İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/01/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında ticari ilişki mevcut olup açık hesap şeklinde devam ettiğini, müvekkilinin davalıya fatura karşılığı mal satışı yaptığını ve c…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/791 KARAR NO : 2026/15 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 13/01/2022 NUMARASI : 2020/741 Esas - 2022/21 Karar DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/01/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında ticari ilişki mevcut olup açık hesap şeklinde devam ettiğini, müvekkilinin davalıya fatura karşılığı mal satışı yaptığını ve cari hesaba işlediğini, davalının mal bedellerini ödemeyince yapılan görüşmelerden de sonuç alınamayınca alacağın tahsili için icra takibi yapıldığını, davalın itirazı üzerine takibin durduğunu, tarafların ticari kayıtları üzerine yapılan incelemede ve Vergi Dairesine Verilen Ba Bs formları incelendiğinde davalının borçlu olduğunun açıkça görüleceğini, bu nedenlerle, icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin devamına haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, ... A.Ş ’nin alt bayisi olarak soğuk gazlı içecek dağıtımı yaptığını, distribütörlük veren şirket ... A. Ş ( ...) ile davacı şirket ... ... arasında, işçilerin iş kıyafetlerine ilişkin sözleşme yapıldığını, sözleşmeye istinaden ... A.Ş ’nin alt bayisindeki işçilerin kıyafetlerinin davacı şirketçe dikilip kargolandığını, davacı şirket tarafından dikilip gönderilen iş kıyafetlerinin farklı sebeplerle, müvekkili şirket tarafından defalarca iade edildiğini, bu sebepler arasında, kıyafetlerin sökük olması, bedenlerin uymaması, üründe defo bulunmasının söz konusu olduğunu, müvekkili firmanın davacı tarafa sözleşmeye konu hiçbir borcu bulunmadığını, müvekkili firmanın sözleşme konusu ürünlerin tamamını davacıya teslim ettiğini, her ne kadar BA -BS formları istenmiş olsa da asıl istenilmesi gerekenin kargo fişi olduğunu, fatura edilen ürünlerin teslim edilmediğini, buna ilişkin herhangi bir kargo fişi ya da teslim tesellüm evrakının dosya ekinde yer almadığını, davacının haksız davasının, müvekkili şirket yönünden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " Dava; Taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı olarak davalı tarafın davacıya 24.06.2020 tarihli 8.392,68 TL cari hesaptan kaynaklı borcunu ödememesi iddiası ile başlatılan İstanbul 24. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına davalının itirazı sonucu İİK 67. Madde gereği açılan itirazın iptali davasıdır. Her iki tarafın tacir olması dikkate alınarak duruşmada verilen arar kararla tarafların ibraz edeceği ticari defter ve belgeleri üzerinde mali müşavir bilirkişi tarafından inceleme yapılmasına, talepleri halinde yerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş, davacı taraf ticari ve defter ve belgelerini bilirkişi incelemesine sunmuş, davalı ise ticari defterlerini sunmamıştır. Bilirkişi tarafından düzenlenen kök ve ilk rapora itiraz üzerinde düzenlenen kök rapor ile; davacının ticari defterlerinin TTK ve VUK' nda belirtilen usule uygun olarak tutulmuş olduğu, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 8.392,68 TL alacaklı olduğu görüşü ifade edilmiştir. İhtilafın 16.05.2016 tarihli 6.154,27 TL ... seri nolu ve 27.05.2016 tarihli 2.238,41 TL ... seri nolu fatura toplam tutarı takip tutarını teşkil eden faturalardan kaynaklı olduğu, davalı tarafından bu faturalar için iade faturası düzenlendiği, davacı tarafından fatura iadesinin kabul edilmediği, davalının fatura konusu ürünlerin ayıplı olduğu iddiasına bu hususta süresinde davacıya yapılmış bir ayıp ihbarına dair belgenin dosyaya sunulmadığı, ayrıca faturaya konu ürünlerin teslimine dair kargo fişlerinin davacı tarafından dosyaya sunulduğu, ürünler