İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 16/01/2026 İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 22/12/2013 tarihinde davalı ...'in sevk …
T.C. İSTANBUL BAM 8. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/2517 - 2026/47 8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2025/2517 KARAR NO: 2026/47 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 19/03/2025 NUMARASI: 2023/481 Esas - 2025/203 Karar DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 16/01/2026 İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 22/12/2013 tarihinde davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... aracın hakimiyetini kaybetmesi sonucu müvekkilleri ... ve ...'a ve yanlarında bulunan ...'a çarpması ile meydana gelen trafik kazası neticesinde müvekkilleri... ve ...'nin uzun süre yoğun bakım tedavisi ve yataklı tedavi gördüğünü, ...'ın ise vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'in asli ve tam kusurlu olduğunu, müvekkillerinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, müvekkillerinin zararı ile ilgili olarak ...Sigorta A.Ş'nin ödeme yaptığını, tazminat miktarı belirlenebilir olduğunda sigorta şirketi tarafından yapılacak ödemenin düşüleceğini, kaza neticesinde müvekkillerinin iş göremezliği oluştuğunu, müvekkillerinin kardeş ve akrabaları olan ...'ın vefatı ve kendi tedavi süreçleri nedeniyle manevi olarak zarara uğradıklarını ileri sürerek fazlaya dair hak ve talepleri saklı kalmak kaydıyla (belirsiz alacak) şimdilik müvekkilleri ... ve ... için ayrı ayrı 1.000,00-TL olmak üzere toplam 2.000,00-TL maddi, ... lehine 100.000,00-TL, ... lehine 100.000,00-TL, ... lehine 50.000,00-TL, ...lehine 50.000,00-TL olmak üzere toplam 300.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan (manevi tazminat yönünden davalı sigorta şirketi haricindeki) tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında 28/03/2022 tarihinde sunduğu dilekçesi ile; davacı ... için 7.056,04-TL geçici, 160.142,68-TL sürekli iş göremezlik tazminatının, davalı ... için 2.235,35-TL geçici iş göremezlik tazminatının 22.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek temerrüd faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davacı ...'ın yargılama aşamasında vefat etmesi üzerine, mirasçıları tarafından davaya devam olunmuştur.Davalı...vekili cevap dilekçesi ile; idari yargının görevli olduğunu, Ankara mahkemelerinin yetkili olduğunu, müvekkili... husumeti bulunmadığını, ... araç sürücüsünün kusurunun ispatı gerektiğini, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...Sigorta A.Ş (Eski Ünvanı... A.Ş) vekili cevap dilekçesi ile; kaza nedeniyle davacı ... ...'a 16/12/2014'de 76.838,12-TL ödeme yapıldığını, davacı ...'ın tedavisinin devam etmesi nedeniyle maluliyeti bulunup bulunmayacağının belirli olmadığını, davacı ...'nin zararı bakımından ödeme yapılan 2014 verileri dikkate alınarak hesaplama yapılması ve karşılanmayan zararının bulunup bulunmadığının tespiti gerektiğini, ödeme ile zarar arasında fahiş fark yok ise davanın KTK m.111 gereğince reddi gerektiğini, açık orantısızlık halinde ise yapılan ödemenin güncellenerek düşülmesi gerektiğini kaza tarihinden itibaren faiz isteminin yersiz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile; ceza yargılamasının sonucunun beklenmesi gerektiğini, müvekkilinin kullandığı ... aracın hızının yasal sınırlar dahilinde olmasına rağmen yolun çamurlu ve kaygan olması nedeni ile kazanın meydana geldiğini, müvekkilinin kusuru bulunmadığını, sigorta şirketi tarafından ödeme yapılması nedeni ile davanın reddi gerektiğini, istenilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu ve ancak dava tarihinden itibaren faiz istenebileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesinin, davanın kısmen kabulüne yönelik kararına