11. Hukuk Dairesi 2023/658 E. , 2024/3840 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/225 Esas, 2022/1644 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2020/278 E., 2021/455 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edi
**11. Hukuk Dairesi 2023/658 E. , 2024/3840 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/225 Esas, 2022/1644 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2020/278 E., 2021/455 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı sigortalı ... Elektrik Dış Ticaret Kollektif şirketine ait emtiaları 30.04.2019 tarihinde DSSIST 2019049 numaralı konşimento tahtında SEASPAN-LEBU gemisi ile Hindistan'dan Nijerya'ya taşıdığını, daha sonra bu emtiaların karayolu ile Lafia/Nasarawa eyaletine nakliyeci Sostel Global Logistics Nigeria Limited firması sorumluluğunda taşınarak alıcı Niger Delta Power Hold Co. Ltd. firmasına teslim edildiğini, bu taşımadan dolayı hasar oluştuğunu iddia eden davacının, sigortalıya ödediği bedel için İstanbul Anadolu 10. İcra Müdürlüğünün 2020/7915 E. sayılı dosyasında 240.000,00 TL rücu alacağı için takip başlattığını, müvekkilinin, sigortalıya ait emtiayı deniz yoluyla taşıyarak 27.05.2019 tarihinde Nijerya'nın Apapa Seaport Limanında teslim ederek sorumluluğunun sonlandığını, bu emtiaların daha sonra kara yolu ile başka bir taşımacı tarafından taşınarak alıcıya teslim edildiğini, müvekkilinin sorumluluğu sonlanmasına rağmen, hasarın deniz taşıması sırasında oluştuğu kabul edilerek hasar bedelinin talep edildiğini, taşınan emtianın kapalı ve mühürlü konteynerler içinde teslim edildiğini, müvekkilinin konteynerleri açma, içini kontrol etme, istiflenmesine bakma yetkisi ve görevi bulunmadığını, ekspertiz raporunda da hasarın sorumlusunun eksik ve hatalı yüklemeyi yapan dava dışı ... Electrical Mechanical Eng. Ltd. şirketi olduğunun belirlendiğini, buna göre de müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, raporda hasarın 27.04.2019 tarihinde oluştuğunun belirtilmesine rağmen, bu durumun gerçeği yansıtmadığını, hasarın 27.05.2019 tarihinde oluştuğuna dair herhangi bir tutanak veya bildirim bulunmadığını, emtianın 01.07.2019 ve 03.07.2019 tarihlerinde gümrükten çekilerek kara yoluyla taşındığından ve bu tarihte hasarlanmasının mümkün olmadığını, hasara ilişkin tutanağın 14.10.2019 tarihinde tutulmasına rağmen müvekkiline herhangi bir bildirim veya ihbarda bulunulmadığını, hasarın 13.05.2020 tarihinde süresinden sonra müvekkiline bildirildiğini, yasanın belirlediği ihbar ve bilirim süresinin geçtiğini, hasarın müvekkilinin sorumluluğunda olan deniz taşıması sırasında gerçekleşip gerçekleşmediğinin belli olmadığını, deniz taşımasından sonra emtianın başka kişilerle kara yoluyla taşındığını ileri sürerek müvekkilinin İstanbul Anadolu 10. İcra Müdürlüğünün 2020/7915 E. sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince yüklemenin, yükleten veya üçüncü kişilerce yapılması halinde dahi kaptanın yükleme ve boşaltmaya nezaretle yükümlü olduğunu, davacı tarafından sigortalı adına düzenlenen navlun faturasında "ISPS SEAL, EBS, PSS" hizmetleri için ödeme yapıldığının belirtildiğinden davacının yüke nezaret etmeyi üstlendiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1178 inci maddesi gereğince, taşıyanın, taşıma işini üstlendiği emtiayı teslim aldığı şekilde sağlam ve eksiksiz olarak teslim etmekle yükümlü olduğunu ve bunun için tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlü olduğunu, süresinde hasar ihbarı yapıldığını, kaldı ki hukuki belge niteliğine haiz ekspertiz raporu ile hasarın tespit edilmesi nedeniyle ayrıca bir hasar ihbarına gerek olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşımanın DSSİST 2019049 sayılı konşimento tahtında yapıldığı, davacının sigortalısı ... Elektrik Dış Ticaret Koli. Şirketi'nin taşıtan olduğu, 187.320 kg. brüt ağırlığında 249 kasa içerisinde 6 adet trafo ve aksamlarından oluşan emtianın Hindistan'ın Nhava Sheva Limanı'ndan yüklenerek varış yeri olan Nijerya'nın Apapa Limana taşınmasının taahhüt edildiği, navlun faturasının davacı ... Uluslararası Taş. Tur. Iht. Ihr. Tic. Ltd. tarafından düzenlendiği, WHLU 5440323 numaralı konteyner alıcı firmada açıldığında 4 adet gerilim trafosunun hasarlandığının tespit edildiği, ekspertiz çalışması sonrası hasar miktarının 65.858,34 USD olarak tespit edildiği, davalının sigortalısına 09.04.2020 tarihinde 240.000,00 TL ödeme yaptığı ve ödenen bedelin tahsili istemiyle icra takibi başlattığı, takibin kesinleşmesi üzerine akdi taşıyan ... Servis Uluslararası Taş. Tur. Iht. Ihr. Tic. Ltd. tarafından bu davanın açıldığı, davacı akdi taşıyan olduğundan 6102 sayılı Kanun'un 1178 inci maddesi uyarınca eşyanın hakimiyetinde meydana gelen hasarlardan sorumluluğu bulunduğu, dava konusu yüke ilişkin düzenlenen konişmentoda alma yeri ile nihai varış yeri belirtilmeksizin sadece yükleme limanı ile tahliye limanı gösterildiğinden taşımanın limandan limana olduğu, bu taşıma şeklinde, taşıyanın mallara ilişkin sorumluluğu malların yükleme limanında gemi küpeştesine kabul edilmesiyle başlamakta ve tahliye limanında geminin küpeştesinden tahliye edilmesiyle sona erdiği, yükün 27.5.2019 tarihinde teslim edilmiş olunmasına rağmen hasar ihbarının taşıyana 13.05.2020 tarihinde 6102 sayılı Kanun'un 1185 inci maddesinin dördüncü fıkrasında belirtilen süreden sonra yapıldığı görülmekle davalının yükteki hasarın taşıyanın sorumluluğunda meydana geldiğini ispat etmesi gerektiği, ekspertiz raporunda kolilerin konteyner içinde denizaşırı taşımaya uygun olarak sabitlenmediği, bilirkişi raporunda da hasarın emtianın konteyner içine istiflenmesi ve sabitlenmesinin eksik/hatalı yapılmış olması nedeniyle hasar meydana geldiğinin belirtildiği, varma limanında konteynerın hasarlı olduğuna dair hasar tespit tutanağının düzenlenmediği, hasarın hatalı yükleme ve sabitleme nedeniyle geldiğinin tespit edildiği, konişmento kayıtları değerlendirildiğinde söz konusu malların konteynere yüklenmesi, istifi ve sabitlenmesi, sayımı ve konteyner kapısının mühürlenmesi işlemlerinin gönderen firma tarafından yapılmış olduğu görülmekle meydana gelen hasardan davacı taşıyanın sorumlu olduğu ispatlanamadığından davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının İstanbul Anadolu 10. İcra Müdürlüğünün 2020/7915 E. sayılı dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, yasal şartlar oluşmadığından davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararında hasardan istif ve sabitlemenin gönderen tarafından yapıldığını bu sebeple hasardan davacının sorumlu tutulamayacağına karar verdiğini, ancak yerleşik Yargıtay İçtihatları gereğince yüklemenin yükleten tarafından yapılması durumunda bile taşıyanın sorumluluğunun devam ettiğini, kaptanın, yükleme ve istif 3. kişilerce yapılsa dahi yükleme