11. Hukuk Dairesi 2021/446 E. , 2022/2272 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 28.09.2020 tarih ve 2018/33 E. - 2020/403 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlen…
**11. Hukuk Dairesi 2021/446 E. , 2022/2272 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 28.09.2020 tarih ve 2018/33 E. - 2020/403 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin Vakıflar Bankası Maltepe şubesindeki mevduat hesabından Maltepe 3. Noterliği'nden tanzim edilen sahte vekaletname ile ... isimli bir şahıs tarafından müvekkilin izni ve bilgisi olmadan toplam 535.000.- TL çekildiğini, müvekkiline bankada bulunan iletişim bilgisine rağmen bilgi verilmediğini, müvekkilinin bankaya cüzdanını işletmeye gittiğinde durumu anladığını, davalı bankanın gerekli özen ve dikkati göstermediği gibi gereken önlemi de almadığı, birleşen davada ise kendilerine verilen süre ve yetkiye istinaden davayı dava konusu vekaletnameyi düzenleyen notere de yönelttiklerini, zarardan davalı noterin de sorumlu olduğunu ileri sürerek 535.000.- TL'nin paraların çekiliş tarihlerinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Asıl davada davalı vekili, söz konusu işlemleri takiben davacının telefonuna hesabından para çekildiğine ilişkin mesaj gönderildiğini ancak mesajların iletilemediğini, dolandırıcılık eyleminin sahte vekaletname ile gerçekleştirildiğini, vekaletnameye esas kimlik belgesinin sahteliğini araştırma yükümünün olmadığını, bu nedenle bankaya izafe edilecek kusur bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Birleşen davada davalı vekili, notere ibraz edilen sahte kimlikle iğfal kabiliyetinin bulunduğunu, noterin elinde karşılaştırma yapabileceği bir imkanın bulunmadığını, ibraz edilen kimlikteki tüm bilgilerin KPS'den gelen veriler ile uyumlu olduğundan işlemin gerçekleştirildiğini, farklı olan fotoğraf ve imzaların ise KPS sisteminde görünmediğini, bu nedenle noterin görevinin gerektirdiği tüm özeni gösterdiğini, daha fazlasının beklenemeyeceğini, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları gereğince iğfal kabiliyeti bulunan evraklarla yapılan noter işlemlerinde zarar ve işlem arasındaki illiyet bağı kesildiğinden noterin zarardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.