karşı, davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemizin, 22.06.2023 tarihli 2023/376 Esas ve 2023/1117 Karar sayılı ilamı ile, "...Somut uyuşmazlıkta, davanın açıldığı 16/10/2015 tarihi itibariyle dava değeri 302.000,00-TL olup bu değer üzerinden harç yatırıldığı, davaya heyet halinde bakılırken 30/09/2020 tarihli duruşmada "28/07/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7251 Sayılı Yasa'nın 54.maddesi ile değişik 5235 Sayılı Kanunun 5.maddesi 3.fıkrasında öngörülen parasal sınır 500.000,00 TL olarak değiştirildiğinden usul hükümleri derhal uygulanması gereken hükümler olduğundan dava değeri itibariyle bundan sonra yargılamanın tek hakim tarafından yürütülmesine" karar verildiği ve ara karara binaen yargılamaya tek hakimle devam olunarak yazılı şekilde karar verildiği görülmüştür. Oysa ki, az yukarıda belirtilen 7251 sayılı Yasa, 28.07.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir. Davanın açıldığı tarih itibariyle, dava değeri üç yüz bin Türk Lirası miktarın üzerinde olduğundan, uyuşmazlıkla ilgili, ticaret mahkemesinin heyet hâlinde yargılamaya devamla karar verilmesi gerekirken, tek hakim tarafından davaya bakılması suretiyle sonuçlandırılması doğru olmamıştır. Bu husus tabii hakim ilkesine aykırı bulunmuştur. (Bkz. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 27/06/2022 tarihli 2022/3143 - 3619 E-K sayılı ilamı)..." gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Dairemizin kaldırma kararından sonra yapılan yargılama neticesinde, ilk derece mahkemesince; alınan kusur raporu ile, kazanın meydana gelmesinde davalı ...'in tamamen kusurlu olduğu, davacı ... ile ...'ın kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, davacı ...'a 16.12.2014 tarihinde 76.838,12-TL sürekli iş göremezlik maddi zararı ödemesi yapıldığı, davacının ev hanımı olduğu gözetilerek ödeme tarihindeki veriler dikkate alınmak suretiyle yapılan hesaplamaya göre sürekli iş göremezlik zararının 71.528,06-TL olduğu, sürekli iş göremezlik zararı yönünden bakiye zararının bulunmadığı, geçici iş göremezlik zararının ise 7.004,41-TL olduğu, davacı ... yönünden de ev hanımı olduğunun kabulü ile tazminat hesabı yapıldığı, ATK 2. İhtisas Kurulu'nun 10.06.2019 tarihli raporu gereğince davacı...'un sürekli maluliyetinin bulunmadığı, geçici iş göremezlik süresinin (3) ay olduğu, davacıya, geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığına dair herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, geçici iş göremezlik maddi zararının 2.287,46-TL olduğu kanaatine varıldığının bildirildiği, aktüer bilirkişi raporunun gerekçeli ve denetime elverişli olması nedeniyle hükme esas alındığı, bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı ... yönünden bakiye sürekli iş göremezlik zararı bulunmadığından iş bu talebinin reddi gerektiği, 7.004,41-TL geçici iş görememezlik tazminatı talebi yönünden ise, her ne kadar istinaf dairesinin kaldırma kararından evvel, davacı ...'a davalı sigorta şirketi tarafından davadan önce 16.12.2014 tarihinde 76.838,12 TL ödeme yapıldığı, yapılan ödemenin hangi zarar kalemine istinaden yapıldığının belirtilmediği, yapılan ödemenin geçici ve sürekli iş göremezlik toplam zararına istinaden yapıldığı yönündeki kabul ile davacı ... tarafından açılan maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiş ise de, mevcut hasar dosyası kapsamında yer alan tazminat hesaplama tablosunda ödemenin sadece sürekli iş görememezlik tazminatı tutarından düşüldüğü dolayısıyla davacı ... için hesaplanan 7.004,41-TL geçici iş görememezlik tazminatından davalıların sorumlu olduğu sonucuna varıldığı, davacı... Kılıç yönünden ise taleple bağlı kalınarak davalıların 2.235,35-TL geçici iş görememezlik tazminatından sorumlu oldukları, davacının maluliyeti bulunmadığından sürekli iş görememezlik tazminatına hükmedilmediği, manevi tazminat istemleri yönünden, somut olaya bakıldığında; yaralamalı trafik kazası neticesinde davacılar ... ve ...'