11. Hukuk Dairesi 2012/15899 E. , 2013/14496 K. MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.04.2012 tarih ve 2012/13-2012/82 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, lay…
**11. Hukuk Dairesi 2012/15899 E. , 2013/14496 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.04.2012 tarih ve 2012/13-2012/82 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin özel yazım karakterini içeren POWER ibareli, 14, 18, 24, 25, 30, 35, 38 ve 41. sınıf mal ve hizmetleri içeren markaların sahibi olduğunu özel yazım biçimini taşıyan POWER markasının tanınmışlık vasfı taşıdığını, yeni ve seri markalar oluşturmak amacıyla 05.02.2010 tarihinde POWER Hit+ŞEKİL ibare ve biçimli 35/7. sınıftaki müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için malların bir araya getirilmesi hizmetleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, 2010/7372 kod numarası verilen marka tescil başvurusunun Markalar Dairesi tarafından POWER ELEKTRONİK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ+ŞEKİL ibare ve biçimli 35. Sınıf hizmetleri içeren 16.07.2004/22119 sayılı marka mesnet alınarak 556 sayılı KHK'nın 7/b maddesi uyarınca reddedildiğini, başvuru konusu işaret ile redde mesnet markaların ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunmadıkları, başvurunun öteden bu yana tescilli markalardaki özel yazım biçimini içerdiği ve öncekilerin serisi niteliğinde bulunduğu ve red kararının kaldırılması istemli itirazlarının nihaî olarak YİDK'nın 2011/M-3756 sayılı kararı ile reddedildiğini, başvurunun müvekkilinin tanınmış önceki markaların serisi niteliğinde olduğu ve kazanılmış hakkının bulunduğunu ifade ederek, başvurularının reddine dair YİDK kararının iptaline ve başvurunun devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı TPE vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, başvuru konusu işarettteki özel yazım karakteri ile davacı markalarının redde mesnet markalardan menşei itibariyle ayrılabilir ve teşhis edilebilir hâle gelmiş olması ve işletmesel bağlantılandırma ihtimalinin 556 sayılı KHK'nın 7/b maddesi kapsamında bulunmaması sebebiyle bu yönde bir tahkike girilmesine gerek bulunmadığı, 556 sayılı KHK'nın 7/b maddesi uyarınca bir ret kararı verilebilmek için önemli olanın herhangi bir araştırma yapılmasını gerektirmeyecek derecede işaret ve redde mesnet markanın ve kapsamlarındaki hizmetlerin benzer sayılması gerektiği, oysa yargılama konusu olayda bu hâlin bulunmadığı, öte yandan davacının da öteden beri son başvuru konusu mal ve hizmetleri de içerecek biçimde kullandığı, işletmesi ile özdeşleşmiş asli unsurlarını içeren, işletmesel köken itibariyle önceki tescilli markaları ile bağlantılı olduğu mesajını açık biçimde veren, önceki markaların serisi olarak algılanmasında tereddüt bulunmayan, asli unsur yanında bazı ekler de içeren yeni ve seri bir marka tescil ettirme hakkının bulunduğu (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 19.09.2008 gün ve E.2007/7547, K.2008/10251; 14.11.2008 gün ve E.2008/11505, K.2008/12839 sayılı kararları.), başvuru konusu işaretin de davacının önceki markalarının serisi mahiyetinde olduğu gerekçesiyle, TPE YİDK'nın 2011/M-3756 sayılı kararının, 35/7. sınıftaki hizmetleri bakımından iptaline karar verilmiştir. Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 08.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.