11. Hukuk Dairesi 2022/84 E. , 2023/3508 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/186 Esas, 2021/1275 Karar DAVA TARİHİ : 08.02.2018 HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/59 E., 2019/270 K. Taraflar arasındaki Türk Patent Marka Kurumu (TPMK) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Dere…
**11. Hukuk Dairesi 2022/84 E. , 2023/3508 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/186 Esas, 2021/1275 Karar DAVA TARİHİ : 08.02.2018 HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/59 E., 2019/270 K. Taraflar arasındaki Türk Patent Marka Kurumu (TPMK) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 2016/35504 sayılı “feast f.i.t incelten tarifler” ibareli marka başvurusuna, müvekkilinin "FİT" ibareli markalarına dayalı olarak yaptığı itirazının nihai olarak YİDK tarafından reddine karar verildiğini, oysa dava konusu marka başvurusunun müvekkilinin itirazına mesnet markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunduğu gibi tescil edilmek istenen emtianın da müvekkilinin mesnet markalarının tescil kapsamında yer alan mal ve hizmetlerle benzer olduğunu, bu nedenle taraf markaları arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas tehlikesi bulunduğunu, "FİT" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olmadığını, davalının aynı ibareli başka bir marka başvurusuna karşı yaptıkları itirazlarının kabul edildiğini, YİDK'in benzer uyuşmazlıklarda verdiği kararları ile çeliştiğini, müvekkilinin itirazına mesnet markalarının tanınmış olduğunu, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek 2017-M-10675 sayılı YİDK kararının iptaline ve dava konusu markanın tescili halinde 29, 30, 32 ve 43. sınıfta yer alan mal ve hizmetler bakımından hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; hükümsüzlük istemi yönünden müvekkili Kuruma husumet yöneltilemeyeceğini, taraf markalarının benzer olmadığını, dava konusu markada "FİT" ibaresinin asıl unsur olarak yer almadığını, ayrıca "Fit" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük bulunduğunu, dava konusu markada yer alan diğer unsurların markayı farklılaştırdığını, Kurum kararının usul ve kanuna uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin Türkiye’nin en büyük entegre dondurulmuş gıda üretim tesisine sahip olduğunu, 1998 yılında İzmir Torbalı’da kurulup 2000 yılında hizmete girdiğini, taraf markalarının görsel olarak birbirinden tamamen farklı bulunduğunu, markaların ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadığını, itiraza gerekçe gösterilen markanın yalnızca “FİT” ibaresini içerdiğini, müvekkilinin markasının “FEAST F.İ.T İNCELTEN TARİFLER” olmak üzere birçok kelime unsuru ile kendine özgü bir logodan oluştuğunu, markanın esaslı unsurunu müvekkilinin daha önce bir çok tescilli tanınmış “FEAST” markasının oluşturduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin önceden beri tescille koruduğu “FEAST” ibareli markalarının devamı niteliğinde bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "FEAST+F.İ.T+şekil+İNCELTEN TARİFLER" ibareli marka başvurusu ile davacının "FİT" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi koşullarının oluşmadığı, taraf marka işaretleri benzemediği gibi davalının marka başvurusunda davacı tarafın markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağı, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği kanıtlanmadığı, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki koşulların da bulunmadığı, davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; "FİT" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olmadığını, taraf markalarının esas unsurlarının "FİT" ibaresinden oluştuğunu bu nedenle markaların iltibasa neden olacak düzeyde benzer bulunduklarını, dava konusu markada yer alan "FEAST" ibaresinin davalının lider markası olduğunu, "İncelten Tarifler" ibaresinin de slogan niteliğinde bulunduğunu, dava konusu markada yer alan "FİT" ibaresinin esas unsur olarak yer aldığını, dava konusu markanın tescil edilmek istendiği mal ve hizmetlerin de müvekkilinin itirazına mesnet markaları kapsamında yer mal ve hizmetlerle aynı ve yakından ilişkili olduğunu, mal ve hizmet benzerliğinin iltibas değerlendirmesinde dikkate alınmadığını, mahkemece iltibas incelemesi yapılırken ortalama tüketici kriterinin yok sayıldığını, uyuşmazlık konusu malların gıda ürünlerini içerdiğini, anılan malların tüketim amacı, nispeten daha ucuz olması erişimin oldukça kolay bulunması gibi nedenlerle markalar arasındaki farklılığın çok daha belirgin olması gerektiğini, yine tescil edilmek istenen emtianın tüketicileri arasında çocuklarında yer aldığını, bu nedenle iltibas riskinin yüksek olduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin seri markası olarak algılanacağını, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli bulunduğunu, zira davalının müvekkilinin tanınmış markalarından haberdar olmayacağının düşünülemeyeceğini, başvurunun müvekkili markalarının tanınmışlığından haksız yararlanmak amacıyla yapıldığını, mahkemece verilen kararın daha önce fit ibareli markaları hakkında verilen kararlarla çeliştiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre ""FEAST+F.İ.T+şekil+İNCELTEN TARİFLER" " ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "FİT" asıl unsurlu markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira dava konusu başvuruda, davacı markasının asli unsurunu oluşturan "FİT" ibaresinin öne çıkartılmadığı, başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, taraf marka işaretleri benzer olmadığından, davacının itirazına mesnet markalarının tanınmış olup olmadığının tartışılmasının sonuca etkili bulunmadığı, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli yapıldığının da ispat edilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle ve re'sen dikkate alınacak sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.