ın kazada bizzat yaralandıkları, kazanın meydana gelmesinde kusursuz oldukları, çektikleri elem ve üzüntü, tarafların ekonomik ve sosyal durumları gözetilerek davacı ... yönünden 15.000,00-TL, davacı ... yönünden 5.000,00-TL, davacı ..., davacı ...'ın eşi olup, ...'nin yaralanması nedeniyle eşi olarak manevi açıdan yıprandığı, davacı ...'ın da eşi ...'ın yaralanması sonucu manevi olarak yıpranması nedeniyle manevi tazminat talep edebileceği sonucuna varılarak davacı ...için 3.000 TL , davacı ... için 1.500 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... ...22/12/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müşterek ve müteselsilen tahsiline karar vermek gerektiği kanaati ile; "1-Davanın KISMEN KABULÜNE, Davacı ...'a ilişkin sürekli iş görememezlik tazminatı talebinin REDDİNE, Davacı ...'a ilişkin geçici iş görememezlik tazminatı talebinin KISMEN KABULÜ ile hesaplanan 7.004,41 TL geçici iş görememezlik tazminatının davalı Sigorta şirketinden 30/09/2014 temerrüt tarihinden ve diğer davalılar ... ile ... ...kaza tarihi 22/12/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müşterek ve müteselsilen tahsiline, davacı ... mirasçıları ... , ... ve ...'a ödenmesine, Fazla talebin REDDİNE, Davacı ...'ın manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜNE, 15.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren, (22/12/2013) işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar...ve ...'ten müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacı ... mirasçıları ... , ... ve ...'a ödenmesine, Fazla talebin REDDİNE, Davacı ... yönünden 2.235,35 TL geçici iş görememezlik tazminatının davalı sigorta şirketinden 30/09/2014 temerrüt tarihinden ve diğer davalılar ... ile ... ...22/12/2023 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müşterek ve müteselsilen tahsili ile bu davacıya ödenmesine, Davacı... ...'in manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜNE, 5.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... ...22/12/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, Fazla talebin REDDİNE, Davacı ...için 3.000 TL , davacı ... için 1.500 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... ...22/12/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müşterek ve müteselsilen tahsili ile bu davacılara ÖDENMESİNE, Fazla talebin REDDİNE" karar verilmiş, karara karşı davalı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf nedeni; davacı ... için 2014 yılında yapılan ödeme ile zararının karşılanmasına karşın geçici iş göremezlik tazminatı yönünden kabul kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu hususuna ilişkindir. Davalı...vekilinin istinaf nedenleri; müvekkili... manevi tazminat ödeme yükümlülüğü altında bırakılmasının haksız ve yersiz olduğu, manevi tazminat talebinin tümden reddi gerektiği, takdir edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğu, manevi tazminat miktarının yargı organlarınca belirlenecek olması nedeniyle önceden ödenmesinin mümkün olmadığı, dolayısıyla manevi tazminata faiz işletilemeyeceği, maddi tazminata hükmedilmesinin de hatalı olduğu, haksız fiilin koşullarının oluşmadığı hususlarına ilişkindir. İlk derece mahkemesince, 11.09.2025 tarihli ek karar ile, davalı ... vekilinin istinaf talebine binaen, istinaf harç ve giderlerinin yatırılması için tebliğ edilen muhtıraya rağmen süresi içerisinde harç ve giderlerin yatırılmadığı gerekçesiyle; "Verilen ( bir haftalık ) kesin süreye rağmen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf maktu karar harcı ve posta giderinin yatırılmadığı anlaşıldığından adı geçen davalı vekilinin istinaf isteğinin reddi ile mahkememiz hükmünün istinaf edilmemiş sayılmasına" karar verilmiş, ek karar, davalı ... vekiline usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen ek karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmamış olup, istinaf incelemesi davalı sigorta şirketi vekili ile davalı ... vekilinin istinaf talepleri ile sınırlı olarak yapılmıştır.