İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/12/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Türkiye'den Polonya'ya karayolu taşımacılığı sırasında, 24.11.2021 tarihinde ... plaka numaralı yarı römorkta yangın çıktığını, römorkta bulunan malların tamamen y…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1129 KARAR NO : 2025/1915 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 14/05/2025 NUMARASI : 2023/752 Esas - 2025/296 Karar DAVA: Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/12/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Türkiye'den Polonya'ya karayolu taşımacılığı sırasında, 24.11.2021 tarihinde ... plaka numaralı yarı römorkta yangın çıktığını, römorkta bulunan malların tamamen yok olduğunu, zarar gören malların masrafları, beklenen karın bedeli ve nakliye masrafları toplamı özetle hasar bedelinin 434.153,37 Polonya ... olduğunu, eş zamanlı iki ayrı tedarikçi firmadan teslim alınan malların aynı römorkta bulunduğunu, tedarikçi firmalardan ... Elektrik Sanayi ve Ticaret A.Ş. firmasının toplam zarar bedelinin 1.193,00-USD olduğunu, diğer tedarikçi firma olan ... Sanayi İmalat ve Ticaret Ltd. Şti. firmasının toplam zarar bedelinin 12.11.2021 tarihli ve ... Invoıce numaralı fatura uyarınca 84.755,00-Euro olduğunu, yaşanan olay nedeni ile bahsi geçen tüm malların tamamen yok olduğunu, müvekkili firma tarafından ... Elektrik Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve ... Sanayi İmalat ve Ticaret Ltd. Şti. firmalarına zarar bedellerinin ödendiğini, ... teminatını da içeren nakliye komisyoncusu mali sorumluluk sigortası çerçevesinde davalı sigorta şirketine bağlı olarak sigortalı olduğu tespit edilen, malları taşımakla yükümlü olan, nakliyeci firma ... Uluslararası Nakliyat ve Tic. A.Ş. için 63663904 numaralı poliçesi kapsamında ödeme yapılması istemi ile ihtarname gönderildiğini, ihtarnamenin 28.08.2023 tarihinde keşide edildiğini ancak davalı şirket tarafından ödeme yapılmadığını, bunun üzerine dava şartı zorunlu arabuluculuk kurumuna başvuru yapıldığını, anlaşma sağlanamadığını, tüm bu sebeplerle; fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; öncelikle haklı davanın kabulü ile, kaza sonucu meydana gelen ve müvekkili tarafından ödenen zarar bedelinde şimdilik 1000-TL olan talebinin, HMK 107. madde gereğince temerrüt/dava tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak avans faizi ile davalıdan tazmin edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın, dava konusu emtiaları dap satış şekli ile aldığını, dap teslim şeklinin, malın mülkiyeti alıcının emtiaları teslim alması ile alıcıya geçtiğini, emtialar teslim edilmeden yolda yandığı için mülkiyetin halen göndericide olduğunu, bu nedenle hasar talebinde bulunabilecek olan sadece gönderici olan ... ve EZT şirketleri olduğunu, davacı hasarı alıcıya ödemiş ise hasar talebinde bulunamayacağını, lütuf ödenmesi yaptığını, bu nedenle husumet itirazında bulunduklarını, davacının bu taşıma zincirindeki yerinin belli olmadığını, hasarı mal sahibinin talep edebileceğini, davacının ne gönderici ne alıcı olduğunu, dava konusu taşımanın uluslararası taşıma olduğunu, ... Konvansiyonu hükümleri uygulanması gerektiğini, davacının davasını kısmi dava mı belirsiz alacak davası olarak mı açtığını belirtmesi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, hasara neden olan yangının 24.11.2021 tarihinde meydana geldiğini, davanın ise 18.12.2023 tarihinde açıldığını, 1 yıllık dava açma süresi geçtikten sonra dava açıldığını, bu nedenle öncelikle zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacı şirketin Polonya asıllı bir şirket olup yabancılık teminatı yatırması gerektiğini, yabancılık sebebine bağlı olarak teminat yatırma yükümlülüğü 12.12.2007 tarihli ve 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'da düzenlendiğini, müvekkili şirketin, dava dışı akdi taşıyıcı ... Ulus. Nak. Tic. A.Ş.'yi 01.01.2021-2022 vadeli 6363904 numaralı taşıyıcı sorumluluk poliçesi ile sigortaladığını, ... Sigorta A.Ş'nin sorumluluğu poliçe teminatı ile sınırlı olduğunu, yine sigortacının sorumluluğundan bahsedebilmek için hasardan sigortalısının sorumluluğu ve kusurunun bulunması gerektiğini, sigortalı ...'in sorumluluğunun bulunmadığı noktada sigortacı ... Sigorta'nın da herhangi bir sorumluluğu olmadığını, müvekkili şirketin ... Taşıyıcı Sorumluluk Poliçesi düzenlediği için ancak sigortalısının hukuken hasardan sorumlu olduğu oranda teminat kapsamında sorumlu olduğunu, davacının navlun bedeli, kar payı vb. taleplerinin ... Sigorta A.