TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 30/11/2023 NUMARASI : 2022/176 Esas 2023/819 Karar DAVA : Tazminat (Kasko Poliçesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/03/2022 KARAR TARİHİ : 25/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/12/2025 Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hükme karşı, davacı tarafınd…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2024/864 Esas 2025/1887 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/864 KARAR NO : 2025/1887 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 30/11/2023 NUMARASI : 2022/176 Esas 2023/819 Karar DAVA : Tazminat (Kasko Poliçesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/03/2022 KARAR TARİHİ : 25/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/12/2025 Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hükme karşı, davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; işleteni olduğu sürücü ... yönetimindeki ... plakalı çekici ve bu çekiciye bağlı ... plakalı dorsenin, 03/10/2021 günü saat 10:50 sıralarında kaza mevkii yol kesiminde sol yan taraflarına devrilerek yoldan çıkması sonucu zarar görmesiyle ... plakalı çekicinin sol yan kısmının tamamen hasarlandığını, çekicinin 24/06/2021/2022 tarihleri arasında davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından kasko sigortası ile sigortalanmış olduğunu, kaza nedeniyle oluşan hasar bedeli ile kazanç kaybı bedelinin kasko poliçesi kapsamında davalı şirket tarafından ödenmesi gerektiğini, ancak hasar dosyası açılmasına rağmen sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, söz konusu aracın gelir sağlaması nedeniyle kaza tarihinden sonra geçen 4 aylık sürede bir işlem yapılmadan bekletilmesi nedeniyle 26/01/2022 tarihinde aracın onarımının tarafından başlatıldığını, bu nedenle kaza tarihi ile aracı yaptırmaya başladığı tarihler arasında kazanç kaybına uğradığını, tarafından yedi ayrı şirkete toplamda 178.266,50-TL (... Oto Kaporta Otomotiv İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ne, 135.018,55-TL, ... Motorlu Araçlar şirketine 27.000,03-TL, ... / ... firmasına 3.500,00 TL, ... Petrol Ürün Oto İnş. Firmasına 4.000,02-TL, ... Servisi’ne 4.000,00 TL, ... Otomotiv Ltd. Şirketine 2.500,00 TL, ... Ticaret şirketine 2.247,90-TL) ödeme yaptığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile ... plakalı sigortalı araçta dava konusu kaza nedeniyle oluşan hasar bedeli ve işlem yapılmadan geçen süreçte oluşan kazanç kaybı bedeli olarak 1.000,00 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekilinin, dosyaya sunduğu 14/09/2023 tarihli ıslah dilekçesi kapsamında; 176.885,47-TL hasar tazminatı ile 92.000,00 TL kazanç kaybı bedelinin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. CEVAP Davalı sigorta şirketi tarafından usulüne uygun dava dilekçesi tebliğine karşın davaya cevap verilmediği anlaşılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacının işleteni olduğu aracı davalı sigorta şirketine kasko poliçesi kapsamında sigortalattığı, 03/10/2021 tarihinde tek taraflı olarak meydana gelen kazada aracın ve dorsenin hasarlandığı, kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, araçta meydana gelen zararın tespiti amacıyla alınan 20/08/2023 tarihli bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun olup hükme esas alındığı, davacı araç mahrumiyet zararı talep etmişse de kasko poliçesi kapsamında sigortalanmamış olan iş bu talep yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; " Davanın kısmen kabulü ile kısmen reddi ile 176.885,47-TL değer kaybı zararının 11/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" ilişkin karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı istinaf dilekçesinde özetle; kazanç kaybı talebinin kasko sigortası kapsamında talep edilmediğini, haksız fiil hükümleri yönünden davalıdan talep edilmesi nedeniyle reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalı sigortanın aracını, pert işlemi yapılmaksızın 4 ay süreyle beklettiğini, bu sebeple aracını daha fazla zarara uğramamak için kendisinin yaptırmak zorunda kaldığını, kazanç kaybı talebi yönünden de davanın kabulü gerektiğini ileri sürmüştür. