T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2161 - 2025/2553 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2161 KARAR NO : 2025/2553 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 15/05/2023 NUMARASI : 2022/374 E. - 2023/243 K. DAVANIN KONUSU : Marka ile İlgili Kurum Kararlarının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai H…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2161 - 2025/2553 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2161 KARAR NO : 2025/2553 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 15/05/2023 NUMARASI : 2022/374 E. - 2023/243 K. DAVANIN KONUSU : Marka ile İlgili Kurum Kararlarının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/05/2023 Tarih ve 2022/374 Esas - 2023/243 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, Orta Doğu kökenli konsantre yağlardan yapılmış kokuları Dünya ile buluşturan Birleşik Arap Emirlikleri menşeili müvekkilinin, 2021/072519 sayılı “...” ibareli markasının 03. sınıfta tescili isteğinin, davalı şirketin itirazı üzerine YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa davalının itiraza mesnet "..." ibareli markası ile müvekkilinin markası arasında şekil unsuru ve stilize edilmiş yazı tipi itibariyle farklılıkların bulunduğunu, 03. sınıftaki kozmetik ürünlerinde görsel unsurların daha çok öne çıkacağını, "..." şeklinde telaffuz edilecek davaya konu markanın, "..." olarak telaffuz edilecek itiraza mesnet markadan işitsel olarak ayrıştığını, markalar arasında kavramsal olarak da bir benzerlikten söz edilemeyeceğinden bütünsel algıda tüketiciler tarafından markaların ilişkilendirilmesi veya markalar arasında ekonomik ya da idari bir bağ kurulması ihtimalinin bulunmadığını, kurum tarafından daha önce benzer başvurularda "..." markası ile davacının "..." markası arasında bir benzerlik bulunmadığına dair karar verildiğini, müvekkili şirketin "..." markasını davalı şirketin başvuru tarihinden önce kullanmaya başladığını, dolayısı ile markaların birlikte var olma hakkına ilişkin koşulların gerçekleştiğini ileri sürerek 2022-M-10258 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, 80 ilde kendi adını taşıyan mağazalar ile faaliyet gösteren müvekkilinin, ... markaları ile uzun yıllardan beri geniş bir tüketici kitlesine hitap ettiğini, markanın uzun yıllar sarf edilen emek ile bugünkü tanınırlık düzeyine kavuştuğunu, davaya konu “...” ibareli markanın müvekkilinin “...” markasını içermesi nedeniyle markaların fonetik, görsel, anlamsal ve işitsel olarak bire bir denecek seviyede aynı olduğunu, bu haliyle davaya konu markanın müvekkilinin markasının devamı, serisi gibi algılanacağını, taraf markalarının kapsamında bulunan mal ve hizmetlerin aynı sınıfta olduğunu, dolayısı ile markaların tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, bir markanın ancak tescil edildiği ülkede korunacağını, dolayısı ile başka bir ülkede tescilli olan markanın bu tescile dayalı olarak Türkiye'de korunmasının söz konusu olamayacağını ve markanın tescilinin müvekkilinin uzun yıllar içinde oluşturduğu tanınmışlıktan davacının haksız kazanç elde etmesine neden olacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, Yargıtayın yerleşmiş uygulamasına göre YİDK kararının yerinde olup olmadığının kararın alındığı tarihteki koşullara göre değerlendirilmesi gerektiği, taraf markaları arasında emtia benzerliğinin bulunduğu, davacının itiraza mesnet markasının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin Türkçe’de herhangi bir karşılığı bulunmayan, orijinal nitelikte, ayırt ediciliği yüksek bir ibare olduğu, bu ibarenin ortaklığından kaynaklanan görsel ve işitsel benzerlik nedeniyle ortalama tüketiciler nezdinde bütün olarak yaratacağı algı ve izlenim itibariyle başvuru kapsamında yer alan tüm mallar bakımından 6769 Sayılı Kanun m. 6/1 anlamında işletmeler arasında bağlantı kurulması olasılığı ve ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, davacı tarafından "..." markalı parfüm ürünlerine ait katalog örneği ve ürünlerin ABD, Panama, Irak ve Birleşik Krallık'taki bir kısım şirkete gönderimine ilişkin belge ve bilgiler sunulmuş ise de, davacının 03. sınıfta yer alan mallarda markasını Türkiye’de uzun yıllardır, sürekli ve yoğun şekilde kullanım sonucu ayırt edici hale getirdiği kanıtlanmadığından yurt dışındaki markasal kullanımların davaya konu marka başvurusu bakımından etkisinin bulunmadığı ve buna bağlı olarak birlikte var olma koşullarının gerçekleşmediği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, parfüm emtiasının ortalama tüketicisinin karakteristik özellikleri ve davranışlarının bilirkişi raporunda ve ilk derece mahkemesince detaylı olarak irdelenmediğini, oysa bu emtia tüketicisinin dikkat düzeyinin ortalamanın üzerinde ve marka sadakatinin yüksek olduğunu, 03. sınıftaki kozmetik/bakım ürünleri için yapılacak iltibas değerlendirmesinde görsel unsurların yüksek önem arz ettiğini, müvekkilinin markasında ön planda olan şekil unsurunun alelade bir Q harfi olarak değerlendirilmesinin bütüncül yaklaşım ilkesine aykırı olduğunu, bu şeklin markanın yaklaşık %80'ini kapladığını ve parfüm şişesi üzerindeki dikkati çekecek ilk unsur olduğunu ve şekil unsuru ile birlikte yazı tipi ve renk olarak da markanın mesnet markalarından ayrıldığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu 2021/072519 sayılı "..." ibareli marka başvurusu ile davalıya ait redde mesnet "..." asli unsurlu markalar arasında, davaya konu markanın kapsamına alınmak istenen 03. sınıftaki mallar açısından, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira davalının itiraza mesnet "..." markasının, davaya konu markada aynı dizilimle markanın başında olacak şekilde yer aldığı ve tüketicilerin benzerlik kurarken dikkatlerini markaların başlangıç kısımları üzerinde yoğunlaştıracağı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 345,55-TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 25/12/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/12/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.