11. Hukuk Dairesi 2011/2193 E. , 2012/9008 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/10/2010 tarih ve 2009/170-2010/482 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm
**11. Hukuk Dairesi 2011/2193 E. , 2012/9008 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/10/2010 tarih ve 2009/170-2010/482 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkiline can sağlığı sigorta poliçesiyle sigortalı kişilerin, davalının zorunlu mali mesuliyet sigortalısı olduğu araçların sebep oldukları kaza sonucu yaralandıklarını, tedavi masraflarının davacı tarafından karşılandığını, davalı ... şirketininde bu tedavi masraflarını kendilerine eksik olarak ödediğini 42.308,02 TL tedavi giderinin avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının yapmış olduğu tedavi masraflarının tamamının ödenmesi gerektiği, tedavi masraflarına ilişkin olarak Sağlık Bakanlığı Tarifesinin uygulanacağına dair kanunda ve poliçe genel şartlarında hüküm bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 41.199,34 TL'nın avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava, sağlık sigorta poliçesine dayalı olarak, davacının sigortalısına ödediği tedavi giderinin rücuen tahsili istemine ilişkin olup, karar tarihinden sonra temyiz aşamasında yürürlüğe giren 25.02.2011 tarih ve 6111 sayılı Yasa'nın 59 ncu maddesi 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98 nci maddesini başlığı ile birlikte değiştirmiş ve trafik kazasına bağlı olarak gerçekleşen tüm sağlık hizmet bedellerinin SGK tarafından karşılanacağını, trafik kazalarına sağlık teminatı sağlayan zorunlu sigortalarda; sigorta şirketlerince belirlenen primlerin ve Güvence Hesabınca tahsil edilen katkı paylarından belirli bir oranın Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarılacağını, yine aynı Yasa'nın geçici 1 nci maddesi ile de bu kanunun yayınlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağını düzenlemiştir. İlke olarak, herhangi bir yasa veya düzenleyici kural, hukuksal sonuçlarını yürürlüğe girdiği tarihten sonrası için doğurmaya başlar. Bunun doğal sonucu da, yasaların yürürlüğe girmelerinden önceki olayları etkilememeleri, yani geçmişe etkili olmamalarıdır. Yasaları uygulama durumunda bulunanlar, başta mahkemeler olmak üzere, yasaları geçmişe etkili sonuçlar doğuracak şekilde yorumlamamakla yükümlüdürler. Hukuk güvenliği bunu gerektirir. Kanun koyucu bu kaidenin aksine düzenleme yapabilir. Bunlardan ayrı devam eden uyuşmazlıklarda, tamamlanmamış hukuki durumlara yeni yasa veya düzenleyici kural, derhal yürürlüğe girme niteliği nedeniyle uygulanacak ve hukuki sonuç doğuracaktır. Tamamlanmış hukuki durumların yeni yasa veya düzenleyici kuraldan etkilenmemesi, kazanılmış hakların korunmasının ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 2. maddesi hükmünde yer alan Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir hukuk devletidir ilkesinin sonucudur. Tüm bu açıklamalar ışığında, 6111 sayılı Yasa'nın 59 ve geçici 1 nci maddesinin somut olaya uygulama olanağının olup olmadığının mahkemece değerlendirilmesi gerekmekte olup, yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek bulunmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.