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava, kasko poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Davacı; 03/10/2021 tarihinde ve poliçe vadesinde meydana gelen trafik kazası ile sigortalı ... plakalı çekici ve çekiciye bağlı pancar yüklü ... plakalı dorsenin, olay yeri viraja hızlı girmesi nedeniyle sol yana devrilerek trafik kazası neticesinde hasarlandığını, davalı sigortanın, talebine rağmen ödeme yapmaması ve 4 ay süreyle kendisini bekletmesi üzerine aracını kendisinin tamir ettirmek zorunda kaldığını belirterek ıslahla 176.885,47-TL kasko hasar tazminatı ile 92.000,00 TL kazanç kaybı bedelinin faiziyle birlikte davalı sigortadan tahsili istemiyle elde ki davayı açmış, Davalı; davaya cevap vermemiş, Mahkemece; bilirkişi raporu doğrultusunda hasar tazminatı talebi yönünden davanın kabulüne, kazanç kaybı tazminatı yönünden ise poliçe şartlarında yer almadığından bahisle reddine ilişkin yazılı olduğu üzere karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacıya ait sigortalı ... plakalı çekiciye ait kasko sigorta poliçesinin, taraflar arasında ve 24/06/2021-2022 tarih aralığına ilişkin düzenlendiği ve rizikonun vade içinde gerçekleştiği ihtilaf konusu değildir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; söz konusu kazada rizikonun teminat kapsamında olup olmadığı, davacı sigortalıya ödenmesi gereken hasar tazminatı olup olmadığı, varsa tutarının ne olabileceği, kazanç kaybı talebinden davalı sigorta şirketinin sorumlu olup olmadığı hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Kazaya ilişkin düzenlenen kaza tespit tutanağı kapsamında; 03/10/2021 tarihinde gündüz vakti saat 10:50 civarında, yerleşim yeri içi, 50 km/h hız limitli, virajlı ve eğimli, iki yönlü asfalt köy yolunda, açık hava ve kuru zeminde, tek araçlı, yoldan çıkma ve devrilme şeklinde kazanın meydana geldiği, buna göre sürücü ...'nin idaresindeki ... plakalı Çekici ve çekiciye bağlı ... plakalı Pancar yüklü Dorse ile Camili Köyü istikametinden Yılmazlar Mahallesi istikametine doğru 50 km/h hız limitli köy yolunda seyir halindeyken 1. km'ye geldiği sırada olay yeri yol bölümündeki virajlı yol bölümüne aracının teknik özellikleri ve yük durumuna göre hızlı girmesi sonucu aracının yoldan çıkarak devrilmesi şeklinde kazanın meydana geldiğinin anlaşılarak ... plakalı Çekici sürücüsü ...'nin meydana gelen kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK.nun 52/a. maddesi kural ihlali ile kusurlu olduğu belirtilmiştir. Hemen belirtmek gerekirse işbu davada; davacı sigortalı tarafından, hasar tazminatının kasko sigortacısı olan davalıdan talep edildiği, sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olup olmamasının bir önemi bulunmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece tüm deliller toplanarak alınan 08/02/2023 tarihli kusur ve hasar bilirkişi raporunda sonuç olarak; "davacıya ait ... plakalı Çekici sürücüsü ...'nin meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK.nun 47/c. ve 52/a-b. maddelerinde düzenlenen kural ihlallerini işlemiş olmakla %100 oranında kusurlu olduğu, davacıya ait ... plakalı çekici hasar tutarının KDV dahil 172.287,84-TL olduğu, davacının tamir süresi araç yoksunluk kazanç kaybının 36.000,00 TL olacağı, Kasko Sigorta Poliçesi teminatı içinde araç yoksunluk kaybına ilişkin herhangi bir teminat kalemi görülmemekle tamir süresi araç yoksunluk kazanç kaybının teminat kapsamında olamayacağını" bildirdiği görülmüştür. İtirazlar üzerine alınan 30/05/2023 tarihli kusur ve hasar bilirkişi raporunda sonuç olarak; " davacıya ait ... plakalı çekici sürücüsü ...'nin; meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK.nun 47/c. ve 52/a-h. maddeleri kural ihlallerini işlemiş olmakla %100 oranında kusurlu olduğu, davacıya ait ... plakalı Çekici hasar tutarının kdv dahil 171.464,04-TL olduğu, davacının tamir süresi araç yoksunluk kazanç kaybının 36.000,00 TL olacağının" belirtildiği görülmüştür. 