Hukuk Genel Kurulu 2017/1370 E. , 2018/987 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki “manevi tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 25.12.2012 gün ve 2012/129 E. 2012/576 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 27.01.2014 gün ve 2013/4121 E., 2014/946 K. sayılı kararı ile; (...Dava, haksız şikayet nedeniyle kişilik…
**Hukuk Genel Kurulu 2017/1370 E. , 2018/987 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki “manevi tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 25.12.2012 gün ve 2012/129 E. 2012/576 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 27.01.2014 gün ve 2013/4121 E., 2014/946 K. sayılı kararı ile; (...Dava, haksız şikayet nedeniyle kişilik haklarının ihlaline dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı dava dilekçesinde, icra müdürü olarak görev yaptığını, davalının Aile Mahkemesince verilen çocuğun teslimine ilişkin bir tedbir kararının infazı sonrasında, görevini kötüye kullandığı iddiasıyla kendisi hakkında şikayette bulunduğunu beyanla manevi zararlarının ödetilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, somut olayda şikayetin haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde, davalı aleyhine açılan boşanma davasında mahkemece tensiben müşterek çocuğun dava sonuçlanıncaya kadar davacı anneye verilmesine karar verildiği; aynı tensip zaptının bir sonraki bendinde ise 01-31 Temmuz arasında ve diğer bazı tatil günlerinde davalı baba ile şahsi münasebet kurulmasının kararlaştırıldığı, dava dışı annenin bu ara kararın infazı için İcra Müdürlüğü'ne başvurduğu, davacının da evrakın gereğini yapmak üzere dava dışı icra müdür yardımcısını görevlendirdiği ve müşterek çocuğun Temmuz ayı içerisinde davalıdan alınarak dava dışı anneye teslim edildiği anlaşılmaktadır. Bunun üzerine davalının bu işlem aleyhine önce İcra Hukuk Mahkemesine şikayet yoluna başvurduğu, daha sonra da söz konusu ara kararı infaz eden dava dışı icra müdür yardımcısı hakkında mahkeme kararına aykırı davrandığı iddiasıyla Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunduğu, Cumhuriyet Savcılığınca bahse konu kararın infaz edilmesi talimatını veren davacı da soruşturmaya dahil edilerek, her ikisi hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kamu davası açıldığı ve yapılan yargılama sonucunda suçun unsurları oluşmadığından beraatlerine karar verildiği görülmüştür. Şu durumda, davacının ilk bakışta Aile Mahkemesi'nin aynı tensip zaptında yer alan "baba ile şahsi ilişki" ile ilgili 7. bendine açıkça aykırı gözüken çocuğunun zorla kendisinden alınarak annesine teslim edilmesi nedeniyle, bahse konu mahkeme ara kararına aykırı hareket edildiğini düşünerek şikayetçi olmasında zayıf da olsa somut bir takım emareler bulunduğu anlaşılmakla, şikayetin hak arama özgürlüğü sınırları dahilinde olduğu kabul edilerek istemin tümden reddi gerekirken, şikayetin haksız olduğundan bahisle istemin kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir...)