11. Hukuk Dairesi 2011/12370 E. , 2011/17824 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Edirne 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/05/2009 gün ve 2008/347-2009/167 sayılı kararı onayan Daire’nin 14/06/2011 gün ve 2009/14565-2011/7196 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve y…
**11. Hukuk Dairesi 2011/12370 E. , 2011/17824 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Edirne 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/05/2009 gün ve 2008/347-2009/167 sayılı kararı onayan Daire’nin 14/06/2011 gün ve 2009/14565-2011/7196 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka şubesinde vadeli döviz hesabının bulunduğunu, sözlü ve yazılı olarak yaptığı başvurularda hesabı ile ilgili bilgi alamadığını, bunun üzerine davalıya noterden ihtarname gönderildiğini, bu ihtarnameye verilen cevap ile müvekkilinin talimatı olmaksızın hesabında bulunan 21.479,71 DM'nin başka bir hesaba yatırıldığının bildirildiğini, bu işlemin ilgili mevzuata aykırı olduğunu, davalının basiretli bir tacir gibi davranmadığını ve özen borcunu yerine getirmediğini ileri sürerek, 11.015,23 EURO'nun faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, hesapta bulunan meblağın davacının telefon talimatına istinaden eşinin sahibi olduğu şirketin hesabına gönderildiğini, davacının 9 yıl gibi uzun bir süre hesaplarını kontrol etmemesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığını, söz konusu işlemden sonra davacının hesabında hareket olduğunu, davacının hesabındaki işlemlere itiraz etmeyerek icazet verdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacının hesabındaki paranın eşinin ortağı olduğu şirketin hesabına geçirildiği, para hesaba geçirilirken şirket ortağı ...'un imzasının alındığı, bu haliyle davacının haberi olmaksızın bu işlemin gerçekleşmesinin mümkün olmadığı, ayrıca bu işlemden sonra davacının hesabında işlem yaptığı ve hesapta bulunan para hakkında bilgi sahibi olduğu, dolayısıyla hesabındaki dava konusu işleme icazet vermiş sayılması gerektiği, hesabında bu miktarda para bulunan birinin 1998 yılından dava tarihine kadar hesabı ile hiç ilgilenmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 14.06.2011 günlü ilamıyla onanmıştır. Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.