11. Hukuk Dairesi 2023/6155 E. , 2024/7678 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1202 Esas, 2023/1125 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/360 E.,2021/206 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tar
**11. Hukuk Dairesi 2023/6155 E. , 2024/7678 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1202 Esas, 2023/1125 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/360 E.,2021/206 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2020/92288 başvuru nolu ''...'' ibareli markanın 03, 14, 35 inci sınıflarda tescili için yaptığı marka başvurusunun YİDK kararı ile "6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 5 inci maddesinin 1-h bendi uyarınca dini mana taşıdığı ve İngilizce ... (Türkçe KİSVE) olan ibarenin Kabenin örtüsü anlamına geldiği" gerekçesiyle reddedildiğini, KİSVE ibaresinin dini anlam taşımadığına ilişkin olarak Cumhurbaşkanlığı Diyanet İşleri Başkanlığından, İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden ve Bursa Uludağ Üniversitesi Arap Dili ve Belagati Anabilim Dalı’ndan alınan yazılarda; KİSVE (...) kelimesinin Türkçeye Arapçadan girdiğinin, orijinali ... olan kelimenin Türkiye’de bu şekliyle değil, daha kolay olan KİSVE şeklinde halk tarafından kabul görerek kullanıldığının, Türkiye de ... ibaresinin dini değerleri içeren işaret olarak görülmesi ve değerlendirilmesinin mümkün olmadığının, kisve kelimesinin tek başına değil, kisve-i şerif olarak kullanıldığında bu kelimenin kabe örtüsü anlamına geldiğinin belirtildiğini, kisve kelimesinin orijinalinin Arapça olduğunu ve kıyafet, örtü, giyilen elbise anlamlarına geldiğini, edebi olarak ise giyilen şeyin kişiye kattığı anlama vurgu yaptığını, müvekkili şirketin markayı tanınır hale getirdiğini, ayırt edicilik kazandırdığını belirterek YİDK kararının iptaline, markanın tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; "6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin 1-h bendi uyarınca “Dini değerleri veya sembolleri içeren işaretlerin" tescil edilemeyeceğini, başvurunun esas unsuru durumundaki ''...” ibaresinin “Kabe’nin örtüsü” anlamına geldiğinini, başvuru konusu işaretin fiili olarak kullanılıyor olmasının anılan kanun maddesi kapsamındaki tescil engelini ortadan kaldıran bir husus olmadığından bu yöndeki iddianın yerinde olmadığını, itiraz dilekçesinde sunulan argümanların da sonuca etki eder nitelikte görülmediğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davalının, dava konusu YİDK kararında başvurunun esas unsuru durumundaki ''...” ibaresinin “Kabe’nin örtüsü” anlamına geldiğini ileri sürmekle birlikte, bu tespit ve değerlendirmenin İslami ve bilimsel dayanağını belirtmediği, kiswah kelimesinin dilimize “kisve” şeklinde geçtiği ve Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlük uyarınca “1- Kılık kıyafet. 2- Hacıların Kâbe'de giydikleri beyaz üstlük.” anlamına geldiği, ''...” ibaresinin “Kabe’nin Örtüsü” anlamına geldiğini belirten İslami bir kaynağa rastlanmadığı, pek çok haber ve makalede “Kabe’nin Örtüsü” olarak ifade edilenin “Kisve-i Şerif” olduğu, ''...” kelimesinin, dinî değer veya sembol içeren bir işaret olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne YİDK kararının iptaline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının "..." ibaresi için yaptığı 2020/92288 sayılı marka başvurusunun TÜRKPATENT YİDK tarafından dini değerleri ve sembolleri içeren işaretlerin marka olarak tescil edilemeyeceği gerekçesiyle reddedildiği, ne var ki mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyetince "..." kelimesinin dini değer veya sembol içeren bir işaret olmadığı yönünde görüş bildirildiği gibi davacı tarafından dosyaya sunulan T.C. Cumhurbaşkanlığı Diyanet İşleri Başkanlığı'nın 08.07.2020 tarihli yazılarında, Arapça'da "el-Kisve", İngilizce'de "Kiswah" şeklinde yazılan kisve kelimesinin dini bir şiar ya da terim olmadığının belirtildiği, yine davacının dosyaya ibraz ettiği İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanlığı'nın 11.08.2020 tarihli ve Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanlığı'nın 03.04.2019 tarihli yazılarında da aynı minvalde açıklamalarda bulunulduğu, buna göre; "..." ibaresinin "Kabe'nin örtüsü" anlamına gelmediği, "örtü, giysi, örtünülen şey, elbise, takım elbise, üniforma, örtme, kapatma" gibi anlamlarının bulunduğu, bu nedenle dini değer ve sembol içeren bir işaret olmadığı ve anılan Kanun anlamında tescil engeli bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK marka kararı iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6769 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin 1-h bendi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 04.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.