Ş.'den talep edilemeyeceğini, bu taleplerin poliçe teminatı kapsamı dışında olduğunu, müvekkili şirketin davacı tarafın hasar ödediğine ilişkin belgeleri, vekaletnamesini, temlikname vd. hasar evraklarını temin edememesi nedeniyle yani husumetini ispatlayamaması nedeniyle hasarı reddettiğini, aynı zamanda ... 17/2 gereğince sigortalısının hasardan sorumlu olmadığını, davacı yanca yapılan başvuruların zamanaşımı geçtikten sonra yapıldığını, tüm bu sebeplerle; husumet itirazının kabulü ile davanın husumet yönünden reddine, zamanaşımı itirazının kabulü ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, davacının talep ettiği alacakların belirli ve belirlenebilir alacaklar olduğundan açılan davaların usulden reddine, haksız, hukuki mesnetten yoksun ve müvekkillerinin kusuru bulunmayan fahiş talep ve faiz talepli davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Davacının iki ayrı tedarikçi firmadan teslim alınan malların Türkiye'den Polonya'ya karayolu ile taşımacılığı sırasında araç içinde 24/11/2021 tarihinde çıkan yangın sebebiyle tamamen yok olması sebebiyle taraflarınca tedarikçi firmaların zararının ödendiğini, sigortalı olduğu tespit edilen malları taşımakla yükümlü olan taşıyıcının sigortalısına tedarikçi firmalara yapılan ödemelerin geri ödemesi için başvuru yapıldığını ancak ödemenin yapılmadığını bu sebeple ödenen zarar bedellerinin taraflarına ödenmesini talep etmiş, davalı taraf ise dava konusu taşımacılığın uluslararası taşımacılık olduğunu ... hükümlerinin uygulanması gerektiğini, bu bahisle ... Konvansiyonu madde 32 gereği davanın zamanaşımına uğradığını, davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Davanın öncelikle dava açma zamın aşımı süreleri yönünden incelenmesi gerektiği, ... 32. md. uyarınca davacının zaman aşımı süresi içinde açılıp açılmadığının incelenmesi gerektiği, somut olayda meydana gelen hasarın taşıyıcının kasta varan tusuru/ağır kusuru ile gerçekletiğine dair bir delilin bulunmadığı, bu nedenle 1 yıllık zaman aşımı süresi içinde açılması gerektiği, davalı tarafın davanın süresi içinde açılmadığı yönünde ilk itirazının bulunduğu, somut olayda zararın 24/11/2021 tarihinde gerçekleştiği, davacı tarafından yapılan ödemelerin 25/03/2022 olduğu, arabuluculuk başvurusunun 24/10/2023 tarihinde olduğu, dava tarihinin ise 18/12/2023 olduğu sabittir. Arabuluculukta 19 gün geçmiştir. Tüm bu süreler eklendiğinde davanın zamanaşımına uğradığı anlaşıldığından davanın zamanaşımı nedeni ile reddine , ..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Taraflar arasında uyuşmazlığa ... konvansiyonu uygulanması ve zamanaşıma ilişkin düzenlemelerin dikkate alınması gerektiğini, taşıyıcının oluşan zararda ağır kusuru bulunduğundan, olayda uygulanması gereken zamanaşımı süresi 3 yıl olup Davalının, ... Konvansiyonu uyarınca taşıma sırasında oluşan zararlardan sorumlu olduğunu, bu sorumluluktan kurtulabilmesi, yalnızca sigortalısının gerekli tüm önlemleri almış olmasına rağmen zararın önlenemez bir şekilde doğduğunu ispat etmesi halinde mümkün olduğunu, Davacı şirket tarafından davalıya zararın ödenmesi istemli zamanaşımı süresi içerisinde ihtarnameler keşide edilmiş, tebliğ belgesi dosyamızda mevcut olup davacı tarafça davalı sigorta firmasına dava şartı arabuluculuk kurumuna başvurmadan evvel ihtarname keşide edilmiş ve de ihtarname 28.08.2023 tarihinde tebliğ edilmiş 12.07.2023 tarihinde davalı firmanın yönlendirdiği ... ... Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti. ise ödemenin yapılamayacağı mail ortamında iletildiğini, davalı yan ödeme talebini 12.07.2023 tarihinde reddedildiğini, bu durumda işbu dava yasal süresinde açıldığını, ... Konvansiyonunda tek bir zamanaşımı süresi öngörülmediğini, ilk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararında ise, hangi zamanaşımı süresine dayanılarak davanın red edildiğine dair tespit yer almadığını, bu hali ile karar eksik olup somut olayda, dosyada yer alan veriler ile zamanaşımını durduran süreçler dikkate alındığında, dava süresi içinde açılmış olup, bir yıllık zamanaşımı süresi uygulanacak olsa dahi dava açıldığı tarihte zamanaşımı süresi henüz dolmadığını, asla kabul anlamına gelmemekle birlikte, somut uyuşmazlıkta kararlaştırılmış bir teslim tarihi bulunmadığından, zamanaşımı süresi, yükün taşıyıcı tarafından teslim