(1) Davalı sigorta şirketi vekilinin ve davalı...vekilinin maddi tazminat hükmüne yönelik istinaf taleplerinin incelenmesinde; Görülmekte olan dava; trafik kazasına bağlı cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davacı ... yönünden verilen karara karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından, her iki davacı yönünden verilen hükme karşı davalı...vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davacılar vekilince, dava dilekçesi ile, davacı ... için 1.000,00-TL, davacı ... için 1.000,00-TL maddi tazminat talebinde bulunulmuş, yargılama aşamasında 28/03/2022 tarihinde sunulan dilekçe ile, davacı ... için maddi tazminat talebi geçici iş göremezlik yönünden 7.056,04-TL'ye, sürekli iş göremezlik nedeniyle 160.142,68-TL'ye artırılmış, davacı... ... için 2.235,35-TL geçici iş göremezlik tazminatının tahsili talep edilmiş, ilk derece mahkemesinin 04.07.2022 tarihli 2017/1020 Esas ve 2022/559 Karar sayılı kararı, Dairenin 22.06.2023 tarihli, 2023/376 Esas ve 2023/1117 Karar sayılı ilamı ile kaldırılmış, Dairenin kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılama neticesinde, davacı ...'a ilişkin sürekli iş görememezlik tazminatı talebinin reddine, davacı ...'a ilişkin geçici iş görememezlik tazminatı talebinin kısmen kabulü ile hesaplanan 7.004,41 TL geçici iş görememezlik tazminatının davalı Sigorta şirketinden 30/09/2014 temerrüt tarihinden ve diğer davalılar ... ile ... ...kaza tarihi 22/12/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müşterek ve müteselsilen tahsiline, davacı ... mirasçıları...'a ödenmesine, fazla talebin reddine, davacı ... yönünden 2.235,35 TL geçici iş görememezlik tazminatının davalı sigorta şirketinden 30/09/2014 temerrüt tarihinden ve diğer davalılar ... ile ... ...22/12/2023 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müşterek ve müteselsilen tahsili ile bu davacıya ödenmesine karar verilmiş olup, davalı sigorta şirketi vekili ve davalı...vekili tarafından aleyhine istinaf kanun yoluna başvurulan davacı ... lehine takdir edilen maddi tazminat miktarı 7.056,04-TL, davalı...vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulan davacı ... lehine takdir edilen maddi tazminat miktarı 2.235,35-TL'dir. Kanun yolu incelemesine esas parasal sınırların uygulanmasına ilişkin 6100 sayılı Kanunun Ek-1. maddesine 14.11.2024 tarihinde yürürlüğe giren, 7531 sayılı Kanunun 22. maddesi ile “İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır." şeklinde üçüncü fıkra eklenmiş, akabinde bu fıkra 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanunun 20. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış ve aynı Kanun ile 6100 sayılı Kanunun EK-1. maddesinin ikinci fıkrası "200. ve 201. maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341., 362. ve 369. maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir.İstinaf incelemesine konu karar yasal düzenlemeler ile birlikte değerlendirildiğinde, ilk derece mahkemesinin 04.07.2022 tarihli ilk kararının Dairemizce kaldırılmasına karar verildiği, kaldırma kararı sonrası verilen ve istinaf incelemesine konu olan ilk derece mahkemesi kararının 19.03.2025 tarihli olduğu ve bu tarihte 6100 sayılı Kanunun Ek-1. maddesine 7531 sayılı Kanunun 22. maddesi ile eklenen (mülga) üçüncü fıkrasının yürürlükte olduğu; 7550 sayılı Kanunun 20. maddesi ile 6100 sayılı Kanunun Ek-1/2 hükmüne getirilen değişikliğin yürürlükte olmadığı ve dava değerinin ilk derece mahkemesinin ilk karar tarihi olan 2022 yılı