11. Hukuk Dairesi 2010/13419 E. , 2011/2169 K. MAHKEMESİ : İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/09/2008 gün ve 2006/127-2008/219 sayılı kararı onayan Daire’nin 07.06.2010 gün ve 2009/377 - 2010/6523 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya…
**11. Hukuk Dairesi 2010/13419 E. , 2011/2169 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/09/2008 gün ve 2006/127-2008/219 sayılı kararı onayan Daire’nin 07.06.2010 gün ve 2009/377 - 2010/6523 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin İspa Turizm Taşımacılık ve Tic A.Ş. unvanının tescilli markası olduğunu, İSPA ile TUR ibarelerinin ve logonun marka olarak tescili için 28/05/2004 tarihinde TPE’ye başvurulduğunu, davalı şirketin ise 2004 yılında kurularak gerek internet sitesinde gerekse gazete ilanları ile dağıttıkları broşür ve reklam CDlerinde kendilerini müvekkili şirketin devamı gibi tanıttıklarını, müvekkilinin logosunda yer alan uçan martı öğesini ve logodaki renkleri kullandıklarını, yazı karakterinin de taklit edildiğini, müvekkili tarafından gerçekleştirilen hac ve umre seyahatlerinde çekilen fotoğrafları ve filmleri kullanarak, sanki bu organizasyonlar kendileri tarafından yapılmış görüntüsü vererek haksız rekabete ve müvekkilinin maddi ve manevi zararına yol açacak şekilde kullandıklarını, ayrıca müvekkili şirketin müşteri bilgilerini içeren veri tabanını kopyalamak suretiyle elde ederek kendi şirketlerinde kullanarak haksız rekabet ve 556 sayılı KHK kapsamında markaya tecavüz eylemlerinde bulunduklarını ileri sürerek, davalıların markaya tecavüzlerinin ve haksız rekabet eylemlerinin tespitini, önlenmesini, ortadan kaldırılmasını, müvekkiline ait veri tabanının davalılarca kullanılmasının yasaklanmasını ve önlenmesini, meydana gelen zararın haksız rekabet ve markaya tecavüz hükümlerine göre 15,000 YTL maddi, 1,000 YTL manevi tazminat olarak davalılardan birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, müvekkili şirket ortaklarının davacı şirketten ayrıldığını ve herhangi bir bağlarının kalmadığını gazete ilanı ile duyurduklarını, kullandıkları logo ile davacının kullandığı logonun farklı olduğunu, davacıya ait müşteri bilgilerini kullanmadıklarını, kullanılan hac organizasyonu görüntülerinin bizzat müvekkillerinin katıldıkları ve gerçekleştirdikleri hac organizasyonlarına ait olduğunu, gazete ilanlarında hiçbir şeklide davacı hakkında haksız rekabet oluşturacak bir ifadenin kullanılmadığını, haksız rekabetin söz konusu olmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacı şirketin 1988 yılında İspa Turizm Taşımacılık Tic. A.Ş. unvanı ile ticaret siciline kayıt olduğu ve 18/11/2002 tarihinden itibaren geçerli olan bu marka tesciline sahip olduğu, davacının bir diğer markasının İspatur+kanatlarını çırpan kuş logosu biçiminde 04/06/2004 tarihinden itibaren geçerli olan hizmet markası olduğu, bu markaların tur düzenleme hizmetlerini kapsadığı, davalı şirketin 29/03/2004 tarihinde ticaret siciline Asil Turizm Seyahat Tic. Ltd. Şti. olarak kayıt olduğu, davalılar ..., ... ve ...’un davacı şirketten ayrılarak davalı şirketi kurdukları, iki tarafa ait web sayfaları arasında içerik olarak bir benzerlik bulunmadığı, davacıya ait telefon listesinin FSEK 6, 11 ve 58. maddesi anlamında korunan bir veri tabanı niteliğinde olmadığı, davacının müşteri listesindeki cep telefonlarına davalılarca kısa mesaj gönderilerek reklam ve tanıtım yapılmasının TTK’nun 56-57 maddeleri anlamında bir haksız rekabet olduğu, davacıya ait logonun marka olarak tescilli olmadığından ancak TTK 56. maddesinde yer alan hükümlere göre korunabileceği, davacının markasının yazı karakteri ile davalılara ait markanın yazı karakterini aynı olduğu, bu sebeple ortalama tüketicinin iki markayı karıştırma ihtimalinin bulunduğu, davalıların bu eyleminin 556 sayılı KHK'nın 61/1-a ve 9. maddeleri gereğince markaya tecavüz olduğu, davalıların davacı tarafından organize edilen hac ve umre görüntülerini kendi müşterilerine CD olarak dağıttıkları, bu eylemin 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 84. maddesi gereğince haksız rekabet teşkil ettiği, CD içeriği sinema eseri olarak nitelendirilse de eserin sahibinin davacı olduğunun ispat edilmediğinden FSEK 68. maddesine göre tazminat talebinin kabul edilmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalıların eylemlerinin davacının markasına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, ortadan kaldırılmasına, görüntülerinin ve markanın kullanılmasının önlenmesine, CD’lerin ve basılmış materyallerin toplatılarak imhasına, davalıların müşteri listesindeki telefonlara mesaj gönderilmesinin önlenmesine, 556 sayılı KHK’nin 66/1-a maddesi gereğince hesaplanan 8.995,00 YTL maddi tazminat ile BK’nun 49. maddesi gereğince takdiren 1,000 YTL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, Kararın davalılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 07.06.2010 tarihli kararı ile onanmıştır. Davalılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 02,70 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 185.00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 03.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.