ve boşaltmaya nezaret etmekle yükümlü olduğunu, kaldı ki davacı tarafından dava dışı sigortalı adına düzenlenen navlun faturasında "ISPS - SEAL, EBS, PSS" hizmetleri için ödeme yapıldığı belirtilmiş olup davacının yüke nezaret etmeyi üstlendiğinin ortada olduğunu, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı izah olunmuşsa da, yerel mahkemece itirazlar doğrultusunda ek bir rapor veya yeni heyetten rapor alınmaksızın eksik inceleme sonucunda hüküm kurulmasının doğru olmadığını, yerel mahkemece hasar tespitinin 6102 sayılı Kanun'un 1185 inci maddesine uygun yapılmadığı ve hasarın davacının sorumluluğunda meydana geldiğinin ispatlanamadığının belirtildiğini, hasar tespiti 6102 sayılı Kanun'un 1185 inci maddesi uyarınca yetkili uzmanlar tarafından yapıldığından bildirime gerek olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca hasar ihbarının yapılmaması halinde bile dosyanın, diğer deliller göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi gerektiğini, somut olayda da hasarın, ekspertiz raporu ile ve dosyaya sunulan diğer deliller ile de belgelendiğini, dosyada mübrez konşimentoda taşıyanın emtiayı hasarlı teslim aldığına ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığını, bu hususun emtianın hasarsız olarak taşıyan tarafından teslim alındığının bir göstergesi olduğunu, bu durumda, davacı 6102 sayılı Kanun'un 1239 uncu hükmü gereği sağlam teslim aldığı emtiayı hasarlı teslim ederek oluşan zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile emtianın, sigortalı tarafından temin edilen konteyner içine yüklenerek gönderen tarafından istif ve sabitlemesinin yapıldığı, gerçekleşen hasarın, konteynerden kaynaklı bir hasar olmadığı gibi hasar, kapalı konteynerin hatalı istiflenmesi, yolculuk sırasında kayması, aktarma sırasında taşıyıcının gerekli özeni göstermemesi nedeniyle konteynerle birlikte yükün hasarlanması şeklinde oluşmadığı, hasar, konteyner içi istifin düzgün yapılmamasından kaynaklanmış olup taşıyanın sorumluluğunun söz konusu olmadığı, kaldı ki bu hasarın taşımanın hangi aşamasında meydana geldiğinin de belirlenmediği, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 18.04.2017 tarih, 2015/14867 E. ve 2017/2204 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere; konşimentoda bulunan kayıt nedeniyle yükün, yükleten tarafından yüklendiği, istiflendiği, ölçüldüğü ve sayıldığı, taşıyıcının kapalı konteyner içerisinde kendisine teslim edilen bu emtiayı kontrol etme yükümlülüğü bulunmadığı, hasarın konteyner içi istifin düzgün yapılmaması nedeniyle meydana geldiği ve meydana gelen hasarın davacının sorumluluğu altındaki deniz taşıması sırasında meydana geldiğinin usulüne uygun şekilde ve süresinde belirlenmediği, gönderen tarafından kapalı konteyner içinde teslim edilen emtianın kötü istifinden kaynaklı hasardan konşimentodaki kayıtlara göre taşıyıcının sorumlu olmadığı, İlk derece mahkemesince yapılan bilirkişi incelemesi yeterli olup, bilirkişi tarafından yapılan teknik tespitlerden sonra mahkemece hukuki değerlendirmenin yapıldığı ve taşıyıcının somut olayda konteyner içi yükleme, sabitleme ve istifleme işlemine nezaret etmesini gerektirir bir durumun bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalının sigortalısına ödediği hasar bedelinin rücuen tazmini istemi ile başlatmış olduğu icra takibinde davacının borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi