirketin yönetimine ilişkin alınan kararların davacı ve davalı tarafından alındığı, davalı şirketin 2012 yılında 66.463,87 TL kâr ettiği, davacının şirkete ortak olduğu davalının müdür olarak atandığı 2013 yılında ise davalı şirketin 1.501.977,86 TL zarar ettiği, her iki ortağın da şirketten alacaklı olduğu, davacının şirketten ayrılacağını ve kefaletlerine son verdiğini çeşitli bankalara bildirdiği, bu nedenle şiketin piyasadaki itibarının ve kredibilitesinin sarsıldığı, davalı şirketin içinde bulunduğu mali sıkıntıda davacının da kusuru olduğundan davacının ortak olduktan yaklaşık 3,5 ay sonra ortaklıktan çıkma talebinin haklı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir. B. Bozma Kararı Dairemizin 27.11.2017 tarih, 2016/4458 E. ve 2017/6612 K. sayılı ilamında, mahkemece verilen karar tarihinden sonra Uyap ortamında gönderilen 17.05.2017 tarihli davacı vekilinin beyan dilekçesi ve eklerinde davacıya ait hisselerin tamamının davalı ...'a devredildiği anlaşıldığı, bu durumda anılan hususun davacının aktif dava ehliyetine etkisinin değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek bozulmuştur. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih, esas ve karar sayısı belirtilen kararı ile davacının hisselerini 10.04.2017 tarihli Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi ile davalı ...'a devrettiği, bu sözleşme ve hisse devri kararının 18.4.2017 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlandığı davacının hisselerini davalı ...'a devrettiği, bu nedenle davacının aktif husumet ehliyeti kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın konusuz kaldığından, aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilemeyeceğini, yargıla giderleri ile vekalet ücretinin davacı aleyhine kurulmaması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının davalı şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesi ve ayrılma akçesinin davalı şirketten tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114 üncü maddesi. 3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 01.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.