T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/240 - 2026/351 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/240 KARAR NO : 2026/351 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 09/11/2023 NUMARASI : 2023/139 E. - 2023/414 K. DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikr…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/240 - 2026/351 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/240 KARAR NO : 2026/351 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 09/11/2023 NUMARASI : 2023/139 E. - 2023/414 K. DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 09/11/2023 tarih ve 2023/139 E. - 2023/414 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin tanınmış "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalının 2020/167158 sayılı 29,30,31,35.sınıf mal ve hizmetleri kapsayan "...+şekil" ibareli markasının, birebir aynı sınıflarda aynı mal ve hizmetler için tescil edilmek istendiğini, müvekkili tarafından dava konusu marka başvurusunun ilanına karşı TÜRKPATENT nezdinde gerçekleştirilen itirazın reddine karar verilmesinin haksız olduğunu, “...” kelimesinin ayırt ediciliği yüksek görülmeyebilir ise de müvekkilinin uzun yıllara dayanan yoğun kullanımları ve yaptığı tanıtımlar ile markanın tanınmış hale geldiğini ve bu ibarenin müvekkili markalarıyla özdeşleştiğini, marka işaretlerinin düşük dereceli benzerliğinin bile, hizmetlerin yüksek dereceli benzerliği karşısında karıştırılma olasılığına neden olabileceğini, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin önceye dayalı kullanımından kaynaklanan gerçek hak sahipliğinin bulunduğunu, müvekkilinin sahibi olduğu https://www.....com.tr/....com adreslerinde ürünlerini sattığını ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK’nın 17/01/2023 tarih ve 2023/M-632 sayılı kararının iptaline, 2020/167158 sayılı "..." ibareli marka başvurusunun tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, davaya konu marka ve itiraz gerekçesi markalarda ortak olan tek unsur olan “...” ibaresinin ayırt edici niteliği düşük bir ibare olduğunu, söz konusu markaların bütün olarak bıraktıkları izlenim itibariyle, ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede de benzer olmadığı değerlendirildiğinden, başvuru ile itiraza mesnet markalar arasında ve ilişkilendirme veya karıştırılma ihtimalinin de bulunmadığını, davacı tarafından tanınmışlık ve kötüniyet iddiasını destekler nitelikte herhangi bir bilgi veya belge sunulmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı Şahıs vekili, davacının markalarının ön plana çıkan esas unsurunun “...” ibaresi olduğunu, onun dışında kalan tüm ibarelerin tanımlayıcı nitelik taşıdığını, zira “...” ibaresinin ürünlerin daha organik ve işlenmemiş olduğunu, “...”-“...”-“...” ibarelerinin birden fazla yemiş içerdiğini, “...” gibi ibarelerin ise ürünlerin diyet/light ürünler olduğunu tanımlayıcı ibareler olduğunu, bu haliyle “...” gibi herkes tarafından bilinen, genel geçer anlamı bulunan ve ayırt edici gücü zayıf bir ibareyi tescil ettiren kişinin sonuçlarına katlanmasının gerektiğini, kötüniyet iddialarını kabulm etmediklerini, müvekkilinin kendisine ait bir bahçede yetiştirdiği ürünleri satarken “...” markasını kullanmak istemesinin doğal olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davaya konu 2020/167158 sayılı davalı şahıs markası kapsamındaki (“31. Sınıf: Evcil hayvanlar için alta serilen maddeler; kedi kumu. 35. Sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Evcil hayvanlar için alta serilen maddeler; kedi kumu. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.” malları/hizmetleri HARİÇ) malları/hizmetlerinin davacının redde gerekçe markalarının kapsamında aynı/aynı tür/benzer/ilişkili olarak yer aldığı, dava konusu marka başvurusu ile davacı markaları arasında marka işaretleri bakımından benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığı, davacının eskiye dayalı kullanım, tanınmışlık gerekçeli itirazlarının yerinde olmadığı, kötü niyet iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna karşı ileri sürdükleri itirazlar giderilmeden anılan raporun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, kapsadıkları mal ve hizmetlerin benzerliği de göz önüne alındığında taraf markaları arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, uyuşmazlık konusu mal ve hizmetler yönünden ilgili tüketici kitlesinin dikkat düzeyinin düşük olduğunu, bu durumun markalar arasındaki karıştırılma ihtimalini arttırdığını, markaların bütünsel olarak benzerlik taşıdığını, müvekkilinin öncelik hakkı bulunmadığının kabul edilemeyeceğini, sundukları delillerin müvekkilinin markalarının tanınmış olduğunu ispata elverişli ve yeterli bulunduğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin markalarına yaklaşma çabasıyla kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenim dikkate alınarak belirleneceği, buna göre 2020/167158 sayılı "..." ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet “...”, “...”, “...”, “...” ibareli markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak bulunan "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğu, "..." ibaresi ve şekil unsuru ile yaratılan farklığın, bir bütün olarak dava konusu markayı, davacı markalarından yeterince uzaklaştırdığı, davacının dava konusu ibare üzerinde SMK'nın 6/3.maddesi anlamında öncelik hakkının bulunduğunun kanıtlanmadığı, tarafların marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından davacı markaları yönünden SMK'nın 6/5.maddesindeki koşulların oluşmayacağı, marka başvurusunun kötüniyetle yapıldığının kanıtlanmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 19/02/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/02/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.