4. Ceza Dairesi 2014/45941 E. , 2015/26672 K. "" Tebliğname No : KYB - 2014/364517 Tehdit suçundan sanık Z.. A..'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1-1. cümle, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, İstanbul Anadolu 23. Sulh Ceza Mahkemesinin 25/03/2014 tarihli ve 2013/649 esas, 2014/338 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.11.2014 gü…
**4. Ceza Dairesi 2014/45941 E. , 2015/26672 K.** **"İçtihat Metni"** Tebliğname No : KYB - 2014/364517 Tehdit suçundan sanık Z.. A..'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1-1. cümle, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, İstanbul Anadolu 23. Sulh Ceza Mahkemesinin 25/03/2014 tarihli ve 2013/649 esas, 2014/338 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.11.2014 gün ve 364517 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi: İstem yazısında: “Dosya kapsamına göre, adı geçen sanık hakkında düzenlenen iddianamede 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1-2. cümlesi sevk maddesi olarak gösterilmesine karşın, ek savunma hakkı verilmeden anılan maddenin 1. cümlesi uygulanarak hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.” denilmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA I-Olay: Tehdit suçundan sanık Z.. A.. hakkında yapılan yargılama sonucunda, İstanbul Anadolu 23. Sulh Ceza Mahkemesinin 25/03/2014 tarihli kararıyla, hapis cezasıyla cezalandırımasına karar verildiği, yüze karşı verilen kararın temyiz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, infaz aşamasında tehdit suçu yönünden, ek savunma hakkı verilmeden daha ağır sevk maddesiyle uygulama yapıldığı gerekçesiyle, kanun yararına bozma yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı: Sanık hakkında basit tehdit suçundan TCK’nın 106/1-2. cümlesi uyarınca dava açılmasına karşın, iddianamede sevk maddesi olarak yer verilmeyen TCK'nın 106/1. maddesinin, ek savunma hakkı verilmeden uygulanması suretiyle, savunma hakkının kısıtlanmasına ilişkindir. III- Hukuksal Değerlendirme: 5271 sayılı CMK’nın “Suçun niteliğinin değişmesi” başlıklı 226. maddesinde; “1) Sanık, suçun hukukî niteliğinin değişmesinden önce haber verilip de savunmasını yapabilecek bir hâlde bulundurulmadıkça, iddianamede kanunî unsurları gösterilen suçun değindiği kanun hükmünden başkasıyla mahkûm edilemez. 2) Cezanın artırılmasını veya cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektirecek hâller, ilk defa duruşma sırasında ortaya çıktığında aynı hüküm uygulanır. 3) Ek savunma verilmesini gerektiren hâllerde istem üzerine sanığa ek savunmasını hazırlaması için süre verilir. 4- Yukarıdaki fıkralarda yazılı bildirimler, varsa müdafiye yapılır. Müdafii sanığa tanınan haklardan onun gibi yararlanır” düzenlemelerine yer verilmiştir.