11. Hukuk Dairesi 2010/4706 E. , 2011/15453 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi BİRLEŞEN : Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2005/306 Esas sayılı dosyası Taraflar arasında görülen davada Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/11/2009 tarih ve 2005/184-2009/660 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten
**11. Hukuk Dairesi 2010/4706 E. , 2011/15453 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi BİRLEŞEN : Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2005/306 Esas sayılı dosyası Taraflar arasında görülen davada Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/11/2009 tarih ve 2005/184-2009/660 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, sigortalı Asas Alüminyum Sanayi ve Ticaret A.Ş 'ye ait Akyazı-Adapazarı tesislerinde kurulu bulunan Aliminyum ergitme fırınlarının müvekkili şirket tarafından sigorta teminatı altına alındığını, sigortalı şirketin davalı şirketten satın aldığı 2 adet alüminyum ergitme fırınından 2 nolu fırının üretime başlandıktan yaklaşık 1 yıl sonra malzeme hatası nedeniyle hasarlandığını, hasar bedelinin toplam 40.693,04 Euro olduğunu, müvekkili tarafından sigorta poliçesi ve ibraname kapsamında sigortalıya 36.623,70-Euro ödeme yapıldığını belirterek ödenen bedelin türk lirası karşılığı olan 65.670,83-TL nin ödeme tarihi olan 10/08/2004 tarihinden itibaren avans faizi oranı üzerinden işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen 2005/306 Esas sayılı dosyada, davacı vekili; aynı sigorta poliçesi kapsamında sigorta teminatı altında bulunan davalı şirketten satın alınan 1 nolu fırının üretime başlandıktan yaklaşık 3 ay sonra malzeme hatası nedeniyle hasarlandığını, hasar bedelinin toplam 42.262.00 EURO olduğunu, sigorta poliçesi ve ibraname kapsamında sigortalıya 38.035.08 EURO karşılığı 67.325,89 TL ödeme yapıldığını belirterek ödenen 67.325,89 TL sigorta tazminatının ödeme tarihi olan 26.04.2005 tarihinden itibaren avans faizi oranı üzerinden işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, dava konusu malda herhangi bir ayıp bulunmadığını, müvekkiline süresi içinde ayıp ihbarının yapılmadığını, üründeki yakıcıların doğalgaz ile çalışmak üzere, 1100 derece sıcaklığa dayanacak şekilde tasarlanmasına rağmen, sigortalının LPG kullandığını, taraflar arasındaki sözleşmenin Fransa'da ifa edildiğini ve davalının ikametgahının Fransa olduğunu, davada uygulanacak hukukun Fransa Hukuku olduğu ve davaya bakmaya yetkili mahkemenin Fransa mahkemeleri olduğunu savunarak, yetkisizlik kararı verilmesini ve davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, tüm dosya kapsamı ve yapılan keşifler sonrasında alınan bilirkişi raporları kapsamında, davaya konu her iki fırının ayrı ayrı ayıplı olduğu, hasarın kısmen tamirinin mümkün olmadığı, hasar nedeniyle, davacı tarafça sigortalıya 17.08.2004 tarihinde 38.035,80 Euro, 26.04.2005 tarihinde 36.623,70 Euro ödeme yapıldığı belirtilerek davacının davası ile birleşen dosyadaki davalarının ayrı ayrı kabulüne, davalının temerrüde düşürülmemiş olması nedeniyle herbir dava için davanın açıldığı tarihten itibaren yasal faiz ödenmesine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava TTK'nun 1301 maddesi uyarınca açılmış bulunan rucuen alacak davasıdır. Davacının Selefi olan şirket ile davalı şirket arasında ticari satım ilişkisi sözkonusu olup davacı, halefiyet hükümlerine dayalı olarak satılan malın ayıplı olduğu iddiasıyla dava açıp avans faizi talebinde bulunduğuna göre, mahkemece 3095 sayılı Yasa'nın 2/2 maddesi uyarınca avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 2-Ayrıca, dava ve birleşen dava kabul edildiğine göre, mahkemece karar harcının davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, davacıdan tahsiline karar verilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18/11/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.