itibari ile kesinlik sınırı olan 8.000,00-TL'nin altında kaldığı, başka bir ifadeyle, Dairemizin kaldırma kararına konu ilk derece mahkemesinin kararının verildiği tarihte az yukarıda belirtilen ve istinaf isteğine konu maddi tazminat hükmünün kesinlik sınırının altında olması nedeniyle verildiği tarihte kesin olduğu anlaşılmıştır.Bununla birlikte, HMK'nın 346/1.maddesi hükmü uyarınca, ilk derece mahkemesi kararının miktarı itibariyle kesin olduğu durumlarda usulden red kararının yerel mahkemesince verilmesi gerekli ise de, temyiz merciine de aynı yetkinin tanındığı 01/06/1990 gün ve 1989/03-1990/04 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı da gözetilmek suretiyle, davalı sigorta şirketi vekilinin davacı ...lehine kurulan maddi tazminat hükmüne yönelik, davalı...vekilinin davacılar lehine kurulan maddi tazminat hükmüne yönelik istinaf dilekçesinin ve isteminin, HMK'nın 346/1 ve 352. maddeleri gereğince ilk derece mahkemesinin kararının kesin ve bu nedenle istinafı kabil kararlardan olmaması nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. (2) Davalı...vekilinin davacılar lehine kurulan manevi tazminata yönelik hükme karşı istinaf talebinin incelenmesinde;6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Bununla birlikte 6098 sayılı TBK'nın 56/2. maddesinde de; "Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." düzenlemesine yer verilmiş ve zarar görenin yakınlarına da belli hallerde manevi tazminat verilebileceği benimsenmiştir.Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesine dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davanın ... aracın maliki olması nedeniyle işleten sıfatına binaen davalı ... ...'na karşı yöneltilmesi nedeniyle davalı... manevi zarardan sorumlu tutulmuş olmasında hukuka aykırılık bulunmamasına, kazanın meydana geldiği tarih, tarafların kusur durumu (davacıların kusursuz olması), davacılar ... (vücut fonksiyonlarını 4. (ağır) derecede etkileyecek nitelikte kemik kırığı oluşacak şekilde) ve ...'ın ((vücut fonksiyonlarını 6. (ağır) derecede etkileyecek nitelikte kemik kırığı ve %17 oranında sürekli maluliyeti oluşacak şekilde) yaralanmalarının niteliği, davacılar ...ve ...'ın kazazede davacılar ... ve ...'ın eşi olmaları, tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, olay tarihindeki paranın alım gücü, manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olmaması ile yukarıda açıklanan ilkeler göz önünde tutulduğunda; mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarının çok olmamasına göre davalı...vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin HMK m. 353/1-b/1 madde hükmü gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Gerekçe uyarınca, 1/Yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin, davacıların maddi tazminat talebi yönünden verilen kararına karşı davalı...vekili ve davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf istinaf başvurularının yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle HMK'nın 346/1 ve 352.madde hükümleri uyarınca USULDEN REDDİNE, davacıların manevi tazminat talebi yönünden verilen kararına karşı davalı...vekilinin istinaf başvurusunun (2) numaralı bentte açıklanan nedenle HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı...harçtan muaf olduğundan, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 3/İstinaf eden davalı sigorta şirketinin istinaf talebi usulden reddedildiğinden peşin yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde yatıran tarafa iadesine, 4/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 5/İstinaf yasa yoluna başvuran davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, davacı ... yönünden HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin, diğer davacılar yönünden HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.14/01/2026