hakkında ayıp iddia eden davalının ürünleri teslim aldığının kabul edilmesi gerektiği, bu durumda ürünlerin ayıplı olduğunu ve iade faturası düzenlemenin haklı sebebe dayandığını ispat külfetinin davalıda olduğu bu yönde tespit yapılmadığı bilirkişi raporlarının detaylı ve denetime elverişli olduğu gözetilerek haksız görülen davalı itirazının iptaline, takibin devamına,1.678,53 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; fatura edilen ürünlerin teslim edilmediğini, buna ilişkin herhangi bir kargo fişi ya da teslim tesellüm evrakı dosya ekinde yer almadığını, ısrarla teslim tesellüm evrakı istediklerini ancak yurtiçi kargonun 26.03.2021 tarihli müzekkere cevabında borca konu edilen tarihlere ilişkin hiçbir sevk irsaliyesi yer almadığını, davacı yanın kendilerine teslim ettiği mallara ilişkin hiçbir evrak olmadığını, teslim alındığına dair imza olmadığını, kaldı ki ... A. Ş tarafından sunulan teslim fişleri arasında 16.05.2016 ve 27.05.2016 tarihlerine ilişkin hiçbir irsaliye yer almadığını, davacı şirket tarafından fatura edilen ürünlere ilişkin şirket arşivinde hiçbir teslim-tesellüm evrakı/kargo fişi yer almadığını, davacı vekili tarafından 25.06.2021 tarihinde sunulan beyan dilekçesinde ve dahi ekinde hiçbir teslim tesellüm evrakı yer almadığını, icraya konu edilen tarihlere ilişkin imzalı teslim evrakı bulunmadığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE : Dava, ticari satım sözleşmesine dayalı cari(açık) hesaptan/faturadan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali, davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, dava konusu ürünlerin teslim edilip edilmediği ve davalının bu ürünler nedeniyle borçlu olup olmadığı noktasındadır.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul 24. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, "cari hesap alacağı" sebebine dayalı olarak 8.392,68 TL asıl alacağın tahsili istemiyle 24/06/2020 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, takip borçlusunun itirazı üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.İlk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümü için tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir.Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir(TTK m. 4/2). Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun, yargılamayı gerektiren davalarda hazırlık işlemlerine ilişkin hükümleriyle senetlerin ibrazı zorunluluğuna dair olan hükümleri ticari işlerde de uygulanır.(TTK'nın 83/1,2)6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222/2,3. maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.Bilirkişi aracılığıyla incelenen davacı ticari defterlerine göre, takip tarihi itibariyle davalıdan 8.397,68 TL alacaklı durumdadır. Davalı ticari defterlerini mazeret belirtmeksizin incelemeye sunmamıştır. Ayrıca bilirkişi raporuna göre, davacının alacağına esas cari hesap alacağını 16/05/2016 tarih ve 6.154,27 TL bedelli ve 27/05/2016 tarih ve 2.238,41 TL bedelli faturaların oluşturduğu anlaşılmaktadır. Bilirkişi ek raporunda söz konusu faturalara ilişkin sevk irsaliyeleri düzenlenerek sevk edildikleri ve kargo çıktısına göre teslim edildiği tespit edilmiştir.Davalının herhangi bir mazeret bildirmeksizin ticari defterlerini ibrazdan kaçınması ile, HMK'nın 222. maddesi uyarınca davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defterleri lehe delil kabiliyeti kazanmıştır. Davacı kendi ticari defterlerine göre 8.397,68 TL alacaklı olup, davalının bunun aksini ispatlaması gerekir. Davalı tarafça, davacının cari hesaba konu faturalardaki ürünleri iade ettiğini de ispatlayamadığı nazara alındığında, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 224,02 TL harcın, alınması gerekli olan 573,30 TL harçtan mahsubu ile bakiye 349,28 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 08/01/2026