Hukuk Genel Kurulu 2017/577 E. , 2019/413 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki “alacak” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İstanbul 28. Asliye Ticaret Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 28.09.2012 tarihli, 2011/207 E., 2012/203 K. sayılı karar davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 20.06.2014 tarihli, 2014/12667 E., 2014/19804 K. sayılı kararı ile; “...Davacı, davalı ile aralarında düzenlenen taşınmaz satımına ilişkin…
**Hukuk Genel Kurulu 2017/577 E. , 2019/413 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki “alacak” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İstanbul 28. Asliye Ticaret Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 28.09.2012 tarihli, 2011/207 E., 2012/203 K. sayılı karar davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 20.06.2014 tarihli, 2014/12667 E., 2014/19804 K. sayılı kararı ile; “...Davacı, davalı ile aralarında düzenlenen taşınmaz satımına ilişkin tellallık sözleşmesi uyarınca hizmet verdiğini sözleşmeye aykırı biçimde de devre dışı bırakılarak satım yapıldığını, ceza şartının ödenmesi gerektiğini öne sürerek 8.000 TL'nin faiziyle ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davada dayanılan sözleşmede hizmet bedeli satışlardan % 3 olarak kabul edilmiştir. Sözleşmenin 3. maddesinde sözleşmeye aykırılık halinde % 6 ceza şartı ödeneceği belirtilmiştir. Bu durumda davada istenen miktarın % 3'ünün hizmet bedeli % 3'ünün karşı taraf ücreti olduğunun kabulü gerekir. Karşı taraf ücreti ceza koşulu niteliğinde olup Borçlar Kanunu 182. madde uyarınca tenkisi gerekir. Mahkemece ceza koşulunun tenkise tabi olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usulü ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir...” gerekçesi ile bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir. HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki belgeler okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava taşınmaz tellallığı sözleşmesinden doğan alacak istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasındaki 20.11.2009 tarihli sözleşmeyle davalının maliki olduğu taşınmazın satışı konusunda doksan gün süre ile aracılık edileceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin müşteri arama çabaları devam ederken taşınmazın davalı tarafından sözleşme süresi içerisinde üçüncü kişiye satıldığının anlaşıldığını, bu nedenle aralarındaki sözleşme çerçevesinde satış bedelinin %6’sı+KDV oranında cezai şart alacağının doğduğunu, bu bedelin ödenmesi yönünde gönderilen ihtardan da sonuç alınamadığını ileri sürerek KDV dâhil toplam 8.000TL cezai şart alacağının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.