alınmasından sonraki 60. günden itibaren işlemeye başlayacağını, bu durumda, davalı tarafından uygulanması gerektiği iddia edilen zamanaşımı süresi olan 1 yıl dahi henüz dolmamış olup, her halükarda dava yasal süre içerisinde açıldığını, dava dosyasında alınan kök ve ek bilirkişi raporlarından zamanaşımı yönündeki tüm itirazlar değerlendirilmiş ve de davanın zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı bilirkişilerce de tespit edildiğini, buna rağmen İlk Derece Mahkemesi'nce bilirkişi kök ve ek raporlara aykırı şekilde hüküm tesis edildiğin, rücu hakkına dair zamanaşımı süresi zararın ve rücu muhatabının öğrenilmesiyle başladığını, ... madde 18/1 gereği işbu dava ile tazmini talep edilen zarar taşımacının sorumluluğun olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE :Dava, uluslararası karayolu taşımasına konu yükün yolda zayi olması nedeniyle sigortalısının uğradığı zararı tazmin eden sigorta şirketinin, ödediği zarar tutarını taşıyıcının sigortasından rücuen tahsili davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, talebin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı noktasındadır.Dava dışı ... firmasının ... Elektrik San. Tic. A.Ş. Ve ... Sanayi İmalat ve Tic. Ltd. Şti.'den satın aldığı ürünler, ... plakalı araçla taşınması sırasında çıkan yangında zayi olmuştur.Davacı taraf, hasar bedelini sigortalısına ödediği ve hasarın taşıma sırasında meydana geldiği iddiasıyla zararın tazminine karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Davalı taraf ise diğer savunmalarının yanı sıra istemin zamanaşımına uğradığını savunmuştur.... Konvansiyonu'un 1. Maddesinde, sözleşmenin, sözleşmede belirtildiği gibi yükleme yeri ve teslim için belirlenen yerin en az biri akit ülke olan iki ayrı ülkede olması halinde, tarafların ikametgahı ve milliyetine bakılmaksızın ücret karşılığında yüklerin taşıt ile karadan taşınmasına ait her mukaveleye uygulanacağı düzenlenmiştir. Bu kapsamda davaya konu taşımanın ... Konvansiyonu hükümlerine tabi olduğu hususunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır....'nin 32/1. Maddesine göre, ... Konvansiyonu gereğince yapılan taşımalardan doğacak davaların bir yıl içinde açılması gerekir. Ancak, bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen kusurlarda, bu süre üç yıldır. Dava açma süresi, tam kayıplarda, kararlaştırılan zaman limiti bitiminden 30 gün sonra kararlaştırılmış zaman limiti yoksa, yükün taşıyıcı tarafından teslim alınmasından sonraki 60 ıncı günde işlemeye başlar. Maddenin 2. fıkrasına göre ise, yazılı bir istemin, taşımacı bunu yazılı bildiri ile geri çevirip, ona ilişkin belgeleri de iade edinceye kadar zaman limitini erteleyeceği düzenlenmiştir.Görüldüğü üzere, ...'nin 32/2. Maddesi yalnızca taşıyıcıya yöneltilen taleplerde söz konusu olacaktır( ..., Karayolu İle Milletlerarası Eşya Taşımacılığı Ve ..., 1. Baskı, Seçkin Yayınevi, Ankara, 1999, s. 174). Dosyaya sunulu belgelerden dava konusu taşımaya ilişkin yükün 22/11/2021 tarihinde taşıyıcı tarafından teslim alındığı anlaşılmaktadır. Taşınan yük tam zayi olduğuna ve bir teslim süresi kararlaştırıldığı iddia ve ispat edilmediğine göre zamanaşımı 22/01/2022 tarihinde işlemeye başlayacaktır. Buna göre 1 yıllık zamanaşımı süresi 22/01/2023 tarihi itibariyle sona ermektedir. Taraflar arasındaki arabuluculuk süreci ise 24/10/2023-10/11/2023 tarihleri arasında gerçekleşmiş olup, zamanaşımı dolduktan sonra olduğundan zamanaşımına bir etkisi bulunmamaktadır.Davacı tarafça, davalı sigorta şirketine ihtarname ve mailler ile yazılı bildirim yapıldığı ve bu durumun zamanaşımını durdurduğu ileri sürülmüş ise, taşıyıcıya bir bildirim yapıldığı iddia ve ispat edilmediğinden ...'nin 32/2. maddesinin eldeki davada uygulanma olanağı yoktur.Ayrıca davacı taraf, yangının taşımanın başlamasından sonra başlamış olması ve hasarın münhasıran taşıma sırasında meydana geldiği, ...'nin 29. Maddesinde düzenlenen ağır ihmal ve kasıt şartlarını karşılayan bir nitelik taşıdığı ve uygulanması gereken zamanaşımının 3 yıl olduğu ileri sürmüş ise de, aracın taşıma sırasında yanarak yük zayi olmakla birlikte taşıyıcının bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilmesi gereken kusuru sonucu hasarın meydana geldiği ispatlanamamış olup, bu haliyle zamanaşımının 3 yıl olarak uygulanması mümkün değildir. Bu nedenlerle, ilk derece mahkemesince davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 17/12/2025