6. Ceza Dairesi 2012/5531 E. , 2013/19631 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Bir ceza davasının konusu fertlerin hayatlarından alınan belli bir kesitin ceza hukuku ve ceza yargılaması hukuku bakımından değerlendirilmesidir. Ayrıca iddianamede belirtilen maddi vakıalar karışımı ile sınırlandırılan insan davranışlarıdır. Ancak…
**6. Ceza Dairesi 2012/5531 E. , 2013/19631 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Bir ceza davasının konusu fertlerin hayatlarından alınan belli bir kesitin ceza hukuku ve ceza yargılaması hukuku bakımından değerlendirilmesidir. Ayrıca iddianamede belirtilen maddi vakıalar karışımı ile sınırlandırılan insan davranışlarıdır. Ancak kesin hükmün önleme etkisinde fiilin aynılığı unsuruna başvurmak gerekir. Fiilin aynı olduğu durumlarda da davanın kapsamına girilerek bu konuda yargılamanın yapılarak hüküm vermek gerektiği sonucuna varılmalıdır. Bu fiiller sonradan ayrı bir davanın konusu da olmamalıdır. Ceza yargılamasında her uyuşmazlık için ayrı bir yargılama yapılması temel ilkedir. Ancak bağlantılı uyuşmazlıklar bakımından yasaların bu kuraldan ayrıldığı görülmektedir. Bağlantının varlığı halinde yargılamanın birleştirilmesi, bekletici sorun veya nisbi yargılama kavramları ortaya çıkar. Birleştirme için uyuşmazlıklar arasında bağlantı olmalıdır. Sanıklar hakkında aynı suçlardan açılmış olan davaların aralarında bağlantı olup, birleştirmenin faydalı olması halinde birleştirilip yargılamanın yapılması asıldır. Birleştirmede fayda ve olanak koşulları yargıca bırakıldığından birleştirmede ihtiyarilikten bahsedilmekte ise de yargılamanın tümü bakımından faydalı olacağı durumda davaların birleştirilmesi yoluna gidilmelidir. Kaldı ki dava konuları aynı veya eylemin başlangıç ve bitiş süreçlerindeki suç örgüsünün tümünün birlikte ortaya çıktığı durumlarda birleştirmenin zaruret olduğu düşünülmelidir. Hal böyle olunca, sanığın yakınan ...'ın evinin bodrumundan badem çalıp ev ile aynı sokakta ancak 20-30 metre ilerideki aracına koyduktan sonra eve tekrar döndüğü, tespit edilemeyen suç arkadaşları ile birlikte yakınan ...'ün evinin penceresini açmaya çalıştığı, sesleri duyan yakınan ...'ın kardeşine haber verdiği, yan tarafta bulunan kardeşinin de yardıma gelmesi ile her iki yakınanın sanık ve suç arkadaşlarını kovaladığı, kovalamacanın evden ve kapı önündeki araçtan uzaklaşarak bir kaç sokak ötede yakınan ...'in sanık ...'i yakalaması ile son bulduğu ancak ...'in elindeki bıçakla ...'i yaraladığı olayda; Sanık hakkında Batman Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2007/1011 Esas sayılı ve 18.07.2007 günlü iddianame ile ...'e karşı kasten yaralama suçundan Batman Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, Batman Sulh Ceza Mahkemesinin 2007/225- 2008/27 sayı ve 15.01.2008 günlü kararı ile eylemin yağma suçunu oluştabileceğinden bahisle Ağır Ceza Mahkemesine görevsizlik kararı verdiği, anılan görevsizlik kararına istinaden yargılama yapan Batman Ağır Ceza Mahkemesinin ise; sanığın eyleminin bir bütün halinde yağma suçunu oluşturduğunu kabul ettiği ve sanık hakkında incelememize konu 03.03.2009 gün ve 2008/198- 2009/44 sayılı kararı ile yağma suçundan mahkumiyet hükmü kurduğu, sanık hakkında aynı eylem ile ilgili Batman Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2007/379 Esas sayılı ve 03/03/2007 günlü iddianame ile bu kez hırsızlık suçundan Batman 2.Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, anılan mahkemenin 30.01.2008 gün ve 2007/53-2008/45 sayılı kararı ile, sanık ... hakkında hırsızlık suçundan mahkumiyet hükmü kurduğu; anılan mahkumiyet hükümlerinin ise henüz kesinleşmediğinin anlaşılması karşısında; Suçun başlangıç ve bitişi arasında gerçekleşen hareketlerin bir bütün halinde değerlendirilip, eylemlerin nitelemesinin de buna göre yapılması ayrıca sanığın bu bütünlük arzeden eylemine farklı sonuçlar yükleyip birden fazla hüküm verilmesine neden olunmaması için öncelikle her iki dava dosyasının birleştirilmesi sağlanıp sonucuna göre hukuki durumun belirlenmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 10.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.