7. Hukuk Dairesi 2010/6491 E. , 2011/5275 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava kesinleşen kadastroya karşı açılan ve Kadastro Kanununun 19/2.maddesi hükmü uyarınca taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyetinin tespiti ile tapu kaydının beyanlar hanesinde gösterilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece 3402 Sayılı Kan
**7. Hukuk Dairesi 2010/6491 E. , 2011/5275 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava kesinleşen kadastroya karşı açılan ve Kadastro Kanununun 19/2.maddesi hükmü uyarınca taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyetinin tespiti ile tapu kaydının beyanlar hanesinde gösterilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece 3402 Sayılı Kanununun 19.maddesi hükmünün aynı Kanunun 33.maddesi uyarınca kadastro çalışma alanı dışında bulunan taşınmaz mallar hakkındaki davalarda uygulanmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 19/2 maddesinde taşınmaz mal üzerinde malikinden başka bir kimseye veya paydaşlarından birine ait muhdesat mevcut ise bunun sahibi cinsi, ihdas tarihi ve iktisap sebebi belirtilerek tutanağın ve kütüğün beyanlar hanesinde gösterileceği, aynı Kanunun 12/3 maddesi hükmünde de kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere karşı kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak dava açılamayacağı açıklanmıştır. Bu sürenin hak düşürücü nitelikte olduğu ve taraflarca öne sürülmese bile mahkemece kendiliğinden değerlendirileceği kuşkusuzdur. Somut olaya gelince; dava konusu zeytin ağacı niteliğindeki muhdesatın üzerinde yer aldığı 101 ada 69 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının ifrazen oluştuğu ve zeytinlik niteliği ile davalı Hazine adına tapuya kayıt edildiği anlaşılmaktadır. Davacı taraf muhdesatın kadastro tespit gününden önce meydana getirildiğini öne sürerek dava açmıştır. Davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığının ve dava konusu muhdesatın kadastro tespitinden önce davacı tarafça meydana getirildiğinin belirlenmesi halinde, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 19. maddesi hükmü gözetilerek muhtesatın davacı tarafça yapıldığının tespiti ile muhtesatın tapunun beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verileceği tartışmasızdır. Öte yandan; taraflar arasında daha önceden tespite itiraz davası görülmüş olması şerhe yönelik istemin o davada irdelenmiş olduğunu göstermez. Önceki davanın hukuki sebebinin farklı olduğu gözetildiğinde kesin hükümden de bahsedilemez. Hal böyle olunca; mahkemece davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yersiz gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin ödenen 91,05 TL harcın istek halinde davacı tarafa iadesine, 20.09.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. GB