11. Hukuk Dairesi 2013/893 E. , 2013/18192 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA BİRLEŞEN DAVADA BİRLEŞEN DAVA : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2009/625 ESAS Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.02.2012 tarih ve 2007/569-2012/62 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafında
**11. Hukuk Dairesi 2013/893 E. , 2013/18192 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA BİRLEŞEN DAVADA BİRLEŞEN DAVA : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2009/625 ESAS Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.02.2012 tarih ve 2007/569-2012/62 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili asıl ve birleşen davalarda, müvekkillerinin Kıraner Tur. Ltd. Şti.'nin %40 paya sahip ortakları olduğunu, 17.09.2003 tarihinde şirketin tasfiyesine davalı ...'nin tasfiye memuru olarak atanmasına karar verildiğini, 09.01.2007 tarihinde ise son ve kati bilançonun görüşülmesi için ortaklar kurulunun toplandığını, müvekkillerinin davalı ...'in ödediği iddia edilen kira ve muhasebe ücretlerine itiraz ederek muhalefetlerini koyduklarını, ancak tutanağın 09.07.2007 tarihinde tanzim edildiğini, bu durumu tutanağa attıkları imzada şerh düştüklerini ileri sürerek, ortaklar kurulunda alınan kararların iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Kıraer vekili, davanın süresinde açılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ..., ortaklar kurulu toplantısının 09.01.2007 tarihinde yapıldığını, tutanağın ise 09.07.2007 tarihinde tanzim edildiğini belirtmiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 6762 Sayılı TTK'nın 381. maddesi uyarınca davanın 3 ay içinde açılması gerektiği, ortaklar kurulunun 09.01.2007 tarihinde yapıldığı, davanın ise 04.10.2007 tarihinde açıldığı, toplantı tutanağının 09.07.007 tarihinde düzenlendiğinine ilişkin iddianın yasal düzenleme karşısında yerinde görülmediği gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. Dava, ortaklar kurulu kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece 6762 Sayılı TTK'nın 536/son maddesi delaletiyle 381. maddesi uyarınca 3 aylık dava süresi içinde işbu davanın açılmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir. Oysa, davacı taraf ortaklar kurulunun 09.01.2007 tarihinde yapıldığını, tutanağın ise 09.07.2007 tarihinde düzenlendiğini, tutanak içeriğinden anılan tarih itibariyle haberdar olduklarını, 09.07.2007 tarihinde tutanağın kendilerine imzalattırıldığını, bu hususu muhalefet şerhi olarak imzalarının yanında belirttiklerini ileri sürmüş, nitekim davalı şirket tasfiye memuru ...'de duruşmadaki beyanında ortaklar kurulunun 09.01.2007 tarihinde yapıldığını, iş yoğunluğu nedeniyle tutanağın 09.07.2007 tarihinde düzenlendiğini beyan etmiştir. 6762 Sayılı TTK'nın 536/son maddesi delaletiyle, aynı Yasa'nın 378. maddesi "Kararların muteber olması için zabıtların 297 nci maddede gösterilen esaslar dairesinde tutulması şarttır. Toplantıda hazır bulunan pay sahipleri veya temsilcilerinin ad ve soyadlarını gösteren 376'ncı maddedeki cetvel ile toplantıya davetin usulü dairesinde cereyan ettiğini ispat eden vesikalar zapta bağlanır." hükmünü haiz olup, kanun maddesinde ismi geçen TTK'nın 297. maddesi uyarınca da pay sahiplerinin tutanağı imzalaması, muhalefet sebeblerinin zapta geçirilmesi gerekir. Şekil ve usul açısından emredici hükümlere aykırılık yokluk halini doğurur. Alınan kararların geçerli olabilmesi için bazı usuli işlemlerin yerine getirilmiş olması gerekir. Tutanakta, verilen kararların nitelik ve sonuçları ile karara muhalif kalanların muhalefet sebeplerinin yazılması, muhalif kalanlar oy kullandıklarına göre zaptı imzalamaları gerekir. (Bkz. Poroy/Tekinalp/Çamoğlu Ortaklar ve Kooperatif Hukuku, 11.baskı, S. 425, 433) Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda somut olaya dönüldüğünde, ortaklar kurulu 09.01.2007 tarihinde yapıldığı halde, tutanağın 09.07.2007 tarihinde düzenlenmiş olması yok hükmündedir. Bu itibarla, mahkemece işin esasına girilerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün anılan taraf yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden asıl ve birleşen davada davacılara iadesine, 11.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.