20/08/2023 tarihli son bilirkişi raporunda ise özetle;" ... plakalı çekici ve çekiciye bağlı ... plakalı yarı römork (dorse) den oluşan aracın sürücüsü ...’nin %100 oranında tamamen kusurlu olduğu, dava konusu kaza aşamasında ... plakalı araçta KDV hariç olmak üzere oluşan toplam hasar bedelinin 149.902,94-TL (126.894,47-TL tenzilli yedek parça ve malzeme bedeli + 23.008,47-TL işçilik bedeli) KDV dahil olmak üzere ise oluşan toplam hasar bedelinin 176.885,47-TL, (126.894,47-TL tenzilli yedek parça ve malzeme bedeli + 23.008,47-TL işçilik bedeli + 26.982,53-TL KDV) olduğu, dava konusu kaza nedeniyle ... plakalı araçta oluşan kazanç kaybı bedelinin ise mahkemenin takdiri itibariyle 45 günlük tamir süresi için 5.000,00 TL/ ay muadil nitelikte araç kiralama bedelinden hareket ile yıpranma bedeli düşülmüş bedel olan 800,00 TL/gün itibariyle 36.000,00 TL, (800,00 TL/gün ikame araç temin bedeli x 45 gün) olacağı, mahkemenin takdiri itibariyle 115 günlük tamir süresinde oluşacak kazanç kaybı bedelinin ise aynı rakamlar itibariyle 800,00 TL/gün bedelden hareket ile 92.000,00 TL, (800,00 TL/gün ikame araç temin bedeli x 115 gün) olacağı, davacı tarafından talep edilen hasar bedelinin sigorta poliçesi teminatı dahilinde yer aldığı, ancak kazanç kaybı talebinin ise söz konusu poliçe teminatları arasında bulunmadığının" belirtildiği görülmüştür. Mahkemece en son düzenlenen ve önceki raporlar arasındaki çelişkileri gideren işbu raporun benimsenerek hükme esas alındığı, bilirkişi raporunun bu haliyle hükme ve denetime elverişli olduğu gibi raporda yer alan kasko hasar tazminatı hesabına yönelik taraflarca bir itirazda da bulunulmadığı, yine bu talep yönünden taraflarca da istinaf kanun yoluna başvurulmamış olduğu anlaşılarak mahkemece, işbu rapor ve ıslah dilekçesi kapsamında davacının kasko hasar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesinde Dairemizce bir isabetsizlik görülmemiştir. Mahkemece, hüküm altına alınan 176.885,47-TL tutarın kasko hasar tazminatı olduğu açık olmakla hüküm yerinde "değer kaybı zararı" olarak yazılı olması düzeltilebilir maddi hata kapsamında değerlendirilmiş bu durum esasa etkili görülmemiştir. Davacının kazanç kaybı talebine yönelik istinaf isteminin incelenmesinde; davacıya ait sigortalı ... plakalı çekiciye ait kasko sigorta poliçesinin, taraflar arasında ve 24/06/2021-2022 tarih aralığına ilişkin düzenlendiği ve rizikonun vade içinde gerçekleştiği ihtilaf konusu olmayıp taraflar arasında kasko sigorta sözleşmesi ilişkisi bulunmaktadır. Davacı her ne kadar haksız fiil hükümleri uyarınca aracının 4 ay süreyle tamir edilmeksizin haksız olarak bekletilmesi neticesinde kazanç kaybına uğradığını ve haksız fiil hükümlerine göre kendisine davalı sigorta şirketi tarafından tazminat ödenmesi gerektiğini ileri sürmekte ise de, somut olayda TBK da düzenlenen haksız fiil hükümlerinin uygulama yeri bulunmamakta olup talebin niteliği ve ileri sürülüş şekli itibariyle sözleşme ilişkisinden doğan bir zarar isteminden ibaret olduğu anlaşılmakta olup taraflar arasındaki mevcut sigorta sözleşmesi nedeniyle Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları kapsamında talep konusu zarar kalemine ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği, hal böyle olunca mahkemece, kasko poliçesi kapsamında bulunmayan kazanç kaybı istemi yönünden davanın reddine yönelik karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabul kısmen reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gerekli olan 615,40-TL harçtan peşin alınan 427,60- TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 25/12/2025 Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -